SpaceTRCSpaceTRC/Araştırma merkezi
EnglishBirlikte düşünelim
SpaceTRC / Kurumsal ve araştırma

Türkçe–İngilizce Uzay Sözlüğü: Astronomi, Roket, Uydu ve Havacılık Terimleri

Astronomi, uzay, roket, uydu ve havacılık terimlerinin Türkçe–İngilizce karşılıkları ve kısa tanımları. Arayın, harfe göre gezinin, konuya göre süzün.

SpaceTRC / Öğren

Türkçe–İngilizce uzay sözlüğü

Astronomi, uzay bilimleri, roketçilik, uydular ve havacılıkta kullanılan terimlerin Türkçe ve İngilizce karşılıkları ile kısa, anlaşılır tanımları. Bir haberde ya da makalede takıldığınız terimi arayın, harfe göre gezinin ya da konuya göre süzün.

Sözlükte
1.161terim

Her terimin İngilizce karşılığı ve tanımı var; ilgili olanlarda sitedeki ayrıntılı sayfaya bağlantı da bulunur.

#

21 cm çizgisi (hidrojen çizgisi) 21-centimeter line (hydrogen line)

Nötr hidrojen atomundaki elektron ve protonun spin yönelimi değiştiğinde yayılan 1420 MHz frekanslı radyo ışınımı. Galaksideki gazın haritalanmasında temel araçtır.

Ayrıntılı sayfa →

21 cm hidrojen çizgisi 21-centimetre hydrogen line

Nötr hidrojen atomunun yaydığı, 1420,4 MHz frekanslı radyo salma çizgisi. Galaksideki soğuk gazın dağılımını ve hareketini haritalamakta kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

25 yıl kuralı 25-year rule

Alçak yörüngedeki uyduların görev bitiminden sonra en geç 25 yıl içinde yörüngeden çıkması gerektiğini öneren uluslararası kılavuz ilke; bazı kurumlar bu süreyi kısaltmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

51 Pegasi b 51 Pegasi b

Michel Mayor ve Didier Queloz'un 1995'te bulduğu, Güneş benzeri bir yıldız çevresinde keşfedilen ilk ötegezegen; bu buluş 2019 Nobel Fizik Ödülü'nü getirdi.

Ayrıntılı sayfa →

67P/Churyumov–Gerasimenko 67P/Churyumov–Gerasimenko

ESA'nın Rosetta aracının 2014–2016'da yörüngesinde kaldığı, iki loblu kısa dönemli kuyruklu yıldız. Philae iniş aracı Kasım 2014'te yüzeyine indi; bir kuyruklu yıldıza yapılan ilk iniştir.

Ayrıntılı sayfa →

X bandı X band

Yaklaşık 8–12 GHz aralığındaki mikrodalga bandı. Derin uzay haberleşmesi, askerî uydu haberleşmesi, radarlar ve yer gözlem verilerinin indirilmesinde kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

X-ışını X-ray

Morötesinden kısa, gama ışınlarından uzun dalga boylu yüksek enerjili ışınım. Gökte milyonlarca derecelik gazlardan ve kara delik çevrelerinden yayılır, atmosfer tarafından soğurulur.

Ayrıntılı sayfa →

X-ışını astronomisi X-ray astronomy

Gök cisimlerinin X-ışını salımını inceleyen astronomi dalı. X-ışınları atmosferi geçemediği için gözlemler roketler ve uydularla yapılır.

Ayrıntılı sayfa →

X-ışını çifti X-ray binary

Bir nötron yıldızı ya da kara deliğin eşinden madde çekerek X-ışını yaydığı çift yıldız sistemi. Eşin kütlesine göre düşük ve yüksek kütleli olarak ikiye ayrılır.

Ayrıntılı sayfa →

ΛCDM modeli Lambda-CDM model (ΛCDM)

Kozmolojik sabit (karanlık enerji) ve soğuk karanlık madde içeren standart kozmoloji modeli. KMA, galaksi dağılımı ve süpernova gözlemlerini birkaç parametreyle açıklar.

Ayrıntılı sayfa →

WIMP Weakly interacting massive particle (WIMP)

Karanlık maddeyi açıklamak için önerilen, yalnızca kütleçekimi ve zayıf etkileşimle etkileşen varsayımsal ağır parçacık. Yeraltı dedektörleriyle aranmakta, henüz bulunamamıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Winglet (kanat ucu çıkıntısı) Winglet

Kanat uçlarında yukarı kıvrık küçük yüzey; kanat ucu girdaplarını zayıflatıp indüklenmiş sürüklemeyi azaltarak yakıt tasarrufu sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Wow! sinyali Wow! signal

15 Ağustos 1977'de Ohio'daki Big Ear radyo teleskobunun kaydettiği, yaklaşık 72 saniye süren güçlü dar bantlı sinyal; kaynağı belirlenemedi ve bir daha alınamadı.

Ayrıntılı sayfa →

Wolf–Rayet yıldızı Wolf–Rayet star

Dış hidrojen katmanını güçlü rüzgârlarla yitirmiş, çok sıcak ve kütleli evrimleşmiş yıldız. Tayfında helyum, azot ya da karbonun geniş salma çizgileri görülür.

Ayrıntılı sayfa →

Wolter teleskobu Wolter telescope

X-ışınlarını aynalara çok sığ, sıyırma açısıyla çarptırarak odaklayan teleskop tasarımı. Chandra ve XMM-Newton gibi X-ışını gözlemevleri iç içe geçmiş bu tür aynalar kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Wright Flyer Wright Flyer

Wright kardeşlerin 17 Aralık 1903'te Kitty Hawk'ta ilk motorlu, kontrollü ve havadan ağır sürekli uçuşu gerçekleştirdiği uçak; ilk uçuş 12 saniye sürdü.

Ayrıntılı sayfa →

ʻOumuamua ʻOumuamua (1I/2017 U1)

Ekim 2017'de keşfedilen, Güneş Sistemi'nden geçtiği belirlenen ilk yıldızlararası cisim. Belirgin bir koma göstermemesi ve olağandışı uzun biçimli olduğunun düşünülmesiyle dikkat çekti.

Ayrıntılı sayfa →

A

Abiyogenez Abiogenesis

Canlılığın cansız kimyasal maddelerden doğal süreçlerle ortaya çıkışı; Dünya'da yaşamın nasıl başladığını açıklamaya çalışan araştırmaların konusudur.

Ayrıntılı sayfa →

Ablatif ısı kalkanı Ablative heat shield

Isınınca yüzeyi kömürleşip aşınarak ısıyı araçtan uzaklaştıran tek kullanımlık ısı kalkanı. AVCOAT Apollo ve Orion'da, PICA türevleri Stardust ve Dragon'da kullanılmıştır.

Ablatif soğutma Ablative cooling

Yanma odası ya da lüle iç yüzeyindeki özel malzemenin ısıyla yavaşça aşınıp buharlaşarak ısıyı uzaklaştırdığı soğutma yöntemi. Katı yakıtlı motorlarda ve tek kullanımlık lülelerde yaygındır.

Ayrıntılı sayfa →

Acil durdurma Abort

Fırlatma ya da uçuş sırasında ciddi bir arıza çıktığında görevin sonlandırılıp mürettebatın güvenle kurtarılması; 2018'de Soyuz MS-10 mürettebatı bu yolla sağ kurtuldu.

Ayrıntılı sayfa →

Açık küme Open cluster

Aynı bulutta birlikte doğmuş, onlarca ile birkaç bin yıldızdan oluşan gevşek bağlı genç küme. Galaksinin diskinde bulunur; Ülker ve Hyades örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Açıklık (apertür) Aperture

Teleskobun ışık toplayan ana mercek ya da aynasının çapı. Açıklık büyüdükçe toplanan ışık ve ayırma gücü artar; teleskobun en önemli özelliği sayılır.

Ayrıntılı sayfa →

Açıklık oranı Aspect ratio

Kanat açıklığının karesinin kanat alanına oranı; planör gibi uzun ve ince kanatlı uçaklarda yüksektir ve indüklenmiş sürüklemeyi azaltır.

Ayrıntılı sayfa →

Açıklık sentezi Aperture synthesis

Bir interferometre dizisindeki anten çiftlerinin ölçümlerini, Dünya'nın dönüşünden de yararlanarak birleştirip büyük bir sanal açıklığın görüntüsünü oluşturma yöntemi.

Ayrıntılı sayfa →

Açısal çap Angular diameter

Bir cismin gözlemciye göre gökyüzünde kapladığı açıdır; hem gerçek boyuta hem uzaklığa bağlıdır. Güneş ve Ay yaklaşık yarım derecelik açısal çapa sahiptir.

Ayrıntılı sayfa →

Açısal momentumun korunumu Conservation of angular momentum

Dış tork etki etmeyen bir sistemin toplam açısal momentumunun sabit kaldığını söyleyen ilkedir; gezegenlerin günberide daha hızlı hareket etmesini açıklar.

Ayrıntılı sayfa →

ADS-B Automatic Dependent Surveillance–Broadcast (ADS-B)

Uçağın uydu seyrüsefer sisteminden aldığı konumunu, hızını ve kimliğini düzenli olarak yayınladığı gözetim teknolojisi; yer istasyonları ve diğer uçaklar bu yayını alabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Aerodinamik Aerodynamics

Havanın hareketini ve havanın içinde ilerleyen cisimlere etkiyen kuvvetleri inceleyen akışkanlar mekaniği dalı; uçak, roket ve otomobil tasarımının temelini oluşturur.

Ayrıntılı sayfa →

AGN geri beslemesi AGN feedback

Merkezi kara deliğin yaydığı enerji ve rüzgârların galaksideki gazı ısıtıp dışarı itmesiyle yıldız oluşumunu düzenlemesi ya da bastırması süreci.

Ayrıntılı sayfa →

Ağır yük roketi Heavy-lift launch vehicle

Alçak Dünya yörüngesine yaklaşık 20 ile 50 ton arası faydalı yük taşıyabilen fırlatıcı sınıfı. Falcon Heavy ve Delta IV Heavy bu sınıfta değerlendirilir.

Ayrıntılı sayfa →

Ağırlık merkezi Center of gravity (CG)

Uçağın tüm ağırlığının toplandığı kabul edilen nokta; uçuş emniyeti için yük ve yakıt dağılımı bu noktayı belirlenmiş sınırlar içinde tutacak şekilde planlanır.

Ayrıntılı sayfa →

Ağırlıksızlık Weightlessness

Bir cismin ve içindekilerin birlikte serbest düşüşte olması nedeniyle ağırlık hissinin ortadan kalkması; yörüngedeki astronotlar sürekli Dünya'ya doğru düşer.

Ayrıntılı sayfa →

Airy diski Airy disk

Kusursuz bir optik sistemde nokta biçimli bir yıldızın kırınım nedeniyle oluşturduğu, çevresi soluk halkalarla çevrili parlak merkezi disk. Boyutu açıklıkla ters orantılıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Akromatik mercek Achromatic lens (achromat)

Farklı cam türlerinden iki mercek birleştirilerek iki dalga boyunun aynı noktada odaklanmasını sağlayan ve renk sapmasını büyük ölçüde azaltan mercek.

Ayrıntılı sayfa →

Aksiyon Axion

Başlangıçta parçacık fiziğindeki bir sorunu çözmek için önerilen, son derece hafif varsayımsal parçacık. Karanlık maddenin güçlü adaylarından biri olarak görülür.

Ayrıntılı sayfa →

Aktif algılayıcı Active sensor

Kendi enerjisini hedefe gönderip geri dönen yansımayı ölçen algılayıcı; radar ve lidar örnektir. Güneş ışığına ihtiyaç duymadığı için gece de çalışabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Aktif çöp temizleme Active debris removal (ADR)

Yörüngedeki büyük ve tehlikeli çöp parçalarının özel araçlarla yakalanıp yörüngeden çıkarılması ya da güvenli bölgeye taşınması.

Ayrıntılı sayfa →

Aktif galaksi çekirdeği Active galactic nucleus (AGN)

Merkezindeki süperkütleli kara deliğe madde aktığı için tüm galaksiden daha parlak olabilen galaksi merkezi. Radyodan gama ışınına kadar her dalga boyunda güçlü ışınım yayar.

Ayrıntılı sayfa →

Alacakaranlık Twilight

Güneş ufkun altındayken atmosferin saçtığı ışıkla gökyüzünün kısmen aydınlık kaldığı süredir; Güneş'in ufkun 0–6° altında olduğu sivil, 6–12° denizcilik, 12–18° astronomik alacakaranlık olarak ayrılır.

Ayrıntılı sayfa →

Alçak Dünya yörüngesi Low Earth orbit (LEO)

Yaklaşık 160 ile 2.000 km irtifa arasındaki yörüngeler. Uluslararası Uzay İstasyonu, Starlink ve birçok yer gözlem uydusu bu bölgede yaklaşık 90–120 dakikada bir tur atar.

Ayrıntılı sayfa →

Aletli iniş sistemi Instrument landing system (ILS)

Pist eksenini gösteren yön ışını (localizer) ile genellikle 3° eğimli süzülme yolunu veren radyo yayınlarıyla uçağı kötü görüşte piste hassas biçimde yönlendiren sistem.

Ayrıntılı sayfa →

Aletli uçuş kuralları Instrument flight rules (IFR)

Uçağın dış görüş olmadan uçuş aletleri ve hava trafik kontrolünün yönlendirmesiyle uçtuğu kurallar; ticari yolcu uçuşları bu kurallara göre yapılır.

Ayrıntılı sayfa →

Alev kanalı Flame trench

Kalkış sırasında motorların sıcak egzozunu rampadan uzaklaştıran, beton ve ısıya dayanıklı malzemeyle kaplı hendek. Aracı ve rampayı yansıyan alev ve ses dalgalarından korur.

Ayrıntılı sayfa →

Alfa Centauri Alpha Centauri

Erboğa takımyıldızında, yaklaşık 4,4 ışık yılı uzaklıkta, Güneş'e en yakın yıldız sistemi. Güneş benzeri A ve B yıldızları ile kırmızı cüce Proxima Centauri'den oluşur.

Ayrıntılı sayfa →

Algol (Şeytan Yıldızı) Algol (Demon Star)

Kahraman (Perseus) takımyıldızındaki, yaklaşık 2,87 günde bir belirgin sönükleşen örten çift yıldız. Adı Arapçada "cinin başı" anlamına gelen ifadeden türemiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Altazimut kundak Altazimuth mount

Teleskobun yukarı-aşağı (yükseklik) ve sağa-sola (azimut) olmak üzere iki dik eksende hareket ettiği basit kaide. Dobson teleskopları ve dev gözlemevi teleskopları bu türü kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Altdev Subgiant

Çekirdeğinde hidrojeni yeni tüketmiş, anakoldan ayrılıp dev evresine geçmekte olan yıldız. Işıtma sınıfı IV ile gösterilir.

Ayrıntılı sayfa →

Altimetre Altimeter

Uçağın yüksekliğini gösteren alet; barometrik altimetre dış hava basıncını ölçer, radar altimetre ise yere olan gerçek uzaklığı radyo dalgalarıyla belirler.

Ayrıntılı sayfa →

Amonyum perkloratlı kompozit yakıt Ammonium perchlorate composite propellant (APCP)

Oksitleyici olarak amonyum perklorat, yakıt olarak alüminyum tozu ve polimer bağlayıcı içeren yaygın katı roket yakıtı. Büyük güçlendiricilerin ve füzelerin çoğunda kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Ana motor kesmesi (MECO) Main engine cutoff (MECO)

İlk kademe ya da ana kademe motorlarının planlı olarak durdurulduğu an. Ardından genellikle kademe ayrılması gerçekleşir.

Ayrıntılı sayfa →

Ana rotor Main rotor

Helikopterin üstünde yatay dönen, kanat profilli pallerden oluşan ve kaldırmayı, itkiyi ve kontrol kuvvetlerini üreten düzenek.

Anakol Main sequence

HR diyagramında çekirdeğinde hidrojeni helyuma dönüştüren yıldızların oluşturduğu çapraz kuşak. Yıldızlar ömürlerinin yaklaşık yüzde 90'ını bu evrede geçirir; Güneş de bir anakol yıldızıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Anakoldan ayrılma noktası Main-sequence turnoff

Bir kümenin HR diyagramında yıldızların anakolu terk etmeye başladığı nokta. Bu noktadaki yıldızların kütlesi, kümenin yaşını belirlemek için kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Analog görev Analog mission

Uzay görevlerinin yalıtılmışlık ve kısıtlı koşullarını Dünya'da taklit eden çalışma; Mars-500 deneyinde altı kişi 520 gün kapalı bir tesiste kaldı.

Ayrıntılı sayfa →

Andromeda Galaksisi Andromeda Galaxy (M31)

Samanyolu'na en yakın büyük sarmal galaksi; yaklaşık 2,5 milyon ışık yılı uzaklıktadır. Çıplak gözle görülebilen en uzak cisimlerden biridir ve Samanyolu'na yaklaşmaktadır.

Ayrıntılı sayfa →

Anten kazancı Antenna gain

Bir antenin enerjiyi belirli bir yönde, her yöne eşit yayan ideal antene göre ne kadar yoğunlaştırdığının ölçüsü; dBi cinsinden ifade edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Apoapsis (enuzak nokta) Apoapsis (apoapse)

Bir yörüngede cismin merkezdeki çekim kaynağına en uzak olduğu noktadır; yörünge hızı burada en düşüktür. Dünya çevresinde yeröte, Güneş çevresinde günöte adını alır.

Ayrıntılı sayfa →

Apokromatik mercek Apochromatic lens (apochromat)

Özel düşük dağılımlı camlar kullanarak üç dalga boyunu aynı noktada odaklayan, renk sapmasını neredeyse tamamen gideren yüksek kaliteli mercek. Astrofotoğrafçılıkta çok tercih edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Apollo 13 Apollo 13

1970'te bir oksijen tankının patlaması nedeniyle Ay'a inişi iptal edilen ve mürettebatın Ay modülünü cankurtaran olarak kullanarak sağ salim döndüğü görev.

Ayrıntılı sayfa →

Apollo asteroitleri Apollo asteroids

Yörünge yarı büyük ekseni 1 AB'den büyük olduğu hâlde günberisi Dünya yörüngesinin içine giren, böylece Dünya'nın yörüngesini kesen Dünya'ya yakın asteroitler. Bilinen en kalabalık gruptur.

Ayrıntılı sayfa →

Apollo Ay örnekleri Apollo lunar samples

1969–1972 arasında altı Apollo görevinin Ay'dan Dünya'ya getirdiği yaklaşık 382 kg kayaç ve regolit. Ay'ın yaşı ve kökeni hakkındaki bilgilerimizin temelini oluşturur.

Ayrıntılı sayfa →

Apollo programı Apollo programme

NASA'nın 1961–1972 arasında yürüttüğü Ay programı; altı başarılı iniş görevinde toplam 12 astronot Ay yüzeyinde yürüdü.

Ayrıntılı sayfa →

Apollo–Soyuz Test Projesi Apollo–Soyuz Test Project

1975'te bir ABD Apollo kapsülü ile Sovyet Soyuz aracının yörüngede kenetlendiği, iki ülkenin ilk ortak insanlı uzay görevi.

Ayrıntılı sayfa →

Apophis Apophis

Yaklaşık 340 m çapında Dünya'ya yakın asteroit. 13 Nisan 2029'da Dünya yüzeyinden yaklaşık 32.000 km uzaktan, yani yer eşzamanlı uyduların yörüngesinin içinden zararsızca geçecek.

Ayrıntılı sayfa →

Apophis 99942 Apophis

Yaklaşık 340 metre çapındaki, 13 Nisan 2029'da Dünya yüzeyine 32.000 km kadar, yani jeostatik uydulardan daha yakın geçecek asteroit; çarpma riski bulunmamaktadır.

Ayrıntılı sayfa →

Apsis presesyonu (günberi kayması) Apsidal precession (perihelion precession)

Bir yörüngenin uzun ekseninin uzayda yavaşça dönmesidir; Merkür'ün günberisindeki yüzyılda yaklaşık 43 yay saniyelik açıklanamayan kaymayı genel görelilik açıklamıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Araç dışı faaliyet Extravehicular activity (EVA)

Astronotun uzay aracının basınçlı ortamı dışında, uzayda ya da bir gök cisminin yüzeyinde yaptığı her türlü çalışmanın teknik adı.

Ayrıntılı sayfa →

Araç Dışı Hareketlilik Birimi Extravehicular Mobility Unit (EMU)

NASA'nın uzay mekiği ve UUİ uzay yürüyüşlerinde kullandığı, sert gövdeli üst bölüm ve sırt çantası biçiminde yaşam destek ünitesinden oluşan uzay giysisi.

Ayrıntılı sayfa →

Arayıcı dürbün Finderscope

Ana teleskoba takılan, geniş görüş alanlı küçük bir dürbün ya da nişangâh. Hedef cismi bulup ana teleskobun dar görüş alanına getirmeye yardım eder.

Ayrıntılı sayfa →

Ariane 6 Ariane 6

Avrupa Uzay Ajansı'nın Ariane 5'in yerine geliştirdiği, ilk uçuşunu Temmuz 2024'te yapan fırlatıcı. Merkez kademede Vulcain 2.1, üst kademede yeniden ateşlenebilen Vinci motoru kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Arrokoth Arrokoth

New Horizons aracının 1 Ocak 2019'da yakınından geçtiği, iki lobun birleşmesiyle oluşmuş Kuiper kuşağı cismi. Bir uzay aracının yakından incelediği en uzak cisimdir.

Ayrıntılı sayfa →

Art yakıcı Afterburner (reheat)

Türbinden sonraki egzoz akışına ek yakıt püskürtüp yakarak itkiyi kısa süreliğine büyük ölçüde artıran sistem; yüksek yakıt tüketimi nedeniyle çoğunlukla savaş uçaklarında kullanılır.

Artemis Mutabakatı Artemis Accords

ABD öncülüğünde 2020'de imzaya açılan, Ay ve ötesindeki sivil keşifte şeffaflık, birlikte çalışabilirlik ve kaynak kullanımı ilkelerini belirleyen bağlayıcı olmayan çok taraflı ilkeler bildirgesi.

Ayrıntılı sayfa →

Artemis programı Artemis programme

NASA öncülüğünde insanı yeniden Ay'a, bu kez güney kutbu bölgesine götürmeyi ve kalıcı varlık kurmayı amaçlayan uluslararası program; Mars'a hazırlık olarak da görülür.

Ayrıntılı sayfa →

Artık saniye Leap second

UTC'nin Dünya'nın düzensiz ve yavaşlayan dönüşüyle uyumlu kalması için zaman zaman eklenen bir saniyelik düzeltmedir; 1972'den beri 27 kez eklenmiştir.

Artık yıl Leap year

Takvimi dönencel yıla uydurmak için Şubat ayına bir gün eklenerek 366 gün yapılan yıldır; Gregoryen takvimde 4'e bölünen yıllar artıktır, ancak 400'e bölünmeyen yüzyıl yılları hariç.

Asimptotik dev kolu (AGB) Asymptotic giant branch (AGB)

Düşük ve orta kütleli yıldızların, karbon-oksijen çekirdeğin çevresindeki iki kabukta helyum ve hidrojen yaktığı son dev evresi. Yıldız bu evrede büyük kütle kaybeder.

Ayrıntılı sayfa →

Asteroit (küçük gezegen) Asteroid (minor planet)

Güneş çevresinde dolanan, çoğunlukla kayaç ve metalden oluşan, gezegenden çok daha küçük gök cismi. Boyutları birkaç metreden yüzlerce kilometreye kadar değişir.

Ayrıntılı sayfa →

Asteroit kuşağı (ana kuşak) Asteroid belt (main belt)

Mars ile Jüpiter yörüngeleri arasında, Güneş'ten yaklaşık 2,1–3,3 AB uzaklıkta yer alan ve asteroitlerin çoğunu barındıran bölge. Toplam kütlesi Ay'ınkinin yalnızca küçük bir kesridir.

Ayrıntılı sayfa →

Astrobiyoloji Astrobiology

Evrende yaşamın kökenini, evrimini, dağılımını ve geleceğini; biyoloji, kimya, jeoloji ve astronomiyi birleştirerek inceleyen disiplinlerarası bilim dalı.

Ayrıntılı sayfa →

Astrodinamik (yörünge mekaniği) Astrodynamics (orbital mechanics)

Gök mekaniğinin uzay araçlarına uygulanmasıdır; yörünge tasarımı, manevralar, transfer yörüngeleri ve fırlatma pencereleri gibi görev hesaplarını kapsar.

Ayrıntılı sayfa →

Astrofotoğrafçılık Astrophotography

Gök cisimlerinin ve gece gökyüzünün fotoğraflanması. Geniş açılı Samanyolu çekimlerinden teleskopla yapılan uzun pozlamalı bulutsu ve gezegen görüntülemeye kadar uzanır.

Ayrıntılı sayfa →

Astrometri Astrometry

Gök cisimlerinin konumlarını, uzaklıklarını ve hareketlerini hassas olarak ölçen astronomi dalı. Gaia uydusu bu alanda mikroyay saniyesi düzeyinde doğruluğa ulaşmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Astronomi (gökbilim) Astronomy

Gök cisimlerini, onların hareketlerini, fiziksel yapılarını ve evrenin bütününü gözlem ve kuramla inceleyen bilim dalıdır; bilinen en eski doğa bilimlerinden biridir.

Ayrıntılı sayfa →

Astronomik birim (AB) Astronomical unit (au)

Yaklaşık olarak Dünya ile Güneş arasındaki ortalama uzaklığa eşit uzunluk birimidir; 2012'den beri tam olarak 149.597.870.700 metre olarak tanımlanır.

Ayrıntılı sayfa →

Astronot Astronaut

Uzay aracında mürettebat olarak görev yapmak üzere eğitilmiş kişi; terim özellikle ABD, Avrupa, Japonya ve Kanada uzay ajanslarının uzay uçucuları için kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Astronot adayı Astronaut candidate

Seçilip temel eğitime başlayan ancak henüz uçuş görevine atanmaya hak kazanmamış kişi; NASA'da bu süreç yaklaşık iki yıl sürer.

Ayrıntılı sayfa →

Astronot eğitimi Astronaut training

Uzay aracı sistemleri, robotik, uzay yürüyüşü, hayatta kalma, dil ve tıbbi becerileri kapsayan, görev öncesinde yıllarca süren yoğun hazırlık programı.

Ayrıntılı sayfa →

Astronot seçimi Astronaut selection

Uzay ajanslarının eğitim, sağlık, psikolojik dayanıklılık ve takım çalışması ölçütlerine göre binlerce başvuru arasından aday belirlediği çok aşamalı süreç.

Ayrıntılı sayfa →

Aşağı bağlantı Downlink

Uydudan veya uzay aracından yer istasyonuna doğru gelen radyo bağlantısı. Telemetri, görüntüler ve yayın sinyalleri bu yolla iner.

Ayrıntılı sayfa →

Aşırı Büyük Teleskop (ELT) Extremely Large Telescope (ELT)

Avrupa Güney Gözlemevi'nin Şili'de inşa ettiği, 39 metrelik bölümlü birincil aynaya sahip optik ve kızılötesi teleskop. Tamamlandığında dünyanın en büyük optik teleskobu olacaktır.

Ayrıntılı sayfa →

Ataletsel seyrüsefer sistemi Inertial navigation system (INS)

İvmeölçer ve jiroskoplarla aracın hareketini sürekli ölçerek konumunu, hızını ve yönelimini dış sinyale ihtiyaç duymadan hesaplayan sistem; zamanla küçük hatalar birikir.

Ayrıntılı sayfa →

Atbaşı Bulutsusu Horsehead Nebula

Avcı takımyıldızında, arkasındaki parlak salma bulutsusu önünde at başı silueti oluşturan karanlık toz bulutu. Amatör astrofotoğrafçıların sevilen hedeflerindendir.

Ayrıntılı sayfa →

Ateş topu (bolid) Fireball (bolide)

Venüs gezegeninden daha parlak görünen, yaklaşık −4 kadirden parlak meteor. Bazıları gökyüzünde patlayarak parçalanır; bu tür patlayanlara bolid de denir.

Ayrıntılı sayfa →

Atık yönetim sistemi Waste management system

Mikroçekimde vücut atıklarını hava akımıyla toplayan uzay tuvaleti; UUİ'de idrar arıtılarak su geri kazanımına katılır.

Ayrıntılı sayfa →

Atmosfere yeniden giriş Atmospheric reentry

Bir uzay aracının ya da kademenin uzaydan atmosfere yüksek hızla girmesi. Sürtünme değil, önündeki havanın sıkışması aşırı ısınmaya yol açar; yörüngeden dönüş hızı yaklaşık 7,8 km/s'dir.

Atmosferik Çerenkov teleskobu Imaging atmospheric Cherenkov telescope (IACT)

Çok yüksek enerjili gama ışınlarının atmosferde oluşturduğu parçacık sağanaklarının saldığı kısa mavi Çerenkov ışığını algılayan yer teleskobu. H.E.S.S. ve MAGIC örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Atmosferik frenleme Aerobraking

Yörünge aracının yörüngesinin en alçak noktasında üst atmosferden tekrar tekrar geçerek sürtünmeyle yavaşlaması ve yörüngesini yakıt harcamadan küçültmesi. Mars görevlerinde sıkça kullanılmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Atmosferik pencere Atmospheric window

Dünya atmosferinin ışınımı geçirdiği dalga boyu aralıkları. Başlıcaları görünür ışık, bazı kızılötesi bantlar ve radyo penceresidir; diğer dalga boyları için uzaya çıkmak gerekir.

Ayrıntılı sayfa →

Atmosferik sönümleme Atmospheric extinction

Gök cisimlerinden gelen ışığın atmosferde saçılma ve soğurma yoluyla zayıflaması. Ufka yaklaştıkça artar ve cisimlerin daha sönük ve kırmızı görünmesine yol açar.

Ayrıntılı sayfa →

Aviyonik Avionics

Uçak ve uzay araçlarında kullanılan haberleşme, seyrüsefer, uçuş yönetimi, ekran ve sensör sistemlerini kapsayan elektronik donanımların tümü.

Ayrıntılı sayfa →

Ay Moon

Dünya'nın tek doğal uydusu; çapı yaklaşık 3.474 km, Dünya'ya ortalama uzaklığı yaklaşık 384.400 km'dir. Üzerine insan inen tek gök cismidir.

Ayrıntılı sayfa →

Ay Anlaşması Moon Agreement

1979'da kabul edilen, Ay ve diğer gök cisimlerinin kaynaklarını insanlığın ortak mirası sayan BM anlaşması; büyük uzay güçlerinin çoğu taraf olmamıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Ay denizi (mare) Lunar mare

Ay yüzeyindeki, eski çarpma havzalarını dolduran bazalt lavlarından oluşmuş koyu renkli geniş ovalar. Erken gözlemciler bunları deniz sandığı için bu ad verildi; çoğulu maria'dır.

Ayrıntılı sayfa →

Ay Geçidi Lunar Gateway

Artemis programı kapsamında Ay çevresinde uzun, eliptik bir yörüngede kurulması planlanan, astronotlara aktarma noktası ve araştırma üssü olacak küçük uzay istasyonu.

Ayrıntılı sayfa →

Ay gezgini aracı Lunar Roving Vehicle (LRV)

Apollo 15, 16 ve 17 görevlerinde astronotların Ay yüzeyinde kilometrelerce yol almasını sağlayan, akülü, iki kişilik elektrikli araç.

Ayrıntılı sayfa →

Ay'ın evreleri Lunar phases

Ay'ın Güneş'le aydınlanan yarısının Dünya'dan görülen kısmının değişmesiyle oluşan görünümler: yeni ay, ilk dördün, dolunay ve son dördün. Bir döngü yaklaşık 29,5 gün sürer.

Ayrıntılı sayfa →

Ay'ın uzak yüzü Far side of the Moon

Kütleçekimsel kilitlenme nedeniyle Dünya'dan hiç görülmeyen Ay yarıküresi; karanlık değildir, Güneş ışığı alır. İlk yumuşak iniş 2019'da Çin'in Chang'e 4 aracıyla yapıldı.

Ayrıntılı sayfa →

Ay librasyonu Lunar libration

Ay'ın yörüngesinin basıklığı ve eğikliği nedeniyle Dünya'dan bakıldığında hafifçe sallanıyor gibi görünmesi. Bu sayede zaman içinde Ay yüzeyinin yaklaşık %59'u görülebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Ay modülü Lunar Module (LM)

Apollo görevlerinde iki astronotu Ay yörüngesinden yüzeye indiren ve geri kaldıran iki kademeli araç; iniş kademesi Ay'da kalır, yükselme kademesi kalkardı.

Ayrıntılı sayfa →

Ay üssü Lunar base

Astronotların Ay yüzeyinde haftalar ya da aylarca kalabilmesi için kurulması planlanan habitat, enerji, haberleşme ve araçlardan oluşan kalıcı tesis.

Ayrıntılı sayfa →

Ay yüksek arazileri Lunar highlands

Ay yüzeyinin açık renkli, yoğun kraterli ve denizlerden daha eski kesimleri. Büyük ölçüde anortozit denen, kalsiyumca zengin feldspattan oluşan kayaçlardan meydana gelir.

Ayrıntılı sayfa →

Ayırma gücü (açısal çözünürlük) Resolving power (angular resolution)

Bir optik sistemin birbirine çok yakın iki noktayı ayrı ayrı gösterebildiği en küçük açı. Açıklık büyüdükçe ve dalga boyu küçüldükçe daha ince ayrıntı ayırt edilebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Aynalı teleskop (reflektör) Reflecting telescope (reflector)

Işığı kavisli bir birincil aynayla yansıtarak odaklayan teleskop türü. Renk sapması göstermez ve büyük boyutlarda üretilebildiği için araştırma teleskoplarının neredeyse tamamı bu türdendir.

Ayrıntılı sayfa →

Azimut Azimuth

Bir gök cisminin ufuk boyunca, genellikle kuzeyden başlayıp doğuya doğru ölçülen yön açısıdır; doğu 90°, güney 180°, batı 270°'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Azot tetroksit (NTO) Nitrogen tetroxide (NTO)

Hidrazin türevleriyle hipergolik tepkimeye giren, oda sıcaklığına yakın depolanabilen oksitleyici. Uzay araçlarının manevra motorlarında ve bazı fırlatıcılarda kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

B

Bağlantı bütçesi Link budget

Verici gücünden başlayarak anten kazançlarını ve tüm kayıpları toplayıp alıcıdaki sinyal düzeyini hesaplayan çizelge. Bağlantının yeterli paylı çalışıp çalışmayacağını gösterir.

Ayrıntılı sayfa →

Bağlantı düğümü Node module

Diğer modülleri birbirine bağlayan ve birden çok kenetlenme ya da yanaşma girişi bulunan istasyon modülü; UUİ'de Unity, Harmony ve Tranquility bu türdendir.

Ayrıntılı sayfa →

Bakış etkisi Overview effect

Dünya'yı uzaydan bütün olarak gören astronotların yaşadığını anlattığı, gezegenin kırılganlığı ve sınırların anlamsızlığı üzerine derin bilişsel ve duygusal değişim.

Ayrıntılı sayfa →

Bakış zamanı Lookback time

Uzak bir cisimden gelen ışığın bize ulaşması için geçen süre; o cismi ne kadar geçmişteki hâliyle gördüğümüzü belirtir. Örneğin z = 1 için yaklaşık 7,7 milyar yıldır.

Ayrıntılı sayfa →

Barlow merceği Barlow lens

Göz merceğinin önüne takılarak teleskobun etkin odak uzaklığını, dolayısıyla büyütmeyi genellikle iki ya da üç kat artıran ıraksak mercek.

Ayrıntılı sayfa →

Baryon akustik salınımları Baryon acoustic oscillations (BAO)

Erken evrendeki ses dalgalarının galaksi dağılımında bıraktığı, yaklaşık 490 milyon ışık yıllık ayırt edici ölçek. Evrenin genişleme tarihini ölçmek için standart cetvel olarak kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Baryonik madde Baryonic matter

Proton ve nötronlardan oluşan, yıldızları, gezegenleri, gazı ve canlıları meydana getiren sıradan madde. Evrenin toplam enerji içeriğinin yalnızca yaklaşık %5'idir.

Ayrıntılı sayfa →

Basınç beslemeli motor Pressure-fed engine

İtkenlerin pompa yerine yüksek basınçlı tanklardan, genellikle helyumla basınçlandırılarak yanma odasına itildiği basit motor türü. Daha çok küçük iticilerde ve uzay araçlarında kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Basınçlı modül Pressurized module

İçinde soluk alınabilir atmosfer tutulan ve mürettebatın giysisiz çalışabildiği modül; basınçsız bölümler ise dış ortama açık donanım taşır.

Ayrıntılı sayfa →

Baş üstü gösterge Head-up display (HUD)

Uçuş verilerini pilotun görüş hattındaki saydam bir cama yansıtan ekran; pilotun dışarıya bakarken bilgiyi okumasını sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Başak Kümesi Virgo Cluster

Yaklaşık 54 milyon ışık yılı uzaklıktaki, bine yakın ya da daha fazla galaksi içeren en yakın büyük galaksi kümesi. Yerel Üstküme'nin merkezinde yer alır.

Ayrıntılı sayfa →

Başıboş gezegen Rogue planet

Hiçbir yıldıza kütleçekimsel olarak bağlı olmadan galakside serbestçe dolaşan gezegen; çoğunun oluştuğu sistemden fırlatıldığı düşünülür ve mikromercekleme ile bulunur.

Ayrıntılı sayfa →

Baykonur Kozmodromu Baikonur Cosmodrome

Kazakistan'da bulunan ve Rusya tarafından kiralanan dünyanın ilk ve en büyük uzay limanlarından biri. Sputnik 1 (1957) ve Yuri Gagarin'in uçuşu (1961) buradan fırlatıldı.

Ayrıntılı sayfa →

Baypas oranı Bypass ratio

Bir turbofanda çekirdek motorun etrafından geçen hava kütlesinin çekirdekten geçen havaya oranı; modern yolcu uçağı motorlarında 10:1'i aşabilir ve yüksek oran yakıt tasarrufu sağlar.

BeiDou BeiDou

Çin'in uydu seyrüsefer sistemi. Orta Dünya yörüngesindeki uyduların yanı sıra yer durağan ve eğik yer eşzamanlı yörüngelerdeki uyduları da kullanır; 2020'de küresel hizmete başlamıştır.

Bennu Bennu

Yaklaşık 500 m çapında, karbonca zengin Dünya'ya yakın asteroit. NASA'nın OSIRIS-REx aracı yüzeyinden aldığı örneği Eylül 2023'te Dünya'ya getirdi.

Ayrıntılı sayfa →

Bernoulli ilkesi Bernoulli's principle

Sürtünmesiz bir akışta hız arttıkça statik basıncın azaldığını belirten ilke; kanat üstündeki hızlı akışın basınç düşüşünü ve hız ölçen pitot sistemini açıklamada kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Betelgeuse Betelgeuse

Avcı takımyıldızının omzundaki kırmızı süperdev; gökyüzünün en parlak yıldızlarındandır. 2019–2020'deki büyük sönükleşmesiyle gündeme gelmiş, gelecekte süpernova olması beklenmektedir.

Ayrıntılı sayfa →

Beyaz cüce White dwarf

Güneş benzeri yıldızların dış katmanlarını attıktan sonra geriye kalan, Dünya boyutunda ama Güneş kütlesine yakın, çoğunlukla karbon ve oksijenden oluşan sıcak çekirdek. Yavaşça soğur.

Ayrıntılı sayfa →

Birincil ayna Primary mirror

Aynalı teleskopta gelen ışığı toplayıp odaklayan ana ve en büyük ayna. Teleskobun açıklığı genellikle bu aynanın çapıyla belirtilir.

Ayrıntılı sayfa →

Birleşik AGN modeli Unified model of AGN

Kuasar, Seyfert ve blazar gibi farklı aktif galaksi türlerinin aslında aynı yapı olduğunu, farkın büyük ölçüde gözlem açısından ve toz halkasının konumundan kaynaklandığını savunan model.

Ayrıntılı sayfa →

Bîrûnî al-Biruni

10.–11. yüzyılda yaşamış, astronomi, matematik ve coğrafya alanlarında eserler veren, bir dağın yüksekliği ile ufkun alçalma açısından Dünya'nın yarıçapını hesaplayan bilgin.

Ayrıntılı sayfa →

Biyoişaret (biyoimza) Biosignature

Geçmiş ya da günümüzdeki yaşamın kanıtı olabilecek madde, desen veya olgu; örneğin bir atmosferde oksijen ile metanın birlikte bulunması.

Ayrıntılı sayfa →

Biyorejeneratif yaşam desteği Bioregenerative life support

Bitkiler ve mikroorganizmalar kullanılarak havanın, suyun ve besinin kapalı bir döngüde yenilendiği, uzun süreli görevler için geliştirilen yaşam destek yaklaşımı.

Ayrıntılı sayfa →

Blazar Blazar

Jeti neredeyse doğrudan Dünya'ya yönelmiş aktif galaksi çekirdeği. Görelilik etkileriyle parlaklığı artar ve kısa sürede hızla değişir; güçlü gama ışını kaynaklarıdır.

Ayrıntılı sayfa →

BM Uzayın Barışçıl Kullanımı Komitesi (COPUOS) Committee on the Peaceful Uses of Outer Space (COPUOS)

1959'da kurulan, uzayın barışçıl kullanımına ilişkin uluslararası işbirliğini yürüten ve temel uzay antlaşmalarını hazırlayan BM komitesi.

Ayrıntılı sayfa →

Bok globülü Bok globule

Parlak bir arka plan önünde siyah leke gibi görünen küçük, yoğun ve soğuk toz-gaz bulutu. İçlerinde yıldız oluşabilir; adını Bart Bok'tan alır.

Ayrıntılı sayfa →

Bolometre Bolometer

Soğurduğu ışınımın neden olduğu küçük sıcaklık artışını ölçerek ışınımın gücünü belirleyen dedektör. Milimetre altı ve kızılötesi astronomide yaygın olarak kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Bortle ölçeği Bortle scale

Gece gökyüzünün karanlığını 1'den (kusursuz karanlık gök) 9'a (kent merkezi) kadar derecelendiren dokuz basamaklı ölçek. John Bortle tarafından 2001'de yayımlanmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Bölümlü ayna Segmented mirror

Çok sayıda küçük ayna parçasının birlikte tek bir büyük ayna gibi çalışacak şekilde dizildiği ayna yapısı. James Webb'in 6,5 metrelik aynası 18 altıgen bölümden oluşur.

Ayrıntılı sayfa →

Buluşma Rendezvous

İki uzay aracının yörüngelerini ve hızlarını eşleyerek birbirine çok yakın konuma gelmesi; kenetlenme ya da yanaşmadan önceki aşamadır.

Ayrıntılı sayfa →

Burç kuşağı (zodyak) Zodiac

Ekliptiğin iki yanında uzanan, Güneş, Ay ve gezegenlerin görünür hareketlerini içinde yaptığı gökyüzü kuşağıdır; geleneksel olarak on iki burca bölünür.

Ayrıntılı sayfa →

Buz devi Ice giant

Hidrojen ve helyumun yanında su, amonyak ve metan gibi 'buz' denen maddelerce zengin dev gezegen. Uranüs ve Neptün bu sınıfa girer.

Ayrıntılı sayfa →

Buzlanma Icing

Aşırı soğumuş su damlacıklarının uçak yüzeylerinde donarak birikmesi; kanat şeklini bozup kaldırmayı azaltır, ağırlığı ve sürüklemeyi artırır.

Ayrıntılı sayfa →

Büyük Çöküş Big Crunch

Evrenin genişlemesinin durup tersine döneceği ve her şeyin yeniden sıcak, yoğun bir duruma çökeceği varsayımsal son. Hızlanan genişleme bu senaryoyu olası kılmamaktadır.

Ayrıntılı sayfa →

Büyük daire rotası Great-circle route

Küre yüzeyinde iki nokta arasındaki en kısa yol; uzun menzilli uçuşlar bu nedenle düz haritada kutuplara doğru kavisli görünür.

Ayrıntılı sayfa →

Büyük Donma Big Freeze (heat death)

Evrenin sonsuza dek genişleyip soğuyacağı, yıldızların sönüp enerjinin kullanılamaz hâle geleceği olası son. Bugünkü gözlemlerle en uyumlu senaryo olarak görülür.

Ayrıntılı sayfa →

Büyük Kırmızı Leke Great Red Spot

Jüpiter'in güney yarıküresinde en az yüzyıllardır süren dev antisiklonik fırtına. Boyutu son on yıllarda küçülse de hâlâ Dünya'dan daha geniştir.

Büyük ölçekli yapı Large-scale structure

Evrendeki madde ve galaksilerin milyonlarca ışık yılından büyük ölçeklerdeki dağılımı: kümeler, üstkümeler, iplikler ve boşluklar. Galaksi taramalarıyla haritalanır.

Ayrıntılı sayfa →

Büyük Patlama Big Bang

Evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce son derece sıcak ve yoğun bir durumdan genişleyerek bugünkü hâline geldiğini anlatan kozmolojik model. Bir noktadaki patlamayı değil, uzayın her yerde genişlemesini anlatır.

Ayrıntılı sayfa →

Büyük Patlama çekirdek sentezi Big Bang nucleosynthesis

Evrenin ilk birkaç dakikasında hidrojen, helyum ve az miktarda lityum çekirdeklerinin oluşması. Kütlece yaklaşık %75 hidrojen ve %25 helyum oranını açıklar.

Ayrıntılı sayfa →

Büyük Yırtılma Big Rip

Karanlık enerjinin zamanla artması durumunda galaksilerden atomlara kadar tüm yapıların sonunda parçalanacağını öngören varsayımsal son senaryosu.

Ayrıntılı sayfa →

Büyütme Magnification

Teleskopla görülen cismin çıplak göze göre kaç kat büyük göründüğü. Teleskobun odak uzaklığının göz merceğinin odak uzaklığına bölünmesiyle hesaplanır.

Ayrıntılı sayfa →

C

C bandı C band

Yaklaşık 4–8 GHz aralığındaki mikrodalga bandı. Yağmurdan az etkilendiği için tropikal bölgelerde uydu televizyonu ve veri dağıtımında uzun süredir kullanılır; büyük çanak antenler gerektirir.

Ayrıntılı sayfa →

C tipi asteroit C-type asteroid

Karbonca zengin, çok koyu yüzeyli ve bilinen asteroitlerin çoğunu oluşturan sınıf. Güneş Sistemi'nin ilk dönemlerinden kalma, az değişmiş malzeme taşıdıkları düşünülür.

Ayrıntılı sayfa →

Canadarm2 Canadarm2

Kanada yapımı, yaklaşık 17,6 m uzunluğundaki UUİ robot kolu; gelen kargo araçlarını yakalar, modül montajına ve uzay yürüyüşlerine yardım eder.

Ayrıntılı sayfa →

Cankurtaran aracı Lifeboat (crew return vehicle)

Acil durumda mürettebatın istasyonu hızla terk edip Dünya'ya dönmesi için istasyona bağlı bekletilen uzay aracı; UUİ'de bu görevi kenetli Soyuz ve Crew Dragon üstlenir.

Ayrıntılı sayfa →

Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu Cape Canaveral Space Force Station

Kennedy Uzay Merkezi'nin hemen yanında, ABD Uzay Kuvvetleri'ne bağlı fırlatma üssü. Falcon 9, Atlas V ve Vulcan gibi roketler buradaki rampalardan fırlatılır.

Ayrıntılı sayfa →

Carrington Olayı Carrington Event

1–2 Eylül 1859'da gözlenen, kayıtlı en şiddetli jeomanyetik fırtına; telgraf hatlarını bozmuş, kutup ışıkları tropik enlemlerden bile görülmüştür.

Ayrıntılı sayfa →

Cassegrain teleskobu Cassegrain telescope

Çukur birincil aynadan yansıyan ışığın tümsek ikincil aynayla geri gönderilip birincil aynanın ortasındaki delikten geçerek arkada odaklandığı aynalı teleskop tasarımı.

Ayrıntılı sayfa →

Cassini aralığı Cassini Division

Satürn'ün A ve B halkaları arasında, yaklaşık 4.800 km genişliğindeki koyu boşluk. 1675'te Giovanni Domenico Cassini tarafından fark edildi; tamamen boş değildir, seyrek parçacıklar içerir.

Ceres Ceres

Mars ile Jüpiter arasındaki asteroit kuşağının en büyük cismi ve oradaki tek cüce gezegen. 1801'de Giuseppe Piazzi tarafından keşfedildi, 2015'ten itibaren Dawn aracı tarafından incelendi.

Ayrıntılı sayfa →

Challenger faciası Challenger disaster

28 Ocak 1986'da Challenger mekiğinin, bir katı yakıtlı iticideki conta arızası nedeniyle kalkıştan 73 saniye sonra parçalanması; yedi astronot öldü.

Ayrıntılı sayfa →

Chandrasekhar limiti Chandrasekhar limit

Bir beyaz cücenin elektron yozlaşma basıncıyla taşıyabileceği en büyük kütle, yaklaşık 1,4 Güneş kütlesi. Bu sınırı aşan beyaz cüce çöker ya da patlar.

Ayrıntılı sayfa →

Charon (Kharon) Charon

Plüton'un en büyük uydusu; çapı Plüton'un yarısından biraz fazladır. İkisinin ortak kütle merkezi Plüton'un dışında kaldığından sistem sıklıkla ikili cüce gezegen olarak anılır.

Ayrıntılı sayfa →

Chicxulub krateri Chicxulub crater

Meksika'nın Yucatán Yarımadası'nda gömülü, yaklaşık 180 km çapındaki çarpma krateri. Yaklaşık 66 milyon yıl önce dinozorların da yok olduğu kitlesel yok oluşla ilişkilendirilir.

Ayrıntılı sayfa →

CMOS algılayıcı CMOS sensor

Her pikselin kendi yükselteci bulunan, hızlı okunan ve az güç tüketen yarı iletken görüntü algılayıcı. Günümüzde amatör astronomi kameralarının büyük çoğunluğunda kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

CNO döngüsü CNO cycle

Karbon, azot ve oksijen çekirdeklerinin katalizör görevi gördüğü, hidrojeni helyuma dönüştüren füzyon döngüsü. Güneş'ten yaklaşık 1,3 kat daha kütleli yıldızlarda baskındır.

Ayrıntılı sayfa →

Columbia faciası Columbia disaster

1 Şubat 2003'te Columbia mekiğinin, kalkışta kopan köpük parçasının kanatta açtığı delik yüzünden atmosfere girişte parçalanması; yedi astronot öldü.

Ayrıntılı sayfa →

Concorde Concorde

İngiliz-Fransız ortak yapımı süpersonik yolcu uçağı; yaklaşık Mach 2 ile seyrederek 1976–2003 yılları arasında Atlantik'i 3,5 saat civarında geçti.

Ayrıntılı sayfa →

Crew Dragon Crew Dragon

SpaceX'in geliştirdiği, astronotları alçak Dünya yörüngesine taşıyan kapsül; ilk insanlı uçuşu Mayıs 2020'de yaptı ve okyanusa paraşütle iner.

Ayrıntılı sayfa →

CubeSat (küp uydu) CubeSat

Kenarı 10 cm olan küp birimlerden (1U) oluşan standart küçük uydu biçimi. 1U, 3U, 6U gibi boyutlarda üretilir ve ortak fırlatıcılarla düşük maliyetle yörüngeye gönderilir.

Ayrıntılı sayfa →

Cupola Cupola

2010'da UUİ'ye eklenen, yedi pencereli gözlem modülü; mürettebat buradan Dünya'yı izler ve robot kol operasyonlarını yönetir.

Ayrıntılı sayfa →

Cüce galaksi Dwarf galaxy

Yalnızca birkaç milyar ya da daha az yıldız içeren küçük galaksi. Çoğu, Samanyolu gibi büyük galaksilerin çevresinde uydu galaksi olarak dolanır.

Ayrıntılı sayfa →

Cüce gezegen Dwarf planet

Güneş çevresinde dolanan ve yaklaşık küresel biçimde olan, ancak yörünge çevresini temizleyememiş ve başka bir cismin uydusu olmayan gök cismi. Plüton, Ceres ve Eris örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Ç

Çarpışmadan kaçınma manevrası Collision avoidance maneuver

Bir uydunun ya da istasyonun, çarpışma olasılığı belirli eşiği aşan bir nesneden uzaklaşmak için iticilerini ateşleyerek yörüngesini değiştirmesi.

Ayrıntılı sayfa →

Çarpma krateri Impact crater

Bir asteroit, kuyruklu yıldız ya da göktaşının yüksek hızla yüzeye çarpmasıyla oluşan çanak biçimli çöküntü. Ay, Merkür ve birçok uydu bu kraterlerle kaplıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Çekirdek çökmeli süpernova Core-collapse supernova

Yaklaşık 8 Güneş kütlesinden ağır bir yıldızın demir çekirdeğinin çökmesi ve dış katmanların patlayarak saçılmasıyla oluşan süpernova. Geride nötron yıldızı ya da kara delik kalır.

Ayrıntılı sayfa →

Çelyabinsk meteoru Chelyabinsk meteor

15 Şubat 2013'te Rusya'da yaklaşık 20 metrelik bir asteroidin atmosferde patlaması; şok dalgası camları kırmış ve 1.500'e yakın kişiyi yaralamıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Çelyabinsk olayı Chelyabinsk event

15 Şubat 2013'te Rusya'da yaklaşık 20 m'lik bir asteroidin atmosferde patlaması. Şok dalgası camları kırdı ve yaklaşık 1.500 kişinin yaralanmasına neden oldu.

Ayrıntılı sayfa →

Çerçeve sürüklemesi (Lense–Thirring etkisi) Frame dragging (Lense–Thirring effect)

Dönen kütleli bir cismin çevresindeki uzay-zamanı kendi dönme yönünde sürüklemesidir; Dünya çevresindeki bu etki Gravity Probe B ve LAGEOS uydularıyla ölçülmüştür.

Ayrıntılı sayfa →

Çevre kontrol ve yaşam destek sistemi Environmental Control and Life Support System (ECLSS)

UUİ'de oksijen üretimi, karbondioksit giderimi, su geri kazanımı, nem ve sıcaklık denetimi ile yangın algılamayı kapsayan donanım bütünü.

Ayrıntılı sayfa →

Çevrekutupsal yıldız Circumpolar star

Gözlem enlemine göre gök kutbuna yeterince yakın olduğu için hiç batmayan, tüm gece ufkun üzerinde kalan yıldızdır; İstanbul'dan Küçükayı'nın tüm yıldızları böyledir.

Ayrıntılı sayfa →

Çıkış düğümü boylamı Longitude of the ascending node (RAAN)

Başvuru yönünden, çoğunlukla ilkbahar noktasından, yörüngenin çıkış düğümüne kadar başvuru düzleminde ölçülen açıdır; yörünge düzleminin uzaydaki yönelimini belirler.

Ayrıntılı sayfa →

Çıkış gözbebeği Exit pupil

Göz merceğinin arkasında oluşan, teleskoptan çıkan ışık demetinin çapı. Açıklığın büyütmeye bölünmesiyle bulunur; gözbebeğinden büyükse ışığın bir kısmı boşa gider.

Ayrıntılı sayfa →

Çift bileşenli itken Bipropellant

Yakıt ve oksitleyicinin ayrı tanklarda taşınıp yanma odasında birleştirildiği itken sistemi. Büyük roket motorlarının neredeyse tamamı bu türdendir.

Ayrıntılı sayfa →

Çift-kararsızlık süpernovası Pair-instability supernova

Kuramsal olarak yaklaşık 130–250 Güneş kütlesindeki yıldızlarda, elektron–pozitron çifti oluşumunun basıncı düşürmesiyle tetiklenen patlama. Yıldızı tamamen parçalar ve geride kalıntı bırakmaz.

Ayrıntılı sayfa →

Çift pulsar (Hulse–Taylor pulsarı) Binary pulsar (Hulse–Taylor pulsar)

Bir nötron yıldızıyla çift sistem oluşturan pulsar; ilki PSR B1913+16, 1974'te bulundu. Yörüngesinin kütleçekim dalgası yayımıyla daralması 1993 Nobel Fizik Ödülü'nü getirdi.

Ayrıntılı sayfa →

Çift yıldız Binary star

Ortak kütle merkezi çevresinde birbirinin etrafında dolanan iki yıldızdan oluşan sistem. Yıldızların önemli bir kısmı çift ya da çoklu sistemlerdedir; yörüngeleri yıldız kütlelerini ölçmeyi sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Çoban uydu Shepherd moon

Kütleçekimiyle halka parçacıklarını belirli bir bölgede tutan ve halkanın kenarlarını keskinleştiren küçük uydu. Satürn'ün F halkasını Prometheus ve Pandora çevreler.

Çok bantlı görüntüleme Multispectral imaging

Görünür ve kızılötesi ışığın birkaç ile birkaç düzine arasında ayrı bantta kaydedilmesi. Bitki örtüsü, su ve kentsel alanlar bantlardaki farklı yansımalarıyla ayırt edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Çok habercili astronomi Multi-messenger astronomy

Aynı gök olayının ışık, kütleçekim dalgaları, nötrinolar ve kozmik ışınlar gibi farklı habercilerle birlikte incelenmesi. GW170817 bu alanın simge olayıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Çok kademeli roket Multistage rocket

Birden fazla kademeden oluşan ve her kademenin işini bitirince ayrıldığı roket. Yörünge fırlatıcılarının çoğu iki ya da üç kademelidir.

Ayrıntılı sayfa →

Çok katmanlı yalıtım Multi-layer insulation (MLI)

Aralarında boşluk bulunan çok sayıda ince metal kaplı plastik tabakadan oluşan ısıl battaniye. Işınımla ısı geçişini azaltır; uyduların altın veya gümüş renkli görünümü genellikle buradan gelir.

Ayrıntılı sayfa →

Çok küçük açıklıklı terminal Very small aperture terminal (VSAT)

Genellikle 1–3 metreden küçük çanaklı, iki yönlü uydu yer terminali. Bankalar, akaryakıt istasyonları, gemiler ve uzak şantiyeler için veri bağlantısı sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Çok uzun taban çizgisi interferometrisi (VLBI) Very-long-baseline interferometry (VLBI)

Kıtalar arası uzaklıktaki radyo teleskoplarının atom saatleriyle zamanlanmış kayıtlarını birleştiren interferometri. Olay Ufku Teleskobu'nun kara delik görüntüleri bu yöntemle elde edilmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Çubuklu sarmal galaksi Barred spiral galaxy

Merkezinden geçen çubuk biçimli bir yıldız yapısının bulunduğu, sarmal kolların bu çubuğun uçlarından başladığı sarmal galaksi. Sarmal galaksilerin yaklaşık üçte ikisi çubukludur.

Ayrıntılı sayfa →

D

Dawes sınırı Dawes' limit

Eşit parlaklıktaki iki yıldızın gözle ayırt edilebildiği deneysel açısal sınır. Yay saniyesi cinsinden yaklaşık 116 bölü milimetre cinsinden açıklık olarak hesaplanır.

Ayrıntılı sayfa →

Dalga boyu Wavelength

Bir dalgada art arda gelen iki tepe arasındaki uzaklık. Elektromanyetik ışınımda dalga boyu kısaldıkça frekans ve foton enerjisi artar.

Ayrıntılı sayfa →

Dalga sürüklemesi Wave drag

Ses hızına yaklaşan ve aşan uçuşlarda şok dalgalarının oluşmasından kaynaklanan ek sürükleme; ok açılı kanatlar ve alan kuralı bunu azaltmak için kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Dar bant filtre Narrowband filter

Yalnızca belirli bir salma çizgisi çevresindeki birkaç nanometrelik dar aralığı geçiren filtre. Hidrojen-alfa, oksijen-III ve kükürt-II filtreleri bulutsu fotoğrafçılığında yaygındır.

Ayrıntılı sayfa →

DART görevi Double Asteroid Redirection Test (DART)

NASA aracının 26 Eylül 2022'de Dimorphos uydu-asteroidine çarparak yörünge süresini yaklaşık 32 dakika kısalttığı, ilk gezegen savunması deneyi.

Ayrıntılı sayfa →

De Laval lülesi de Laval nozzle

Önce daralıp sonra genişleyen lüle tipi; gaz boğazda ses hızına ulaşır, genişleyen bölümde ise süpersonik hıza çıkar. Neredeyse tüm roket motorları bu ilkeyi kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Değişen yıldız Variable star

Parlaklığı zaman içinde değişen yıldız. Değişim, yıldızın kendi titreşiminden ya da patlamalardan veya bir eşin onu örtmesi gibi dış etkenlerden kaynaklanabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Dekompresyon hastalığı Decompression sickness

Ortam basıncının hızla düşmesiyle kanda çözünmüş azotun kabarcık oluşturması sonucu ortaya çıkan eklem ağrısı ve sinir sistemi bozuklukları; halk arasında vurgun denir.

Ayrıntılı sayfa →

Delta kanat Delta wing

Üçgen biçimli, büyük ok açılı kanat; süpersonik hızlarda düşük sürükleme ve sağlam yapı sunar, Concorde ve birçok savaş uçağında kullanılmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Delta-v (hız değişimi) Delta-v (Δv)

Bir uzay aracının yörünge değiştirmek ya da manevra yapmak için hızında oluşturması gereken değişimin büyüklüğüdür; görev planlamasında yakıt gereksiniminin temel ölçüsüdür.

Ayrıntılı sayfa →

Demir göktaşı Iron meteorite

Büyük ölçüde demir-nikel alaşımından oluşan göktaşı; parçalanmış asteroitlerin çekirdeklerinden geldiği düşünülür. Kesilip asitle dağlandığında Widmanstätten deseni ortaya çıkar.

Ayrıntılı sayfa →

Derin gök cismi Deep-sky object (DSO)

Güneş Sistemi dışında kalan ve tek tek yıldızlar olmayan bulutsu, yıldız kümesi ve galaksi gibi sönük gök cisimlerinin genel adı.

Ayrıntılı sayfa →

Derin Uzay Ağı Deep Space Network (DSN)

NASA'nın gezegenlerarası araçlarla haberleşmek için ABD'de Goldstone, İspanya'da Madrid ve Avustralya'da Canberra yakınlarında kurduğu dev anten ağı. Birbirinden yaklaşık 120° aralıklı olduğundan kesintisiz kapsama sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Dev çarpışma hipotezi Giant-impact hypothesis

Ay'ın, yaklaşık 4,5 milyar yıl önce Mars büyüklüğünde bir cismin (Theia) genç Dünya'ya çarpmasıyla saçılan malzemeden oluştuğunu öne süren, en çok kabul gören kuram.

Ayrıntılı sayfa →

Dev yıldız Giant star

Çekirdeğindeki hidrojen tükendikten sonra genişleyerek aynı sıcaklıktaki anakol yıldızlarından çok daha büyük ve parlak hâle gelen yıldız. Işıtma sınıfı III'tür.

Ayrıntılı sayfa →

Dış merkezlik (basıklık) Eccentricity

Bir yörüngenin daireden ne kadar saptığını gösteren sayıdır; daire için 0, elips için 0 ile 1 arası, parabol için 1, hiperbol için 1'den büyüktür.

Ayrıntılı sayfa →

Dış Uzay Antlaşması Outer Space Treaty

1967'de yürürlüğe giren, uzayın tüm insanlığın kullanımına açık olduğunu, hiçbir devletin gök cisimleri üzerinde egemenlik iddia edemeyeceğini ve yörüngeye kitle imha silahı konamayacağını belirleyen antlaşma.

Ayrıntılı sayfa →

Diferansiyel fotometri Differential photometry

Hedef cismin parlaklığını aynı görüntüdeki karşılaştırma yıldızlarına göre ölçme yöntemi. Atmosferdeki değişimler iki cismi de benzer etkilediği için çok hassas sonuç verir.

Ayrıntılı sayfa →

Dik açıklık (deklinasyon) Declination (Dec)

Bir gök cisminin gök ekvatorunun kuzeyine veya güneyine olan açısal uzaklığıdır; +90° ile −90° arasında değişir ve coğrafi enlemin gökteki karşılığıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Dikine hız yöntemi (Doppler yöntemi) Radial velocity method (Doppler method)

Gezegenin kütleçekimiyle yıldızın yaptığı küçük yalpalamayı, yıldız tayfındaki çizgilerin Doppler kaymasından ölçerek gezegeni ve en küçük kütlesini bulma yöntemi.

Ayrıntılı sayfa →

Dimorphos Dimorphos

Didymos asteroidinin çevresinde dolanan yaklaşık 160 m'lik küçük uydu. NASA'nın DART aracı 2022'de ona çarparak yörünge dönemini yaklaşık 32 dakika kısalttı; ilk gezegen savunması denemesidir.

Ayrıntılı sayfa →

Diyafram fotometrisi Aperture photometry

Görüntüde yıldızın çevresine çizilen dairesel bir alan içindeki toplam ışığı ölçüp çevresindeki gökyüzü arka planını çıkararak parlaklık bulma yöntemi.

Ayrıntılı sayfa →

Dobson teleskobu Dobsonian telescope

Basit, alçak bir altazimut kaide üzerine oturtulmuş Newton teleskobu. John Dobson'un yaygınlaştırdığı bu tasarım, düşük maliyetle büyük açıklık sunduğu için amatörlerce sevilir.

Ayrıntılı sayfa →

Doğal uydu Natural satellite (moon)

Bir gezegen, cüce gezegen ya da asteroit çevresinde kütleçekimiyle dolanan doğal gök cismi. Ay, Titan ve Phobos bunlara örnektir.

Doğrudan cihaza bağlantı Direct-to-device (D2D)

Uyduların özel terminal gerekmeden sıradan cep telefonlarıyla doğrudan haberleşmesi. Karasal şebekenin olmadığı yerlerde mesajlaşma ve sınırlı veri hizmeti sunar.

Ayrıntılı sayfa →

Doğrudan görüntüleme Direct imaging

Yıldızın parlak ışığı koronagraf gibi araçlarla bastırılarak ötegezegenin kendi ışığının doğrudan fotoğraflanması; genç, büyük ve yıldızından uzak gezegenlerde başarılıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Dokuzuncu Gezegen (varsayımsal) Planet Nine (hypothetical)

Bazı uzak Neptün ötesi cisimlerin yörüngelerindeki kümelenmeyi açıklamak için 2016'da önerilen, Dünya'dan birkaç kat kütleli varsayımsal gezegen. Varlığı henüz gözlemle doğrulanmamıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Dolanma (revolüsyon) Revolution (orbital motion)

Bir gök cisminin başka bir cisim etrafındaki yörüngede hareket etmesidir; Dünya Güneş çevresindeki bir dolanımını yaklaşık 365,25 günde tamamlar.

Ayrıntılı sayfa →

Dolunay Full Moon

Ay'ın Güneş'e göre Dünya'nın karşı tarafında bulunduğu ve Dünya'ya bakan yüzünün tamamen aydınlık göründüğü evre. Ay tutulmaları yalnızca dolunayda olur.

Ayrıntılı sayfa →

Dondurularak kurutulmuş yiyecek Freeze-dried food

Donmuş hâldeyken suyu vakumla uzaklaştırılarak hafifletilen, yemeden önce sıcak ya da soğuk su eklenerek hazırlanan uzay yiyeceği.

Ayrıntılı sayfa →

Dönem–ışıtma ilişkisi (Leavitt yasası) Period–luminosity relation (Leavitt law)

Sefeid değişenlerinin dönemi uzadıkça ışıtma güçlerinin de arttığını gösteren ilişki. Henrietta Leavitt tarafından 1908–1912 yıllarında bulunmuş, kozmik uzaklık merdiveninin temel basamağı olmuştur.

Ayrıntılı sayfa →

Dönencel yıl (tropik yıl) Tropical year

Güneş'in art arda iki ilkbahar ekinoksu arasında geçen süredir; yaklaşık 365,2422 gündür ve mevsimleri izleyen takvimlerin temelidir.

Ayrıntılı sayfa →

Dönme (rotasyon) Rotation

Bir gök cisminin kendi ekseni etrafında dönmesidir; Dünya'nın dönmesi gece ile gündüzü ve gök cisimlerinin günlük doğup batışını oluşturur.

Ayrıntılı sayfa →

Dönüşle kararlılık Spin stabilization

Uzay aracını kendi ekseni etrafında döndürerek jiroskopik etkiyle yönelimini koruma yöntemi. Basit ve güvenilirdir; erken uydular ve Juno gibi sondalar bu yöntemi kullanmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Drake denklemi Drake equation

Frank Drake'in 1961'de ortaya koyduğu, galaksimizde iletişim kurabilecek uygarlıkların sayısını yıldız oluşum hızı ve yaşamın ortaya çıkma olasılığı gibi çarpanlarla tahmin eden denklem.

Ayrıntılı sayfa →

Dünya Earth

Güneş'e üçüncü gezegen ve yüzeyinde kalıcı sıvı su bulunduğu, yaşam barındırdığı bilinen tek gök cismi. Tek doğal uydusu Ay'dır.

Dünya dışı zekâ arayışı (SETI) Search for extraterrestrial intelligence (SETI)

Başka uygarlıklardan gelebilecek radyo ya da optik sinyalleri teleskoplarla arayan bilimsel çalışmaların genel adı; sistematik ilk girişim 1960'taki Ozma Projesi'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Dünya'nın dönüşünden kazanç Earth's rotation boost

Doğuya doğru fırlatılan roketlerin Dünya'nın dönüş hızından yararlanması. Ekvatorda bu katkı yaklaşık 465 m/s'dir; bu nedenle uzay limanları ekvatora yakın seçilmeye çalışılır.

Ayrıntılı sayfa →

Dünya'ya yakın cisim Near-Earth object (NEO)

Güneş'e en yakın uzaklığı 1,3 AB'den az olan, dolayısıyla yörüngesi Dünya'nınkine yaklaşabilen asteroit ya da kuyruklu yıldız. Bilinenlerin sayısı on binleri aşmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Dürbün Binoculars

Her göz için ayrı bir optik sisteme sahip, prizmalarla görüntüyü düzelten taşınabilir alet. 7x50 gibi gösterimde ilk sayı büyütmeyi, ikincisi milimetre cinsinden objektif çapını belirtir.

Ayrıntılı sayfa →

Düz alan karesi (flat) Flat field

Düzgün aydınlatılmış bir yüzeyin çekilen görüntüsü. Toz gölgeleri, vinyetleme ve piksel duyarlılığı farkları gibi düzensizlikleri düzeltmek için kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Düzensiz galaksi Irregular galaxy

Belirli bir sarmal ya da eliptik yapısı olmayan, çoğunlukla küçük ve gaz bakımından zengin galaksi. Büyük ve Küçük Macellan Bulutları örnek gösterilir.

Ayrıntılı sayfa →

Düzlük problemi Flatness problem

Evrenin yoğunluğunun kritik yoğunluğa olağanüstü yakın, yani uzayın neredeyse düz olmasının neden böyle ince ayarlı olduğu sorusu. Enflasyon kuramının açıklamaya çalıştığı sorunlardandır.

Ayrıntılı sayfa →

E

Eddington limiti Eddington limit

Işınım basıncının kütleçekimini tam dengelediği en yüksek ışıtma gücü. Bu sınır aşılırsa yıldız ya da yığılma diski dış katmanlarını uzaya üflemeye başlar.

Ayrıntılı sayfa →

Efemeris (gök cetveli) Ephemeris

Gök cisimlerinin ya da uzay araçlarının belirli zamanlardaki hesaplanmış konum ve hızlarını veren tablo veya veri dosyasıdır; gözlem ve görev planlamasında temel kaynaktır.

Ayrıntılı sayfa →

Egzoz hızı Exhaust velocity

Yanma ürünlerinin lüleden çıkış hızı. Etkin egzoz hızı, özgül itkinin yerçekimi ivmesiyle çarpılmasına eşittir ve roket denklemindeki temel parametredir.

Ayrıntılı sayfa →

Einstein halkası Einstein ring

Kaynak, mercek kütlesi ve gözlemcinin neredeyse tam hizalandığı durumda uzak kaynağın görüntüsünün halka biçiminde görünmesi. Güçlü kütleçekimsel merceklenmenin bir örneğidir.

Ayrıntılı sayfa →

Ekinoks (gece-gündüz eşitliği) Equinox

Güneş'in gök ekvatoru üzerinden geçtiği, gece ve gündüzün yaklaşık eşit olduğu andır; her yıl 20–21 Mart ve 22–23 Eylül civarında gerçekleşir.

Ayrıntılı sayfa →

Ekliptik (tutulum) Ecliptic

Güneş'in bir yıl boyunca yıldızlara göre gök küresinde izlediği görünür yoldur; Dünya'nın yörünge düzleminin gökyüzündeki izdüşümüdür ve gök ekvatoruna yaklaşık 23,4° eğiktir.

Ayrıntılı sayfa →

Eksen eğikliği Axial tilt (obliquity)

Bir gezegenin dönme ekseni ile yörünge düzleminin dikmesi arasındaki açıdır; Dünya için yaklaşık 23,44°'dir ve mevsimlerin temel nedenidir.

Ayrıntılı sayfa →

Ekstremofil Extremophile

Aşırı sıcaklık, basınç, asitlik, tuzluluk ya da radyasyon gibi çoğu canlı için öldürücü koşullarda yaşayabilen, çoğunlukla mikrobik canlı.

Ayrıntılı sayfa →

Ekvatoral koordinat sistemi Equatorial coordinate system

Gök ekvatorunu temel düzlem alan, konumları sağ açıklık ve dik açıklıkla veren gök koordinat sistemidir; yıldız katalogları ve teleskop yönlendirmede standarttır.

Ayrıntılı sayfa →

Ekvatoryal kundak Equatorial mount

Bir ekseni Dünya'nın dönme eksenine paralel hizalanan teleskop kaidesi. Gök cisimlerinin günlük hareketini yalnızca bu eksen etrafında döndürerek izlemeyi sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Elektrik güç alt sistemi Electrical power subsystem (EPS)

Uzay aracında elektriği üreten, depolayan, düzenleyen ve dağıtan alt sistem. Genellikle güneş panelleri, bataryalar ve güç düzenleme ünitelerinden oluşur.

Ayrıntılı sayfa →

Elektrikli itki Electric propulsion

İtkeni elektrik enerjisiyle iyonlaştırıp ya da ısıtıp hızlandıran itki türü. İtkisi çok küçük ama özgül itkisi kimyasal roketlerden kat kat yüksektir.

Ayrıntılı sayfa →

Elektrikli pompa beslemeli motor Electric-pump-fed engine

İtken pompalarının türbin yerine bataryadan beslenen elektrik motorlarıyla döndürüldüğü motor türü. Rocket Lab'in Electron roketindeki Rutherford motoru bu yöntemi kullanan ilk yörünge motorudur.

Ayrıntılı sayfa →

Elektromanyetik tayf Electromagnetic spectrum

Radyo dalgalarından mikrodalga, kızılötesi, görünür ışık, morötesi, X-ışını ve gama ışınlarına kadar tüm elektromanyetik ışınım türlerinin dalga boyuna göre sıralanışı.

Ayrıntılı sayfa →

Elektron yozlaşma basıncı Electron degeneracy pressure

Pauli dışarlama ilkesi gereği elektronların aynı kuantum durumuna sıkıştırılamamasından doğan basınç. Sıcaklıktan bağımsızdır ve beyaz cüceleri çökmeye karşı ayakta tutar.

Ayrıntılı sayfa →

Elektronik uçuş kontrolü (fly-by-wire) Fly-by-wire

Pilot kumandalarının mekanik bağlantılar yerine elektrik sinyallerine çevrildiği ve bilgisayarlar aracılığıyla kumanda yüzeylerine iletildiği sistem; zarf koruması sağlayabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Eliptik galaksi Elliptical galaxy

Belirgin bir disk ya da sarmal kol içermeyen, küreden basık elipsoide kadar değişen biçimli galaksi. Çoğunlukla yaşlı yıldızlardan oluşur ve az soğuk gaz barındırır.

Ayrıntılı sayfa →

Enceladus Enceladus

Satürn'ün yaklaşık 500 km çapındaki buzlu uydusu. Güney kutbundaki çatlaklardan uzaya su buharı ve buz püskürten jetleri, yüzey altında bir okyanus olduğunu gösterir ve Satürn'ün E halkasını besler.

Ayrıntılı sayfa →

Enjektör Injector

Yakıt ve oksitleyiciyi yanma odasına uygun oranda, ince damlacıklar halinde püskürterek karışmalarını sağlayan motor bileşeni. Tasarımı yanma kararlılığı için kritik önemdedir.

Ayrıntılı sayfa →

Ergosfer Ergosphere

Dönen bir kara deliğin olay ufkunun dışında kalan ve uzay-zamanın kara delikle birlikte sürüklendiği bölge. Burada hiçbir cisim yerinde duramaz, ama içinden kaçmak hâlâ mümkündür.

Ayrıntılı sayfa →

Eris Eris

2005'te keşfedilen, Plüton'a yakın büyüklükte ama ondan daha kütleli cüce gezegen. Keşfi, gezegen tanımının yeniden yapılmasına ve Plüton'un cüce gezegen sayılmasına yol açtı.

Ayrıntılı sayfa →

Eşdeğer izotropik yayılım gücü Equivalent isotropically radiated power (EIRP)

Verici gücü ile anten kazancının çarpımı; yani her yöne eşit yayan ideal bir antenin aynı sinyal gücünü üretmek için yayması gereken güç. Genellikle dBW cinsinden verilir.

Ayrıntılı sayfa →

Eşdeğerlik ilkesi Equivalence principle

Kütleçekim alanındaki etkilerin yerel olarak ivmeli bir referans çerçevesindeki etkilerden ayırt edilemeyeceğini söyleyen ilkedir; genel göreliliğin temel taşlarından biridir.

Ayrıntılı sayfa →

Eşgüdümlü Evrensel Zaman (UTC) Coordinated Universal Time (UTC)

Atom saatlerine dayanan, gerektiğinde artık saniye eklenerek Dünya'nın dönüşüyle uyumlu tutulan uluslararası zaman standardıdır; Türkiye saati UTC+3'tür.

Eta Carinae Eta Carinae

Karina takımyıldızında, yaklaşık 7.500 ışık yılı uzaklıkta, çok kütleli ve kararsız bir çift yıldız sistemi. 1840'lardaki Büyük Patlama'sında geçici olarak gökyüzünün en parlak yıldızlarından biri olmuştur.

Ayrıntılı sayfa →

Etki küresi Sphere of influence (SOI)

Bir gezegenin çevresinde, cisimlerin hareketinde gezegenin kütleçekiminin Güneş'inkinden baskın sayıldığı yaklaşık bölgedir; Dünya için yarıçapı yaklaşık 925.000 km'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Etkin optik Active optics

Büyük teleskop aynalarının kütleçekim, sıcaklık ve rüzgârla oluşan şekil bozulmalarını, aynanın arkasındaki itici düzeneklerle daha yavaş bir hızda düzelten sistem.

Ayrıntılı sayfa →

Etkin sıcaklık Effective temperature

Yıldızla aynı yarıçapa sahip olup aynı toplam enerjiyi yayacak bir kara cismin sıcaklığı. Yıldız yüzey sıcaklığının standart ölçüsüdür; Güneş için yaklaşık 5.770 K'dir.

Ayrıntılı sayfa →

ETOPS Extended-range twin-engine operations (ETOPS)

Çift motorlu yolcu uçaklarının en yakın uygun havalimanından 60 dakikadan daha uzak rotalarda uçabilmesi için gereken özel onay ve kurallar; okyanus aşırı uçuşlarda yaygındır.

Ayrıntılı sayfa →

Euclid Uzay Teleskobu Euclid (space telescope)

ESA'nın 2023'te fırlattığı, milyarlarca galaksinin biçimini ve uzaklığını ölçerek karanlık madde ve karanlık enerjiyi araştıran uzay teleskobu.

Ayrıntılı sayfa →

Europa Europa

Jüpiter'in buz kabuklu uydusu; kabuğun altında Dünya'daki tüm okyanuslardan daha fazla su içerebilecek tuzlu bir okyanus bulunduğu düşünülür. NASA'nın Europa Clipper aracı 2024'te fırlatıldı.

Ayrıntılı sayfa →

Evrenin genişlemesi Expansion of the universe

Galaksiler arasındaki uzaklıkların uzayın kendisinin genişlemesi nedeniyle zamanla artması. 1920'lerde Lemaître ve Hubble'ın çalışmalarıyla ortaya kondu.

Ayrıntılı sayfa →

Evrenin geometrisi Shape of the universe

Uzayın büyük ölçekteki eğriliği: düz, kapalı (küresel) ya da açık (hiperbolik). KMA ölçümleri evrenin çok yüksek doğrulukla düz olduğunu göstermektedir.

Ayrıntılı sayfa →

Evrenin yaşı Age of the universe

Büyük Patlama'dan bu yana geçen süre; Planck uydusu verilerine göre yaklaşık 13,8 milyar yıldır. Hubble sabiti ve evrenin içeriğinden hesaplanır.

Ayrıntılı sayfa →

Evrensel kütleçekim sabiti (G) Gravitational constant (G)

Newton'un kütleçekim yasasında yer alan ve çekim kuvvetinin şiddetini belirleyen evrensel sabittir; değeri yaklaşık 6,674 × 10⁻¹¹ N·m²/kg²'dir.

Ayrıntılı sayfa →

F

F-1 motoru F-1 engine

Satürn V'in ilk kademesinde beş adet kullanılan, RP-1 ve sıvı oksijen yakan gaz üreteci çevrimli motor. Uçmuş en güçlü tek yanma odalı sıvı yakıtlı roket motorudur.

Ayrıntılı sayfa →

FADEC Full authority digital engine control (FADEC)

Motorun yakıt akışını ve çalışma parametrelerini sensör verilerine göre sürekli ayarlayan, pilotun gaz kolu komutunu en verimli ve güvenli şekilde uygulayan dijital kontrol sistemi.

Falcon 9 Falcon 9

SpaceX'in iki kademeli, RP-1 ve sıvı oksijen kullanan orta sınıf fırlatıcısı. İlk kademesi dokuz Merlin motoruyla çalışır ve itkili inişle kurtarılıp yeniden kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Faydalı yük Payload

Bir roketin taşımak için fırlatıldığı uydu, uzay aracı, kargo ya da mürettebat. Fırlatıcıların kapasitesi genellikle belirli bir yörüngeye taşınabilecek faydalı yük kütlesiyle ifade edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Faydalı yük kaplaması (burun konisi) Payload fairing

Roketin ucunda faydalı yükü atmosferden geçerken aerodinamik ve ısıl yüklerden koruyan, atmosfer dışına çıkınca iki parçaya ayrılıp atılan kabuk.

Ayrıntılı sayfa →

Faz dizili anten Phased-array antenna

Çok sayıda küçük anten elemanının sinyal fazları ayarlanarak hüzmenin mekanik hareket olmadan elektronik olarak yönlendirildiği anten. Starlink kullanıcı terminalleri bu teknolojiyi kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Fermi paradoksu Fermi paradox

Galakside çok sayıda uygarlık olması beklenmesine karşın hiçbirine ait kanıt bulunamaması arasındaki çelişki; adını fizikçi Enrico Fermi'nin "Herkes nerede?" sorusundan alır.

Ayrıntılı sayfa →

Fırlatma aracı (fırlatıcı) Launch vehicle

Faydalı yükü yerden uzaya ya da yörüngeye taşımak için kullanılan roket sistemi. Kapasitesine göre küçük, orta, ağır ve süper ağır sınıflara ayrılır.

Ayrıntılı sayfa →

Fırlatma ertelemesi Launch scrub

Hava koşulları, teknik bir sorun ya da menzil kısıtı nedeniyle bir fırlatma denemesinin iptal edilip başka bir zamana ertelenmesi.

Ayrıntılı sayfa →

Fırlatma kaçış sistemi Launch escape system

Fırlatma sırasında roket arızalanırsa kapsülü güçlü motorlarla hızla roketten uzaklaştırıp paraşütle indiren acil durum sistemi; kule ya da gövdeye gömülü motorlar şeklinde olabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Fırlatma penceresi Launch window

Bir roketin hedef yörüngeye ya da hedef cisme ulaşabilmesi için kalkması gereken zaman aralığı. Uzay istasyonu görevlerinde birkaç saniye, gezegen görevlerinde haftalar sürebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Fırlatma rampası Launch pad

Roketin dikildiği, yakıt yüklendiği ve kalkış yaptığı yer tesisi. Kule, alev kanalı, itken depoları ve su püskürtme sistemleri gibi altyapıyı içerir.

Ayrıntılı sayfa →

FITS biçimi Flexible Image Transport System (FITS)

Astronomide görüntü, tayf ve tabloları üst bilgileriyle birlikte saklamak için kullanılan standart sayısal dosya biçimi. 1981'de tanımlanmış olup gözlemevlerinin çoğu verilerini bu biçimde yayımlar.

Ayrıntılı sayfa →

Flap Flap

Kanadın firar kenarındaki, aşağı açılarak kamburluğu ve çoğu zaman kanat alanını artıran yüzey; kalkış ve inişte daha düşük hızda yeterli kaldırma sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Formasyon uçuşu Formation flying

İki veya daha fazla uzay aracının aralarındaki mesafeyi ve konumu hassas biçimde koruyarak birlikte uçması. GRACE gibi ikiz uydular kütleçekim alanını bu yöntemle ölçmüştür.

Ayrıntılı sayfa →

Fotometri Photometry

Gök cisimlerinden gelen ışığın parlaklığının ya da akısının ölçülmesi. Genellikle belirli filtrelerden geçirilerek yapılır ve kadir ya da akı birimiyle ifade edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Fotosfer Photosphere

Güneş'in görünür ışığının çoğunu yayan, yaklaşık 5.800 K sıcaklıktaki ve birkaç yüz kilometre kalınlığındaki katman; Güneş'in "yüzeyi" olarak gördüğümüz bölümdür.

Ayrıntılı sayfa →

Fraunhofer çizgileri Fraunhofer lines

Güneş tayfında görülen yüzlerce karanlık soğurma çizgisi. Joseph von Fraunhofer 1814'te bunları ayrıntılı olarak kataloglamış, daha sonra bu çizgilerin elementlerden kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Frekans tahsisi Spectrum allocation

Radyo frekans bantlarının uydu, karasal ve diğer hizmetlere paylaştırılması; girişimi önlemek için ITU düzenlemeleri ve ulusal otoritelerin lisanslarıyla yürütülür.

Ayrıntılı sayfa →

G

G yükü G-load

Fırlatma ve atmosfere giriş sırasında mürettebatın maruz kaldığı, Dünya'daki yerçekimi ivmesinin katları cinsinden ifade edilen ivme; vücuda ağır yük bindirir.

Ayrıntılı sayfa →

Gaganyaan Gaganyaan

Hindistan Uzay Araştırma Örgütü'nün (ISRO) yürüttüğü, üç kişilik mürettebatı alçak Dünya yörüngesine taşımayı hedefleyen insanlı uzay uçuşu programı.

Ayrıntılı sayfa →

Galaksi (gökada) Galaxy

Kütleçekimiyle bir arada tutulan milyonlarca ila trilyonlarca yıldız, gaz, toz ve karanlık maddeden oluşan dev sistem. Gözlenebilir evrende yüz milyarlarca galaksi bulunduğu tahmin edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Galaksi birleşmesi Galaxy merger

İki galaksinin çarpışma sonrasında tek bir galaksiye dönüşmesi süreci. Benzer kütleli sarmal galaksilerin birleşmesi çoğunlukla bir eliptik galaksiyle sonuçlanır.

Ayrıntılı sayfa →

Galaksi çarpışması Galaxy collision

İki ya da daha fazla galaksinin kütleçekimsel olarak etkileşip iç içe geçmesi. Yıldızlar nadiren çarpışır, ancak gaz sıkışır ve yoğun yıldız oluşumu başlar.

Ayrıntılı sayfa →

Galaksi diski Galactic disk

Sarmal galaksilerde yıldızların, gazın ve tozun yoğunlaştığı yassı, dönen bileşen. Samanyolu'nda Güneş bu diskte, merkezden yaklaşık 26.000 ışık yılı uzakta bulunur.

Ayrıntılı sayfa →

Galaksi dönme eğrisi Galaxy rotation curve

Bir galaksideki yıldız ve gazın dönme hızının merkezden uzaklığa göre grafiği. Hızların dış bölgelerde düşmeyip yaklaşık sabit kalması karanlık maddenin başlıca kanıtlarındandır.

Ayrıntılı sayfa →

Galaksi grubu Galaxy group

Birkaç düzine ya da daha az galaksiden oluşan, kütleçekimiyle bağlı küçük topluluk. Galaksi kümelerinden daha küçük ve daha az kütlelidir.

Ayrıntılı sayfa →

Galaksi halesi Galactic halo

Galaksiyi kuşatan, seyrek yaşlı yıldızlar, küresel kümeler ve büyük oranda karanlık madde içeren yaklaşık küresel bölge. Diskin çok ötesine uzanır.

Ayrıntılı sayfa →

Galaksi ipliği Galaxy filament

Kozmik ağda galaksi kümelerini birbirine bağlayan, yüz milyonlarca ışık yılı uzunluğundaki ince uzun galaksi ve gaz yapıları. Evrendeki en büyük yapılar arasındadır.

Ayrıntılı sayfa →

Galaksi kümesi Galaxy cluster

Kütleçekimiyle birbirine bağlı yüzlerce ila binlerce galaksiden oluşan, evrenin kütleçekimce bağlı en büyük yapıları. Kütlelerinin çoğu karanlık madde ve sıcak gazdır.

Ayrıntılı sayfa →

Galaksi merkezi Galactic Center

Samanyolu'nun dönme merkezi; Yay takımyıldızı yönünde, yaklaşık 26.000 ışık yılı uzaklıktadır. Yoğun toz nedeniyle en iyi kızılötesi, radyo ve X-ışınıyla incelenir.

Ayrıntılı sayfa →

Galaksi oluşumu ve evrimi Galaxy formation and evolution

Galaksilerin karanlık madde halelerinde gazın soğuyup yoğunlaşmasıyla doğup birleşmeler ve yıldız oluşumuyla zaman içinde değişmesini inceleyen araştırma alanı.

Ayrıntılı sayfa →

Galaksi şişkinliği Galactic bulge

Sarmal galaksilerin merkezinde yer alan, yoğun ve yaklaşık küresel yıldız topluluğu. Çoğunlukla yaşlı yıldızlardan oluşur ve merkezi kara deliği çevreler.

Ayrıntılı sayfa →

Galaksiler arası ortam Intergalactic medium (IGM)

Galaksiler arasındaki uzayı dolduran, çoğunlukla iyonlaşmış hidrojen ve helyumdan oluşan çok seyrek gaz. Evrendeki sıradan maddenin büyük kısmı burada bulunur.

Ayrıntılı sayfa →

Galaktik koordinat sistemi Galactic coordinate system

Samanyolu'nun düzlemini temel alan, sıfır boylamı galaksi merkezi yönünde olan koordinat sistemidir; konumlar galaktik boylam (l) ve enlemle (b) verilir.

Ayrıntılı sayfa →

Gale krateri Gale Crater

Mars'ta, ortasında Aeolis Mons (Mount Sharp) adlı katmanlı tortul dağın yükseldiği yaklaşık 154 km çapındaki krater. Curiosity gezgini 2012'den beri burada çalışmaktadır.

Ayrıntılı sayfa →

Galileo Galileo

Avrupa Birliği'nin sivil denetimli küresel uydu seyrüsefer sistemi. Uyduları yaklaşık 23.200 km irtifada bulunur; 2016'dan beri hizmet vermektedir.

Galileo uyduları Galilean moons

Jüpiter'in Galileo Galilei tarafından 1610'da keşfedilen dört büyük uydusu: Io, Europa, Ganymede ve Callisto. Küçük bir teleskop ya da dürbünle görülebilirler.

Ayrıntılı sayfa →

Gama ışını Gamma ray

Elektromanyetik tayfın en kısa dalga boylu ve en yüksek enerjili ışınımı. Süpernovalar, pulsarlar, aktif galaksi çekirdekleri ve gama ışını patlamaları gibi en şiddetli olaylardan gelir.

Ayrıntılı sayfa →

Gama ışını patlaması Gamma-ray burst (GRB)

Uzak galaksilerde görülen, birkaç milisaniyeden dakikalara kadar süren en güçlü elektromanyetik patlamalar. Uzun olanlar dev yıldızların çöküşüyle, kısa olanlar nötron yıldızı birleşmeleriyle ilişkilidir.

Ayrıntılı sayfa →

Ganymede (Ganimed) Ganymede

Jüpiter'in ve Güneş Sistemi'nin en büyük uydusu; Merkür gezegeninden bile daha büyüktür. Kendi manyetik alanına sahip bilinen tek uydudur ve ESA'nın JUICE görevinin ana hedefidir.

Ayrıntılı sayfa →

Gaz devi Gas giant

Kütlesinin büyük bölümü hidrojen ve helyumdan oluşan, belirgin katı yüzeyi olmayan dev gezegen. Güneş Sistemi'ndeki örnekleri Jüpiter ve Satürn'dür.

Ayrıntılı sayfa →

Gaz üreteci çevrimi Gas-generator cycle

İtkenin küçük bir bölümünün ayrı bir üreteçte yakılıp türbini çevirdiği, ardından bu gazın dışarı atıldığı motor çevrimi. Basit ve güvenilirdir; Merlin ve F-1 bu çevrimi kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Gecikme süresi Latency

Sinyalin kaynaktan hedefe ulaşması için geçen süre. Yer durağan uydu üzerinden yer–uydu–yer tek atlama yaklaşık 240 milisaniye sürerken alçak yörünge ağlarında bu süre onlarca milisaniyedir.

Ayrıntılı sayfa →

Geç Ağır Bombardıman Late Heavy Bombardment

İç Güneş Sistemi'nde yaklaşık 4,1 ile 3,8 milyar yıl önce çarpma sayısının belirgin biçimde arttığı öne sürülen dönem. Ay örneklerinden yola çıkılarak önerilmiştir ve varlığı hâlâ tartışmalıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Geçiş (transit) Transit (astronomical)

Küçük görünen bir gök cisminin daha büyük bir cismin diski önünden geçmesidir; Merkür ve Venüs'ün Güneş diski önünden geçişleri bunun örnekleridir.

Ayrıntılı sayfa →

Geçiş yöntemi (transit yöntemi) Transit method

Bir gezegenin yıldızının önünden geçerken yıldız ışığında yarattığı küçük ve düzenli sönükleşmeyi ölçerek gezegeni ve büyüklüğünü belirleme yöntemi.

Ayrıntılı sayfa →

Gelgit bozulması olayı (TDE) Tidal disruption event (TDE)

Süper kütleli bir kara deliğe fazla yaklaşan yıldızın gelgit kuvvetleriyle parçalanması. Yıldız maddesinin bir kısmı kara deliğe düşerken aylarca süren parlak bir ışınım patlaması gözlenir.

Ayrıntılı sayfa →

Gelgit ısınması Tidal heating

Bir uydunun basık yörüngesinde gezegenin değişen kütleçekimiyle sürekli esnemesi sonucu içinde ortaya çıkan sürtünme ısısı. Io'nun volkanlarını ve Europa'nın okyanusunu canlı tutar.

Ayrıntılı sayfa →

Gelgit kilitlenmesi Tidal locking (synchronous rotation)

Gelgit sürtünmesi sonucunda bir uydunun dönme döneminin yörünge dönemine eşitlenmesidir; bu yüzden Ay Dünya'ya hep aynı yüzünü gösterir.

Ayrıntılı sayfa →

Gelgit kuvveti Tidal force

Bir cismin farklı kısımlarına etkiyen kütleçekim kuvvetlerinin farkından doğan, cismi çekim doğrultusunda gerip uzatan etkidir; Dünya'daki okyanus gelgitleri başlıca Ay'dan kaynaklanır.

Gemini programı Project Gemini

1965–1966'da on insanlı uçuş yapan, iki kişilik kapsüllerle uzay yürüyüşü, buluşma ve kenetlenme gibi Ay yolculuğu tekniklerini deneyen NASA programı.

Ayrıntılı sayfa →

Geminidler Geminids

Aralık ortasında en yüksek düzeye ulaşan, yılın en zengin meteor yağmurlarından biri. Kaynağı bir kuyruklu yıldız değil, 3200 Phaethon adlı asteroittir; radyantı İkizler takımyıldızındadır.

Ayrıntılı sayfa →

Genel görelilik General relativity

Einstein'ın 1915'te yayımladığı, kütleçekimini kütle ve enerjinin uzay-zamanı bükmesi olarak açıklayan kuramdır; kara delikleri ve kütleçekim dalgalarını öngörür.

Ayrıntılı sayfa →

Genleşme oranı Expansion ratio

Lüle çıkış alanının boğaz alanına oranı. Boşlukta çalışan üst kademe motorlarında bu oran çok büyük tutulur; deniz seviyesi motorlarında ise akış ayrılmasını önlemek için daha küçüktür.

Ayrıntılı sayfa →

Genleştirici çevrim Expander cycle

Yakıtın motor duvarlarında ısınıp buharlaşarak türbini çevirdiği, ön yakıcı gerektirmeyen çevrim. Genellikle sıvı hidrojenli üst kademelerde kullanılır; RL10 bilinen örneğidir.

Ayrıntılı sayfa →

Gerçek anomali True anomaly

Yörüngedeki cismin periapsis noktasından itibaren, çekim merkezinden bakıldığında katettiği açıdır; cismin belirli bir andaki gerçek konumunu gösterir.

Ayrıntılı sayfa →

Gerçek hava hızı True airspeed (TAS)

Uçağın çevresindeki hava kütlesine göre gerçek hızı; irtifa arttıkça hava yoğunluğu azaldığından gösterge hava hızından giderek daha yüksek olur.

Ayrıntılı sayfa →

Geri dönüş ateşlemesi Boostback burn

Ayrılmadan sonra ilk kademenin yönünü çevirip motorlarını ateşleyerek fırlatma alanına ya da iniş noktasına doğru geri dönmesini sağlayan manevra.

Ayrıntılı sayfa →

Geri hareket (retrograd hareket) Retrograde motion

Bir gezegenin yıldızlara göre gökyüzündeki olağan doğuya doğru hareketinin geçici olarak tersine dönüp batıya ilerliyormuş gibi görünmesidir; Dünya'nın gezegeni yörüngede geçmesinden kaynaklanır.

Ayrıntılı sayfa →

Geri sayım Countdown

Fırlatma öncesindeki işlemlerin T eksi zaman olarak sıralandığı ve sıfır anında kalkışın gerçekleştiği zaman çizelgesi. Gerekirse planlı ya da plansız beklemelerle durdurulabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Gezegen Planet

Uluslararası Astronomi Birliği'nin 2006 tanımına göre Güneş çevresinde dolanan, kendi kütleçekimiyle yaklaşık küresel biçim almış ve yörünge çevresini başka cisimlerden temizlemiş gök cismi.

Ayrıntılı sayfa →

Gezegen bilimi Planetary science

Gezegenleri, uyduları, küçük cisimleri ve gezegen sistemlerinin oluşumunu jeoloji, atmosfer bilimi, fizik ve kimya yöntemleriyle inceleyen bilim dalı.

Ayrıntılı sayfa →

Gezegen halkası Planetary ring

Bir gezegenin çevresinde ekvator düzleminde dolanan toz, buz ve kayaç parçacıklarından oluşan ince disk. Dört dev gezegenin hepsinin halkası vardır; en belirgini Satürn'ünkidir.

Gezegen katmanlaşması (farklılaşma) Planetary differentiation

Genç bir gezegenin ya da büyük bir asteroidin erimesiyle yoğun maddelerin merkeze çökmesi ve iç yapının çekirdek, manto ve kabuk katmanlarına ayrılması süreci.

Ayrıntılı sayfa →

Gezegen koruma Planetary protection

Uzay araçlarının başka gök cisimlerini Dünya mikroplarıyla kirletmesini ve dönen numunelerin Dünya'yı olası yabancı biyolojik malzemeyle kirletmesini önlemeye yönelik ilke ve uygulamalar.

Gezegen savunması Planetary defense

Dünya'ya çarpma riski taşıyan asteroit ve kuyruklu yıldızların keşfi, izlenmesi, risk değerlendirmesi ve gerektiğinde saptırılması için yürütülen çalışmaların bütünü.

Ayrıntılı sayfa →

Gezegenimsi (planetezimal) Planetesimal

Genç Güneş'in çevresindeki diskte toz ve buzun birleşmesiyle oluşan, metrelerden kilometrelere uzanan katı yapı taşı. Gezegenimsiler çarpışıp birleşerek gezegenleri oluşturdu.

Ayrıntılı sayfa →

Gezegenimsi bulutsu Planetary nebula

Düşük ve orta kütleli bir yıldızın ömrünün sonunda dışarı attığı, sıcak çekirdeğin ışığıyla parlayan gaz kabuğu. Gezegenlerle ilgisi yoktur; adını eski teleskoplardaki disk görünümünden alır.

Ayrıntılı sayfa →

Gezegenlerarası manyetik alan (GMA) Interplanetary magnetic field (IMF)

Güneş rüzgârının uzaya taşıdığı Güneş manyetik alanı; güney yönelimli olduğunda Dünya'nın manyetik alanıyla daha kolay bağlanır ve fırtına riskini artırır.

Ayrıntılı sayfa →

Gezgin (rover) Rover

Bir gök cisminin yüzeyinde hareket ederek farklı noktaları inceleyen robotik araç. NASA'nın Mars'taki Curiosity ve Perseverance gezginleri örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Gimbal (motor yalpalığı) Gimbal

Roket motorunu birkaç derece döndürebilen ve itki yönünü değiştirerek aracın yönlendirilmesini sağlayan mafsallı bağlantı. Hidrolik ya da elektrikli eyleyicilerle hareket ettirilir.

Ayrıntılı sayfa →

Giriş, alçalma ve iniş Entry, descent and landing (EDL)

Bir aracın gezegen atmosferine girişinden yüzeye konuşuna kadar geçen evre. Mars'ta bu süreç yaklaşık yedi dakika sürer ve ısı kalkanı, paraşüt ile roketleri sırayla kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Giriş sırasında haberleşme kesintisi Reentry blackout

Atmosfere giriş sırasında aracı saran iyonlaşmış plazma tabakasının radyo sinyallerini engellemesi nedeniyle haberleşmenin birkaç dakika kesilmesi.

GLONASS GLONASS

Rusya'nın küresel uydu seyrüsefer sistemi. Uyduları yaklaşık 19.100 km irtifada, üç yörünge düzleminde bulunur ve yüksek enlemlerde iyi kapsama sağlar.

Go-To kundak Go-To mount

Bilgisayar denetimli motorlarıyla veritabanından seçilen gök cismini kendiliğinden bulup ona yönelen ve izleyen teleskop kaidesi. Başlangıçta birkaç yıldızla hizalanması gerekir.

Ayrıntılı sayfa →

Gök ekvatoru Celestial equator

Dünya ekvator düzleminin gök küresini kestiği büyük çemberdir; gökyüzünü kuzey ve güney yarıkürelere ayırır ve dik açıklığın sıfır noktasıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Gök haritası (yıldız haritası) Star chart

Yıldızların, takımyıldızların ve diğer gök cisimlerinin konumlarını gösteren harita. Gözlemcinin hedef cisimleri bulmasına yardım eder.

Ayrıntılı sayfa →

Gök kutbu Celestial pole

Dünya'nın dönme ekseninin uzatıldığında gök küresini deldiği iki noktadan her biridir; kuzey gök kutbu bugün Kutup Yıldızı'na çok yakındır.

Ayrıntılı sayfa →

Gök küresi Celestial sphere

Gözlemciyi merkez kabul eden, gök cisimlerinin üzerine izdüşürüldüğü varsayılan sonsuz yarıçaplı hayalî küredir; gök konumlarını açılarla belirtmeyi kolaylaştırır.

Ayrıntılı sayfa →

Gök mekaniği Celestial mechanics

Gök cisimlerinin kütleçekim etkisi altındaki hareketlerini Newton ve Kepler yasalarına dayanarak inceleyen, gezegen ve uydu konumlarını hesaplayan astronomi dalıdır.

Göktaşı Meteorite

Atmosferden geçerken tamamen yanmayıp yeryüzüne ulaşan meteoroit parçası. Çoğu asteroitlerden gelir; az sayıda Ay ve Mars kökenli örnek de bulunmuştur.

Ayrıntılı sayfa →

Gökyüzü taraması Sky survey

Gökyüzünün geniş bir bölümünün ya da tamamının sistemli olarak görüntülenip kataloglanması. Sloan Sayısal Gökyüzü Taraması ve Gaia bilinen örneklerdir.

Ayrıntılı sayfa →

Gökyüzü vinci Sky crane

Roketli bir iniş platformunun gezgini halatlarla yüzeye indirip ardından uzaklaşarak düştüğü iniş sistemi. Curiosity 2012'de, Perseverance 2021'de Mars'a bu yöntemle inmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Göreli jet Relativistic jet

Bir kara delik ya da nötron yıldızı çevresinden, ışık hızına yakın hızla fırlatılan dar plazma akımı. Aktif galaksilerde jetler milyonlarca ışık yılı uzanabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Görerek uçuş kuralları Visual flight rules (VFR)

Pilotun yeterli görüş ve bulutlardan uzaklık koşullarında dışarıya bakarak yön bulduğu ve diğer uçaklardan kaçındığı uçuş kuralları.

Ayrıntılı sayfa →

Görev uzmanı Mission specialist

Deneyler, robot kol kullanımı ve uzay yürüyüşü gibi görevin bilimsel ve teknik işlerinden sorumlu astronot; rol özellikle uzay mekiği döneminde tanımlanmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Görsel çift Visual binary

Bileşenleri teleskopla ayrı ayrı görülebilen ve yörünge hareketi doğrudan izlenebilen çift yıldız. Yörünge ölçümleri, uzaklık biliniyorsa toplam kütleyi verir.

Ayrıntılı sayfa →

Görüntü yığma (istifleme) Image stacking

Aynı cismin çok sayıda karesinin hizalanıp birleştirilmesiyle gürültüyü azaltma ve sönük ayrıntıyı ortaya çıkarma tekniği. Astrofotoğrafçılıkta temel işlem adımıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Görünür ışık Visible light

İnsan gözünün algılayabildiği, yaklaşık 380 ile 750 nanometre arasındaki elektromanyetik ışınım. Mordan kırmızıya uzanan renkleri içerir.

Ayrıntılı sayfa →

Görünür kadir Apparent magnitude

Bir gök cisminin Dünya'dan görüldüğü hâliyle parlaklığıdır; Sirius yaklaşık −1,46, çıplak gözle görülebilen en sönük yıldızlar karanlık gökte yaklaşık +6 kadirdir.

Ayrıntılı sayfa →

Görüş (seeing) Astronomical seeing

Atmosferdeki türbülansın yıldız görüntülerini bulanıklaştırma ve titretme derecesi. Yıldız görüntüsünün yay saniyesi cinsinden genişliğiyle ölçülür; en iyi gözlem yerlerinde bir yay saniyesinin altındadır.

Ayrıntılı sayfa →

Görüş alanı Field of view (FOV)

Teleskop, dürbün ya da kamerayla bir anda görülebilen gökyüzü bölgesinin açısal genişliği. Genellikle derece ya da yay dakikası cinsinden ifade edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Gövde (füzelaj) Fuselage

Uçağın kokpiti, yolcu kabinini ve kargoyu barındıran, kanat ve kuyruk takımının bağlandığı ana yapısal bölümü.

Ayrıntılı sayfa →

Göz merceği (oküler) Eyepiece (ocular)

Teleskobun oluşturduğu görüntüyü büyüterek gözle izlenmesini sağlayan mercek grubu. Farklı odak uzaklıklı göz mercekleri değiştirilerek büyütme ayarlanır.

Ayrıntılı sayfa →

Gözlemevi Observatory

Gökyüzünü gözlemek için teleskop ve aletlerin bulunduğu tesis. Işık kirliliğinden uzak, yüksek ve kuru yerlere kurulur; Türkiye'de Doğu Anadolu Gözlemevi buna örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Gözlenebilir evren Observable universe

Evrenin yaşı boyunca ışığın bize ulaşabildiği küresel bölge. Genişleme nedeniyle yarıçapı yaklaşık 46,5 milyar ışık yılıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Gregoryen takvim (Miladi takvim) Gregorian calendar

1582'de Papa XIII. Gregorius'un düzenlediği, Jülyen takviminin artık yıl kuralını düzelten güneş takvimidir; bugün dünyada sivil takvim olarak yaygın biçimde kullanılır.

Guyana Uzay Merkezi Guiana Space Centre

Fransız Guyanası'nın Kourou kentinde, ekvatora yaklaşık 5° uzaklıkta bulunan Avrupa'nın uzay limanı. Ariane ve Vega roketleri buradan fırlatılır.

Ayrıntılı sayfa →

Günberi Perihelion

Güneş çevresinde dolanan bir cismin Güneş'e en yakın olduğu yörünge noktasıdır; Dünya her yıl Ocak ayının başlarında günberiden geçer.

Ayrıntılı sayfa →

Günberi argümanı (periapsis argümanı) Argument of periapsis

Yörünge düzlemi içinde çıkış düğümünden periapsis noktasına kadar ölçülen açıdır; elipsin kendi düzlemindeki yönelimini belirler.

Ayrıntılı sayfa →

Gündönümü Solstice

Güneş'in gök ekvatorundan en kuzey ya da en güney konumuna ulaştığı andır; 21 Haziran civarında en uzun, 21 Aralık civarında en kısa gündüz yaşanır (kuzey yarıküre).

Ayrıntılı sayfa →

Güneş algılayıcı Sun sensor

Güneş'in uzay aracına göre yönünü ölçen basit ve güvenilir algılayıcı. Özellikle güvenli modda panelleri Güneş'e çevirmek için kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş çekirdeği Solar core

Güneş'in merkezindeki, sıcaklığı yaklaşık 15 milyon K olan ve hidrojenin helyuma kaynaştığı nükleer füzyonla tüm enerjisini üreten bölge.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş döngüsü Solar cycle

Güneş lekesi sayısının ve genel etkinliğin ortalama 11 yılda bir artıp azaldığı dönem; manyetik kutupların da yön değiştirmesiyle tam manyetik döngü yaklaşık 22 yıldır.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş enerjik parçacık olayı Solar energetic particle (SEP) event

Patlamalar ve kütle atımlarıyla hızlandırılan protonların kısa sürede Dünya çevresine ulaştığı olay; astronotlar, uydu elektroniği ve kutup uçuşları için radyasyon riski oluşturur.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş eşzamanlı yörünge Sun-synchronous orbit (SSO)

Yörünge düzleminin yılda bir tam tur döndüğü, yaklaşık 98° eğimli kutba yakın yörünge. Uydu bir bölgenin üzerinden her gün aynı yerel güneş saatinde geçer; görüntüleme uyduları için idealdir.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş filtresi Solar filter

Güneş'in ışığının çok küçük bir bölümünü geçirerek güvenli gözleme olanak tanıyan, teleskobun önüne takılan özel filtre. Filtresiz Güneş'e bakmak kalıcı göz hasarına yol açar.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş günü Solar day

Güneş'in art arda iki kez gök meridyeninden geçmesi arasındaki süredir; ortalama değeri 24 saattir ve yıldız gününden yaklaşık 4 dakika uzundur.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş kütlesi (M☉) Solar mass (M☉)

Yıldızların, karadeliklerin ve galaksilerin kütlesini anlatmak için kullanılan, Güneş'in kütlesine eşit birimdir; yaklaşık 1,989 × 10³⁰ kg'dır.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş lekesi Sunspot

Güneş yüzeyinde güçlü manyetik alanın ısı akışını bastırdığı, çevresinden yaklaşık 1.500–2.000 K daha soğuk olduğu için koyu görünen bölge.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş paneli Solar array

Güneş ışığını elektriğe dönüştüren hücrelerin dizildiği açılır kanatlar. Dünya yörüngesindeki uyduların büyük çoğunluğunun ana güç kaynağıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş patlaması (güneş parlaması) Solar flare

Güneş atmosferinde manyetik enerjinin dakikalar içinde açığa çıktığı ani ışınım artışı; şiddetine göre A, B, C, M ve X sınıflarına ayrılır.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş rüzgârı Solar wind

Güneş koronasından her yöne sürekli akan yüklü parçacık (çoğunlukla proton ve elektron) akışı; Dünya yakınında hızı genellikle saniyede 300–800 km arasındadır.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş saati (mizvele) Sundial

Bir çubuğun ya da kenarın gölgesinin konumundan güneş zamanını gösteren alet; Osmanlı camilerinin duvarlarında namaz vakitlerini belirlemek için sıkça kullanılmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş sabiti Solar constant

Dünya'nın ortalama uzaklığında, atmosferin dışında Güneş'e dik birim yüzeye düşen toplam ışınım gücü; yaklaşık 1.361 W/m²'dir ve döngüyle çok az değişir.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş Sistemi Solar System

Güneş ile ona kütleçekimle bağlı gezegenler, cüce gezegenler, uydular, asteroitler, kuyruklu yıldızlar ve gezegenlerarası tozdan oluşan sistem. Yaklaşık 4,6 milyar yıl önce oluşmuştur.

Ayrıntılı sayfa →

Güneş yelkeni Solar sail

Güneş ışığındaki fotonların basıncını geniş ve çok ince bir yansıtıcı yüzeyle yakalayarak itken harcamadan itki elde eden yöntem. Japonya'nın IKAROS aracı 2010'da bunu gezegenlerarası uzayda gösterdi.

Ayrıntılı sayfa →

Güney Atlantik Anomalisi South Atlantic Anomaly

Güney Amerika ve Güney Atlantik üzerinde manyetik alanın zayıf olduğu, iç Van Allen kuşağının yüzeye en çok yaklaştığı bölge; alçak yörüngedeki uydularda arızalara yol açabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Güney Kutbu–Aitken havzası South Pole–Aitken basin

Ay'ın uzak yüzünde, yaklaşık 2.500 km çapındaki dev çarpma havzası. Güneş Sistemi'nde bilinen en büyük ve en eski çarpma yapılarından biridir.

Ayrıntılı sayfa →

Günöte Aphelion

Güneş çevresinde dolanan bir cismin Güneş'ten en uzak olduğu yörünge noktasıdır; Dünya her yıl Temmuz ayının başlarında günöteden geçer.

Ayrıntılı sayfa →

Güvenli mod Safe mode

Uzay aracının bir arıza algıladığında gereksiz faaliyetleri durdurup panelleri Güneş'e çevirdiği ve yerden komut beklediği koruyucu durum. Mühendislere sorunu çözmek için zaman kazandırır.

Ayrıntılı sayfa →

H

H II bölgesi H II region

Genç, sıcak O ve B tipi yıldızların çevresindeki hidrojenin iyonlaştığı parlak bölge. Yeni yıldız oluşumunun işaretidir; Orion Bulutsusu tipik bir örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Hawking ışıması Hawking radiation

Stephen Hawking'in 1974'te öngördüğü, kuantum etkiler nedeniyle kara deliklerin çok yavaşça ışınım yayarak kütle kaybetmesi. Yıldız kütleli kara deliklerde son derece zayıftır ve henüz gözlenmemiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Hall etkili itici Hall-effect thruster

Elektronları manyetik alanla tuzaklayıp oluşan elektrik alanla iyonları hızlandıran elektrikli itici. Starlink uyduları kripton ya da argonla çalışan Hall iticileri kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Halley Kuyruklu Yıldızı Halley's Comet (1P/Halley)

Yaklaşık 76 yılda bir Güneş'e dönen ve çıplak gözle görülebilen en ünlü kısa dönemli kuyruklu yıldız. Son kez 1986'da geçti; yeniden 2061'de görünmesi bekleniyor.

Ayrıntılı sayfa →

Hava hızı göstergesi Airspeed indicator

Pitot ve statik basınç farkını kullanarak uçağın havaya göre hızını genellikle knot cinsinden gösteren temel uçuş aleti.

Ayrıntılı sayfa →

Hava kilidi Airlock

İç basınçlı ortam ile uzay boşluğu arasında geçiş sağlayan, havası boşaltılıp yeniden doldurulabilen bölme; astronotlar uzay yürüyüşüne buradan çıkar.

Ayrıntılı sayfa →

Hava kütlesi Airmass

Işığın geçtiği atmosfer kalınlığının başucundaki kalınlığa oranı. Başucunda 1 olan bu değer, ufkun 30 derece üzerinde yaklaşık 2'ye çıkar.

Ayrıntılı sayfa →

Hava sağanağı Extensive air shower

Yüksek enerjili bir kozmik ışının atmosferdeki çekirdeklere çarparak milyarlarca ikincil parçacıktan oluşan bir çığ başlatması. Yerdeki dedektör dizileriyle ölçülür.

Ayrıntılı sayfa →

Hava trafik kontrolü Air traffic control (ATC)

Uçaklar arasında güvenli ayırmayı sağlamak, trafiği düzenli ve hızlı akıtmak için pilotlara talimat ve bilgi veren yer tabanlı hizmet.

Ayrıntılı sayfa →

Hayatta kalma eğitimi Survival training

Kapsülün planlanmayan bir yere, örneğin denize, ormana ya da karlı araziye inmesi durumuna karşı astronotlara verilen dayanıklılık ve kurtarma eğitimi.

Ayrıntılı sayfa →

Helikopter Helicopter

Kaldırma ve itkiyi motorla döndürülen ana rotordan elde eden; dikey kalkış, iniş ve havada asılı kalma yapabilen döner kanatlı hava aracı.

Heliopoz Heliopause

Güneş rüzgârının basıncının yıldızlararası ortamın basıncıyla dengelendiği heliosfer sınırı; Voyager 1 bu sınırı 2012'de, Voyager 2 ise 2018'de geçti.

Ayrıntılı sayfa →

Heliosfer Heliosphere

Güneş rüzgârının ve Güneş'in manyetik alanının yıldızlararası ortamı ittiği, tüm gezegenleri içine alan dev kabarcık biçimli bölge.

Ayrıntılı sayfa →

Helyosismoloji Helioseismology

Güneş yüzeyindeki salınımları ölçerek iç yapısını, sıcaklığını ve dönme hızını inceleyen bilim dalı; depremlerle Dünya'nın içini incelemeye benzer.

Ayrıntılı sayfa →

Helyum parlaması Helium flash

Yaklaşık 2 Güneş kütlesinden hafif yıldızlarda, yozlaşmış helyum çekirdeğinde füzyonun birkaç dakika içinde patlarcasına başlaması. Enerji çekirdekte emilir, dışarıdan doğrudan görülmez.

Ayrıntılı sayfa →

Herbig–Haro nesnesi Herbig–Haro object

Genç yıldızlardan fırlayan jetlerin çevredeki gaza çarparak oluşturduğu parlak şok bölgeleri. Yalnızca birkaç bin yıl gibi kısa sürelerde görünür kalırlar.

Ayrıntılı sayfa →

Hertzsprung–Russell diyagramı (HR diyagramı) Hertzsprung–Russell diagram (H–R diagram)

Yıldızların ışıtma gücünü yüzey sıcaklığına ya da tayf sınıfına karşı gösteren grafik. Anakol, devler ve beyaz cüceler bu diyagramda ayrı bölgelerde toplanır.

Ayrıntılı sayfa →

Hızlanan genişleme Accelerating expansion

Evrenin genişleme hızının zamanla arttığı gözlemi. 1998'de Ia türü süpernovalarla keşfedildi ve 2011 Nobel Fizik Ödülü'ne konu oldu.

Ayrıntılı sayfa →

Hızlı radyo patlaması Fast radio burst (FRB)

Çoğunlukla başka galaksilerden gelen, yalnızca milisaniyeler süren güçlü radyo sinyali. 2007'de keşfedildi; bazılarının magnetarlardan kaynaklandığı belirlenmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Hibrit roket Hybrid rocket

Yakıtın katı, oksitleyicinin sıvı ya da gaz halinde olduğu roket türü. Oksitleyici akışı kesilerek motor durdurulabilir; katı yakıtlılara göre daha güvenli kabul edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Hicri takvim Hijri calendar

Hicret yılı olan 622'yi başlangıç alan, 12 kameri aydan oluşan ve yılı 354 ya da 355 gün süren ay takvimi; bu yüzden aylar mevsimlerde kayar.

Ayrıntılı sayfa →

Hidrazin Hydrazine

N₂H₄ formüllü, katalizörle ayrışarak tek bileşenli itken olarak ya da oksitleyiciyle hipergolik olarak kullanılan zehirli sıvı. Uydu ve uzay aracı iticilerinde yaygındır.

Ayrıntılı sayfa →

Hidrojen-alfa filtresi Hydrogen-alpha (Hα) filter

Hidrojenin 656,3 nanometredeki kırmızı salma çizgisini geçiren dar bant filtre. Salma bulutsularını görüntülemekte ve özel tasarımlarıyla Güneş'in fışkırmalarını gözlemekte kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Hidrostatik denge Hydrostatic equilibrium

Bir yıldızda içe doğru çeken kütleçekimi ile dışa doğru iten gaz ve ışınım basıncının birbirini dengelemesi. Bu denge yıldızın kararlı bir boyutta kalmasını sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Hill küresi Hill sphere

Bir cismin, daha büyük bir cismin çevresinde dolanırken uydularını kendi kütleçekimiyle tutabildiği yaklaşık bölgedir; Dünya için yarıçapı yaklaşık 1,5 milyon km'dir.

Hiperbolik yörünge Hyperbolic trajectory

Dış merkezliği 1'den büyük, açık uçlu yörüngedir; bu yolu izleyen cisim çekim merkezine bir kez yaklaşıp geri dönmemek üzere uzaklaşır. Yıldızlararası ziyaretçiler böyle yörüngelerde gelir.

Ayrıntılı sayfa →

Hipergolik itken Hypergolic propellant

Birbirine temas ettiği anda ateşleme sistemi gerekmeden kendiliğinden tutuşan yakıt-oksitleyici çifti. Hidrazin türevleri ile azot tetroksit tipik örnektir; zehirli ama depolanabilirdir.

Ayrıntılı sayfa →

Hipersonik uçuş Hypersonic flight

Genellikle Mach 5'in üzerindeki hızlarda yapılan uçuş; aerodinamik ısınma, havanın kimyasal ayrışması ve malzeme dayanımı başlıca mühendislik zorluklarıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Hiperspektral görüntüleme Hyperspectral imaging

Her piksel için yüzlerce dar ve bitişik bantta tayf kaydeden görüntüleme. Mineraller, bitki hastalıkları ve kirleticiler gibi malzemeler tayf imzalarından tanımlanabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Hohmann transfer yörüngesi Hohmann transfer orbit

İki eş düzlemli dairesel yörünge arasında, iki motor ateşlemesiyle geçişi sağlayan ve her iki yörüngeye teğet eliptik yörüngedir; genellikle en az enerji gerektiren iki ateşlemeli yoldur.

Ayrıntılı sayfa →

Hubble ayar çatalı Hubble tuning fork

Edwin Hubble'ın 1926'da önerdiği, galaksileri eliptik, mercek biçimli, sarmal ve çubuklu sarmal olarak çatal şeklinde bir şemada dizen görünüm temelli sınıflandırma.

Ayrıntılı sayfa →

Hubble Derin Alanı Hubble Deep Field

Hubble Uzay Teleskobu'nun gökyüzünün çok küçük bir bölgesini uzun pozlamayla görüntülediği, binlerce uzak galaksiyi ortaya koyan ünlü gözlem. İlki 1995'te yapıldı.

Ayrıntılı sayfa →

Hubble gerilimi Hubble tension

Hubble sabitinin erken evren (KMA) verilerinden yaklaşık 67, yakın evrendeki uzaklık ölçümlerinden ise yaklaşık 73 km/s/Mpc bulunması nedeniyle ortaya çıkan, henüz çözülmemiş uyuşmazlık.

Ayrıntılı sayfa →

Hubble–Lemaître yasası Hubble–Lemaître law

Uzak galaksilerin bizden uzaklaşma hızının uzaklıklarıyla doğru orantılı olduğunu söyleyen ilişki: v = H₀·d. Evrenin genişlediğinin temel gözlemsel kanıtıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Hubble sabiti Hubble constant (H₀)

Evrenin bugünkü genişleme hızını gösteren sabit; değeri yaklaşık 67–73 km/s/Mpc'dir. Her megaparsek uzaklık için galaksilerin uzaklaşma hızının ne kadar arttığını belirtir.

Ayrıntılı sayfa →

Hücum açısı Angle of attack (AoA)

Kanat profilinin veter hattı ile karşılaştığı hava akışı arasındaki açı; arttıkça kaldırma da artar, ancak kritik değer aşılınca akış kopar ve tutunma kaybı başlar.

Ayrıntılı sayfa →

I

ICAO International Civil Aviation Organization (ICAO)

1944 Şikago Sözleşmesi'yle kurulan ve uluslararası sivil havacılık standartlarını belirleyen Birleşmiş Milletler uzmanlık kuruluşu; merkezi Montreal'dedir.

Ayrıntılı sayfa →

IceCube Nötrino Gözlemevi IceCube Neutrino Observatory

Güney Kutbu'nda bir kilometreküp buzun içine yerleştirilmiş binlerce ışık algılayıcısından oluşan nötrino teleskobu. Yüksek enerjili kozmik nötrinoları saptar.

Ayrıntılı sayfa →

Ingenuity Ingenuity

Perseverance ile Mars'a giden küçük deneme helikopteri. 19 Nisan 2021'de başka bir gezegende ilk motorlu ve kontrollü uçuşu yapmış, toplam 72 uçuş gerçekleştirmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Io Io

Jüpiter'in en içteki Galileo uydusu ve Güneş Sistemi'nin volkanik açıdan en etkin cismi. Volkanizmasını Jüpiter'in ve komşu uyduların neden olduğu gelgit ısınması besler.

Ayrıntılı sayfa →

Iridium–Kosmos çarpışması Iridium–Kosmos collision

10 Şubat 2009'da Sibirya üzerinde, çalışan Iridium 33 uydusu ile kullanılmayan Rus Kosmos 2251 uydusunun çarpıştığı, iki sağlam uydu arasındaki ilk kazara çarpışma.

Ayrıntılı sayfa →

Isı kalkanı Heat shield

Atmosfere giriş sırasında aracı binlerce derecelik ısıdan koruyan, genellikle aracın ön yüzeyini kaplayan koruyucu katman. Apollo ve Orion kapsülleri küt biçimli ablatif ısı kalkanları kullanır.

Isı karosu Thermal protection tile

Yeniden kullanılabilir araçların gövdesini kaplayan, ısıyı çok zayıf ileten silika ya da seramik bazlı karolar. Uzay Mekiği'nde binlerce karo vardı; Starship de altıgen karolar kullanır.

Isıl kontrol alt sistemi Thermal control subsystem (TCS)

Uzay aracının bileşenlerini izin verilen sıcaklık aralığında tutan alt sistem. Güneşli tarafla gölgedeki taraf arasında yüzlerce derecelik farkı yalıtım, kaplama, radyatör ve ısıtıcılarla dengeler.

Ayrıntılı sayfa →

Isıl koruma sistemi Thermal protection system (TPS)

Bir aracı atmosfere giriş ya da yükseliş sırasındaki aşırı ısıdan koruyan malzeme ve yapıların tümü. Ablatif kalkanlar, seramik karolar ve yalıtım battaniyeleri bu sistemin parçalarıdır.

Islak prova Wet dress rehearsal (WDR)

Roketin rampada gerçek itkenlerle doldurulduğu ve geri sayımın motor ateşlemesi öncesine kadar uygulandığı genel prova. Artemis I öncesinde SLS ile birkaç kez yapıldı.

Ayrıntılı sayfa →

Işık eğrisi Light curve

Bir gök cisminin parlaklığının zamana göre değişimini gösteren grafik. Değişen yıldızların, süpernovaların ve ötegezegen geçişlerinin incelenmesinde temel veridir.

Ayrıntılı sayfa →

Işık hızı (c) Speed of light (c)

Işığın ve tüm elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızıdır; tam olarak saniyede 299.792.458 metredir ve evrendeki bilgi aktarımının üst sınırıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Işık kirliliği Light pollution

Aşırı ve yanlış yönlendirilmiş yapay aydınlatmanın gece gökyüzünü parlatarak sönük yıldızları görünmez kılması. Gözlemi engellemenin yanı sıra canlıları ve enerji verimliliğini de olumsuz etkiler.

Ayrıntılı sayfa →

Işık toplama gücü Light-gathering power

Teleskobun gözbebeğine kıyasla ne kadar fazla ışık topladığının ölçüsü; açıklığın alanıyla, yani çapının karesiyle orantılıdır. Çapı iki katına çıkarmak ışığı dört katına çıkarır.

Ayrıntılı sayfa →

Işık yılı Light-year (ly)

Işığın boşlukta bir Jülyen yılında aldığı yoldur; yaklaşık 9,46 trilyon km'ye eşittir. Bir zaman değil uzaklık birimidir.

Ayrıntılı sayfa →

Işıtma gücü (ışınım gücü) Luminosity

Bir yıldızın birim zamanda tüm dalga boylarında yaydığı toplam enerji. Uzaklıktan bağımsızdır ve genellikle Güneş'in ışıtma gücü cinsinden verilir.

Ayrıntılı sayfa →

Işıtma sınıfı Luminosity class

Aynı tayf tipindeki yıldızları boyut ve ışıtma gücüne göre ayıran Roma rakamlı ölçek: I süperdev, III dev, IV altdev, V anakol (cüce) yıldızıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Izgara kanatçıklar Grid fins

Geri dönen roket kademesinin üst kısmında bulunan, kafes yapılı ve yönlendirilebilir aerodinamik yüzeyler. Atmosferden inerken kademenin yönünü kontrol eder; Falcon 9 ve Super Heavy kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

İ

İki cisim problemi Two-body problem

Yalnızca birbirini çeken iki noktasal kütlenin hareketini inceleyen problemdir; tam analitik çözümü vardır ve konik kesit biçimli yörüngeler verir.

İletim tayfı (geçiş tayfölçümü) Transmission spectroscopy

Geçiş sırasında yıldız ışığının gezegen atmosferinden süzülerek gelen kısmını analiz edip atmosferdeki su buharı, karbondioksit gibi molekülleri belirleme tekniği.

Ayrıntılı sayfa →

İlkbahar noktası (koç noktası) Vernal equinox point (First Point of Aries)

Güneş'in ekliptik üzerinde güneyden kuzeye geçerken gök ekvatorunu kestiği noktadır; sağ açıklık ve ekliptik boylamın sıfır noktası olarak kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

İMECE İMECE

TÜBİTAK Uzay tarafından geliştirilen, metre altı çözünürlüğe sahip yerli yer gözlem uydusu. Nisan 2023'te Falcon 9 ile güneş eşzamanlı yörüngeye fırlatılmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

İndüklenmiş sürükleme Induced drag

Kaldırma üretiminin yan ürünü olan sürükleme; kanat uçlarındaki girdaplardan kaynaklanır, düşük hızda ve yüksek hücum açısında en büyüktür.

Ayrıntılı sayfa →

İniş aracı Lander

Bir gök cisminin yüzeyine kontrollü biçimde inip olduğu yerde sabit kalarak ölçüm yapan uzay aracı. Mars'taki InSight ve Ay'daki Chang'e araçları örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

İniş ateşlemesi Landing burn

Kademenin iniş noktasına yaklaşırken hızını sıfıra yakın düzeye indirmek için yaptığı son motor ateşlemesi. Falcon 9 bunu genellikle tek motorla yapar.

Ayrıntılı sayfa →

İniş bacakları Landing legs

Kademenin dikey iniş için son aşamada açtığı ve yere temasta yükü taşıyan katlanır destekler. Falcon 9 dört karbon fiber iniş bacağı kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

İniş takımı Landing gear

Uçağın yerde durmasını, taksi yapmasını, kalkış ve inişini sağlayan tekerlek, amortisör ve fren sistemi; çoğu uçakta uçuşta içeri katlanır.

Ayrıntılı sayfa →

İnsan İniş Sistemi Human Landing System (HLS)

Artemis görevlerinde astronotları Ay yörüngesinden yüzeye indirip geri taşıyacak iniş aracı; NASA bu iş için SpaceX Starship ve Blue Origin Blue Moon'u seçti.

Ayrıntılı sayfa →

İnsan santrifüjü Human centrifuge

Astronotları fırlatma ve atmosfere giriş sırasındaki yüksek ivmelere alıştırmak için hızla dönen kola bağlı kabin kullanan eğitim düzeneği.

Ayrıntılı sayfa →

İnsanlı Manevra Birimi Manned Maneuvering Unit (MMU)

Azot gazı iticileriyle çalışan, astronotun bağımsız hareket etmesini sağlayan sırt ünitesi; Bruce McCandless 1984'te bununla ilk bağsız uzay yürüyüşünü yaptı.

Ayrıntılı sayfa →

İnsanlı uzay uçuşu Human spaceflight

İnsanların mürettebat ya da yolcu olarak uzay aracına binip uzaya çıktığı uçuşların genel adı; ilki 12 Nisan 1961'de Vostok 1 ile gerçekleşti.

Ayrıntılı sayfa →

İnsansız hava aracı (İHA) Unmanned aerial vehicle (UAV)

İçinde pilot bulunmayan, uzaktan kumandayla ya da önceden programlanmış görevlerle otonom olarak uçabilen hava aracı; keşif, haritalama ve kargo gibi işlerde kullanılır.

İntegral alan tayfçekeri Integral field spectrograph

Görüntünün her noktası için ayrı tayf kaydederek hem uzaysal hem tayfsal bilgiyi aynı anda veren tayfçeker. James Webb'in NIRSpec ve MIRI aygıtlarında bu kip bulunur.

Ayrıntılı sayfa →

İnterferometri (girişimölçer) Interferometry

Birbirinden uzaktaki birden çok teleskobun sinyallerini birleştirerek, aralarındaki uzaklık çapında tek bir teleskobun ayırma gücüne yakın çözünürlük elde etme tekniği.

Ayrıntılı sayfa →

İnterferometrik SAR Interferometric SAR (InSAR)

Farklı zamanlarda çekilen SAR görüntülerinin faz farklarını karşılaştırarak yüzeydeki milimetre-santimetre düzeyindeki yükselme ve çökmeleri ölçen teknik. Deprem ve heyelan araştırmalarında kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

İrtifa dümeni Elevator

Yatay stabilizenin arkasına menteşeli, uçak burnunu yukarı ya da aşağı yönlendirerek yunuslama hareketini kontrol eden kumanda yüzeyi.

Ayrıntılı sayfa →

İstanbul Rasathanesi (Takiyüddin Rasathanesi) Istanbul Observatory of Taqi al-Din

III. Murad döneminde 1577'de Takiyüddin yönetiminde İstanbul'da kurulan, döneminin gelişmiş aletleriyle donatılmış, ancak 1580'de yıktırılan Osmanlı gözlemevi.

Ayrıntılı sayfa →

İstasyon tutma Station-keeping

Uydunun, kütleçekim düzensizlikleri ve Güneş ışınım basıncı gibi bozucu etkilere karşı küçük itici ateşlemeleriyle belirlenen yörünge konumunda tutulması. Yer durağan uydularda yakıt ömrünü belirler.

Ayrıntılı sayfa →

İstikamet dümeni Rudder

Dikey stabilizenin arkasına menteşeli, pedallarla kumanda edilen ve uçağın sapma hareketini kontrol eden yüzey; yan rüzgârlı iniş ve koordineli dönüşte kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

İtken Propellant

Bir roketin itki üretmek için tükettiği maddelerin genel adı; kimyasal roketlerde yakıt ve oksitleyiciyi birlikte kapsar. Elektrikli iticilerde ksenon gibi bir gaz da itken olarak kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

İtki Thrust

Roket motorunun egzoz gazını dışarı atarken araca uyguladığı tepki kuvveti. Newton ya da kilonewton cinsinden ölçülür; Falcon 9'un ilk kademesi deniz seviyesinde yaklaşık 7,6 MN itki üretir.

Ayrıntılı sayfa →

İtki/ağırlık oranı Thrust-to-weight ratio (TWR)

Bir motorun ya da aracın ürettiği itkinin kendi ağırlığına oranı. Bir roketin yerden kalkabilmesi için bu oranın kalkışta 1'den büyük olması gerekir.

Ayrıntılı sayfa →

İtki vektör kontrolü Thrust vector control (TVC)

Motor itkisinin yönünü değiştirerek roketin yönelimini ve yolunu kontrol etme yöntemi. Motoru döndürme (gimbal), lüleye sıvı püskürtme ya da hareketli lüle ile yapılabilir.

Ayrıntılı sayfa →

İtkili iniş Propulsive landing

Roket kademesinin motorlarını yeniden ateşleyerek yavaşlayıp dikey olarak inmesi. Falcon 9 ilk kademesi Aralık 2015'te yörünge fırlatmasından sonra ilk kez karaya bu şekilde indi.

Ayrıntılı sayfa →

İyon kuyruğu (gaz kuyruğu) Ion tail (gas tail)

Güneş'in morötesi ışığıyla iyonlaşan gazların güneş rüzgârınca sürüklenmesiyle oluşan, düz ve genellikle mavimsi kuyruk. Her zaman Güneş'in tam tersi yönü gösterir.

Ayrıntılı sayfa →

İyon motoru Gridded ion thruster

İtken gazı iyonlaştırıp elektrik yüklü ızgaralar arasında hızlandırarak çok yüksek egzoz hızına ulaşan elektrikli itici. Dawn sondası ksenonlu iyon motorlarıyla Vesta ve Ceres'e ulaştı.

Ayrıntılı sayfa →

İyonosfer Ionosphere

Üst atmosferin, yaklaşık 60–1.000 km yükseklikte Güneş ışınımıyla iyonlaşmış katmanı; radyo dalgalarını yansıtır ve uzay havasından doğrudan etkilenir.

Ayrıntılı sayfa →

İz türbülansı Wake turbulence

Uçakların, özellikle ağır uçakların kanat ucu girdaplarının arkalarında bıraktığı türbülans; bu nedenle kalkış ve inişte uçaklar arasına zaman ve mesafe ayırması konur.

Ayrıntılı sayfa →

J

Jeans kütlesi Jeans mass

Bir gaz bulutunun kendi kütleçekimiyle çökebilmesi için sahip olması gereken en küçük kütle. Bulut soğudukça ve yoğunlaştıkça bu eşik düşer.

Ayrıntılı sayfa →

Jeomanyetik fırtına Geomagnetic storm

Güneş rüzgârı ya da koronal kütle atımının manyetosfere güçlü enerji aktarmasıyla oluşan geçici bozulma; kutup ışıklarını genişletir, uyduları ve şebekeleri etkileyebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Jeomanyetik olarak indüklenen akım Geomagnetically induced current (GIC)

Jeomanyetik fırtına sırasında hızla değişen manyetik alanın uzun iletkenlerde (elektrik hatları, boru hatları) oluşturduğu akım; transformatörlere zarar verebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Jet akımı Jet stream

Tropopoz yakınında batıdan doğuya esen, hızı saatte birkaç yüz kilometreye ulaşabilen dar ve güçlü rüzgâr kuşağı; doğuya giden uçuşları kısaltır.

Ayrıntılı sayfa →

Jet motoru Jet engine

Havayı emip sıkıştıran, yakıtla yakan ve yüksek hızlı egzoz gazını geriye püskürterek itki üreten reaksiyon motoru; turbojet, turbofan ve ramjet bu sınıftadır.

Jet yakıtı (Jet A-1) Jet fuel (Jet A-1)

Gaz türbinli uçak motorlarında kullanılan kerosen esaslı yakıt; Jet A-1 türünün donma noktası en fazla −47 °C olacak şekilde üretilir.

Jezero krateri Jezero Crater

Mars'ta eskiden bir göl ve nehir deltası barındırdığı düşünülen, yaklaşık 45 km çapındaki krater. NASA'nın Perseverance gezgini Şubat 2021'de buraya indi.

Ayrıntılı sayfa →

Jülyen günü Julian date (JD)

MÖ 4713 yılı 1 Ocak öğle vaktinden (Jülyen takvimi) bu yana geçen günlerin kesintisiz sayımıdır; astronomlar farklı takvimlerdeki olayları kolayca karşılaştırmak için kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Jüpiter Jupiter

Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni; kütlesi diğer tüm gezegenlerin toplamının iki buçuk katından fazladır. Bir gaz devidir ve çok sayıda uydusu vardır.

K

Kármán çizgisi Kármán line

Uzayın başlangıcı olarak yaygın biçimde kabul edilen, deniz seviyesinden 100 km yükseklikteki sınır. ABD'de astronot kanatları için ise 80 km (50 mil) ölçütü kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Ka bandı Ka band

Yaklaşık 26,5–40 GHz aralığındaki mikrodalga bandı. Geniş bant genişliği sayesinde yüksek kapasiteli internet uyduları ve hızlı bilim verisi indirmede kullanılır ancak yağmur sönümlemesine duyarlıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Kabin basıncı Cabin pressure

Uzay aracı içindeki hava basıncı; UUİ deniz seviyesine eşdeğer yaklaşık 101 kPa basınçta, Dünya'dakine benzer azot-oksijen karışımıyla tutulur.

Ayrıntılı sayfa →

Kabin basınçlandırması Cabin pressurization

Yüksek irtifada uçarken kabine basınçlı hava verilerek iç basıncın yolcuların rahat nefes alabileceği düzeyde, genellikle 1800–2400 m irtifaya eşdeğer tutulması.

Ayrıntılı sayfa →

Kaçak sera etkisi Runaway greenhouse effect

Isınmanın atmosfere daha fazla sera gazı katarak ısınmayı sürekli artırdığı ve okyanusların buharlaşıp yok olmasına yol açan döngü. Venüs'ün geçmişte bu süreci yaşadığı düşünülür.

Kaçak yıldız Runaway star

Çevresine göre saniyede onlarca kilometreyi aşan alışılmadık hızla hareket eden yıldız. Çift sistemdeki eşinin süpernova patlaması ya da kümedeki yakın karşılaşmalarla fırlatılır.

Ayrıntılı sayfa →

Kaçamak bakış Averted vision

Sönük bir cismi doğrudan değil, hafifçe yanına bakarak görme tekniği. Böylece ışık, retinanın sönük ışığa daha duyarlı çubuk hücrelerinin yoğun olduğu bölgeye düşer.

Ayrıntılı sayfa →

Kaçış hızı (ikinci kozmik hız) Escape velocity (second cosmic velocity)

Bir cismin itki olmadan bir gök cisminin kütleçekiminden tamamen kurtulması için gereken en düşük hızdır; Dünya yüzeyinde yaklaşık 11,2 km/s, Ay'da 2,4 km/s'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Kademe Stage

Kendi motorları ve itken tankları olan, yakıtı bitince ayrılan roket bölümü. Boş tankları taşımaktan kurtulmak, roketin yörüngeye ulaşmasını mümkün kılar.

Ayrıntılı sayfa →

Kademe ayrılması Stage separation

Yakıtı tükenen kademenin piroteknik, pnömatik ya da mekanik düzeneklerle üst kademeden ayrılması. Ayrılmanın ardından üst kademe motoru ateşlenir.

Ayrıntılı sayfa →

Kademeli yanma çevrimi Staged combustion cycle

Türbini çeviren ön yakıcı gazının dışarı atılmak yerine ana yanma odasına gönderildiği motor çevrimi. Verimi yüksektir; RS-25 ve RD-180 bu çevrimi kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Kadir (parlaklık derecesi) Magnitude

Gök cisimlerinin parlaklığını ölçen logaritmik ölçektir; sayı küçüldükçe parlaklık artar ve 5 kadirlik fark tam 100 kat parlaklık farkına karşılık gelir.

Ayrıntılı sayfa →

Kahverengi cüce Brown dwarf

Kütlesi çekirdeğinde sürekli hidrojen kaynaşması başlatmaya yetmeyen, yaklaşık 13–80 Jüpiter kütlesindeki cisim. Gezegenlerle yıldızlar arasında yer alır ve zamanla soğuyarak sönükleşir.

Ayrıntılı sayfa →

Kaldırma kuvveti Lift

Kanat gibi bir yüzeyin çevresindeki hava akışının yarattığı basınç farkıyla oluşan, akış yönüne dik kuvvet; uçağın ağırlığını dengeleyerek havada kalmasını sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Kaldırma/sürükleme oranı Lift-to-drag ratio (L/D)

Bir uçağın ürettiği kaldırmanın sürüklemeye oranı; aerodinamik verimliliğin ölçüsüdür, modern yolcu uçaklarında yaklaşık 15–20, yüksek performanslı planörlerde 50'nin üzerindedir.

Ayrıntılı sayfa →

Kaldırmalı giriş Lifting entry

Aracın gövde ya da kapsül biçiminin oluşturduğu kaldırma kuvvetiyle iniş yolunu uzatıp yönlendirdiği atmosfere giriş. İvme yükünü azaltır ve iniş noktasının hassasiyetini artırır.

Kalıcı gölge bölgesi Permanently shadowed region (PSR)

Ay'ın kutuplarına yakın kraterlerin, Güneş'in ufka çok yakın kalması nedeniyle hiç doğrudan güneş ışığı almayan tabanları. Aşırı soğuk olan bu bölgelerde su buzu bulunduğu düşünülür.

Ayrıntılı sayfa →

Kalkış karar hızı (V1) Takeoff decision speed (V1)

Kalkış koşusunda kalkışın iptal edilebileceği en yüksek hız; bu hız aşıldıktan sonra motor arızası olsa bile kalkışa devam edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Kanat profili Airfoil

Kanadın, pervane palinin veya rotor palinin kesit şekli; genellikle yuvarlak bir ön kenar ve sivri bir arka kenarla kaldırma üretmek üzere tasarlanır.

Ayrıntılı sayfa →

Kanat ucu girdabı Wingtip vortex

Kanat altındaki yüksek basınçlı havanın uçtan üst yüzeye dolanmasıyla oluşan dönen hava hortumu; indüklenmiş sürüklemeye ve arkadaki uçaklar için iz türbülansına yol açar.

Ayrıntılı sayfa →

Kanat yüklemesi Wing loading

Uçak ağırlığının kanat alanına bölünmesiyle bulunan değer; düşük olduğunda uçak daha yavaş kalkıp inebilir, yüksek olduğunda yüksek hızda daha düzgün uçar.

Ayrıntılı sayfa →

Kanatçık (aileron) Aileron

Kanatların dış firar kenarında bulunan ve birbirine ters yönde hareket ederek uçağın yatışını sağlayan kumanda yüzeyleri.

Ayrıntılı sayfa →

Kandilli Rasathanesi Kandilli Observatory

1868'de İstanbul'da Rasathâne-i Âmire adıyla meteoroloji amacıyla kurulan, daha sonra Kandilli'ye taşınan ve bugün deprem ve astronomi çalışmalarını sürdüren kurum.

Ayrıntılı sayfa →

Kapsama alanı (ayak izi) Footprint

Bir uydunun anteninin ya da algılayıcısının yeryüzünde hizmet verebildiği veya görebildiği bölge. Yer durağan bir uydunun geniş hüzmesi Dünya yüzeyinin yaklaşık üçte birini görebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Kapsül Capsule

Mürettebatı fırlatma, uzay yolculuğu ve atmosfere giriş boyunca koruyan, genellikle küt konik biçimli, kanatsız uzay aracı; Soyuz, Orion ve Crew Dragon örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Kapsül haberleşmecisi Capsule communicator (CAPCOM)

Görev kontrol merkezinde uzaydaki mürettebatla sesli iletişimi yürüten kişi; geleneksel olarak bu görevi bir astronot üstlenir.

Ayrıntılı sayfa →

Kar çizgisi (donma çizgisi) Frost line (snow line)

Gezegen oluşturan diskte, su gibi uçucu maddelerin buz olarak yoğuşabileceği kadar soğuk olan sınır uzaklığı. Bu çizginin ötesinde katı madde bol olduğu için dev gezegenler oluşabildi.

Ayrıntılı sayfa →

Kara cüce Black dwarf

Bir beyaz cücenin tamamen soğuyup artık ışık yaymadığı varsayımsal son durum. Soğuma evrenin yaşından çok daha uzun sürdüğü için henüz hiçbir kara cüce oluşmamıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Kara delik Black hole

Kütleçekimi öylesine güçlü bir uzay-zaman bölgesi ki ışık dahil hiçbir şey olay ufkunun içinden kaçamaz. Çok kütleli yıldızların çöküşüyle ya da galaksi merkezlerinde oluşur.

Ayrıntılı sayfa →

Kara delik birleşmesi Binary black hole merger

Birbirinin çevresinde dolanan iki kara deliğin enerji kaybederek sarmal biçimde yaklaşıp tek bir kara delik oluşturması. En güçlü kütleçekim dalgası kaynaklarındandır.

Ayrıntılı sayfa →

Kara kutu Flight recorder (black box)

Uçuş verileri kaydedicisi ile kokpit ses kaydedicisinden oluşan, kazaya dayanıklı kayıt cihazları; bulunmaları kolay olsun diye turuncuya boyanır ve sualtı yer belirleyicisi taşır.

Ayrıntılı sayfa →

Karanlığa uyum Dark adaptation

Gözün karanlıkta duyarlılığını artırması süreci. Tam uyum yaklaşık 20 ile 30 dakika sürer; beyaz ışık uyumu bozduğu için gözlemciler kırmızı fener kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Karanlık akım Dark current

Algılayıcıya hiç ışık düşmese bile ısı nedeniyle piksellerde biriken yük. Sıcaklıkla hızla arttığı için astronomi kameraları soğutulur.

Ayrıntılı sayfa →

Karanlık bulutsu Dark nebula

Arkasındaki yıldızların ya da parlak bulutsuların ışığını engelleyen yoğun toz bulutu. Atbaşı Bulutsusu bu türün en tanınmış örneğidir.

Ayrıntılı sayfa →

Karanlık çağlar Cosmic dark ages

Yeniden birleşmeden ilk yıldızların ve galaksilerin oluşmasına kadar, evrende ışık kaynağının bulunmadığı yaklaşık birkaç yüz milyon yıllık dönem.

Ayrıntılı sayfa →

Karanlık enerji Dark energy

Evrenin genişlemesinin hızlanmasına yol açtığı düşünülen ve evrenin toplam enerji içeriğinin yaklaşık %68'ini oluşturan bilinmeyen bileşen.

Ayrıntılı sayfa →

Karanlık kare Dark frame

Teleskop kapalıyken, asıl görüntüyle aynı pozlama süresi ve sıcaklıkta çekilen kare. Karanlık akımı ve sıcak pikselleri görüntüden çıkarmak için kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Karanlık madde Dark matter

Işık yaymayan ya da yansıtmayan, varlığı yalnızca kütleçekim etkilerinden anlaşılan madde. Evrendeki maddenin yaklaşık %85'ini oluşturduğu düşünülür; yapısı henüz bilinmemektedir.

Ayrıntılı sayfa →

Karanlık madde halesi Dark matter halo

Galaksileri ve galaksi kümelerini saran, görünür maddeden çok daha büyük ve kütleli karanlık madde bölgesi. Galaksiler bu halelerin merkezinde oluşur.

Ayrıntılı sayfa →

Karasal gezegen (kayaç gezegen) Terrestrial planet

Kayaç ve metalden oluşan, katı yüzeyli, görece küçük ve yoğun gezegen. Güneş Sistemi'nde Merkür, Venüs, Dünya ve Mars bu gruptadır.

Ayrıntılı sayfa →

Karbondioksit giderimi Carbon dioxide removal

Mürettebatın soluduğu havadaki karbondioksidin emici maddelerle tutulup kabin dışına atılması ya da geri kazanılması; yüksek CO₂ baş ağrısı ve bilinç bulanıklığı yapar.

Ayrıntılı sayfa →

Karbonlu kondrit Carbonaceous chondrite

Karbon, su içeren mineraller ve amino asitler gibi organik moleküller bakımından zengin, nadir bir kondrit türü. Murchison ve Allende göktaşları en bilinen örneklerdir.

Ayrıntılı sayfa →

Kargo uzay aracı Cargo spacecraft

Uzay istasyonuna yiyecek, su, yakıt, deney ve yedek parça taşıyan insansız ikmal aracı; Progress, Cygnus ve Kargo Dragon örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Karışım oranı Mixture ratio (O/F)

Motora gönderilen oksitleyici kütlesinin yakıt kütlesine oranı. Performans, sıcaklık ve tank boyutlarını etkiler; hidrojen-oksijen motorlarında genellikle 5 ile 6 arasındadır.

Ayrıntılı sayfa →

Kariyer radyasyon dozu sınırı Career radiation exposure limit

Bir astronotun tüm kariyeri boyunca alabileceği en yüksek radyasyon dozu; NASA 2022'den beri herkes için 600 milisievert sınırını uygulamaktadır.

Ayrıntılı sayfa →

Karşı konum (opozisyon) Opposition

Bir dış gezegenin Dünya'dan bakıldığında Güneş'in tam karşısında bulunduğu konumdur; gezegen bu sırada bütün gece görünür, Dünya'ya yakın ve en parlak hâlindedir.

Ayrıntılı sayfa →

Kas atrofisi Muscle atrophy

Mikroçekimde vücudu taşıma yükünden kurtulan kasların, özellikle bacak ve sırt kaslarının zayıflayıp hacim kaybetmesi; düzenli egzersizle sınırlandırılır.

Ayrıntılı sayfa →

Katadioptrik teleskop Catadioptric telescope

Hem ayna hem mercek kullanarak görüntü oluşturan teleskop türü. Işık yolu katlandığı için uzun odak uzaklığını kısa ve taşınabilir bir tüpe sığdırır.

Ayrıntılı sayfa →

Kataklizmik değişen Cataclysmic variable

Bir beyaz cücenin yakın eşinden madde çektiği ve ani parlama patlamaları gösterdiği çift yıldız sistemi. Novalar ve cüce novalar bu gruba girer.

Ayrıntılı sayfa →

Katı yakıtlı güçlendirici Solid rocket booster (SRB)

Ana kademenin yanına bağlanıp kalkışta ek itki sağlayan ve yakıtı tükenince ayrılan katı yakıtlı motor. Uzay Mekiği ve SLS iki büyük güçlendirici kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Katı yakıtlı roket Solid-propellant rocket

Yakıt ve oksitleyicinin önceden karıştırılıp gövde içinde katı blok halinde döküldüğü roket. Basit, depolanabilir ve güçlüdür, ancak ateşlendikten sonra genellikle durdurulamaz.

Ayrıntılı sayfa →

Kavuşum Conjunction

İki gök cisminin Dünya'dan bakıldığında gökyüzünde aynı boylamda görünmesi, birbirine çok yakın durmasıdır; gezegen için çoğunlukla Güneş'le aynı doğrultuya gelmesi anlamına gelir.

Ayrıntılı sayfa →

Kavuşum ayı (sinodik ay) Synodic month

Ay'ın aynı evreye, örneğin yeniaydan yeniaya, dönmesi için geçen ortalama süredir; yaklaşık 29,53 gündür ve kameri takvimlerin temelidir.

Ayrıntılı sayfa →

Kavuşum dönemi (sinodik dönem) Synodic period

Bir cismin Dünya'dan bakıldığında Güneş'e göre aynı konuma, örneğin art arda iki karşı konuma, dönmesi için geçen süredir; Mars için yaklaşık 780 gündür.

Ayrıntılı sayfa →

Kemik yoğunluğu kaybı Bone density loss

Mikroçekimde yük taşımayan kemiklerin mineral kaybetmesi; destekleyici önlemler olmadan ağırlık taşıyan kemikler ayda yaklaşık yüzde 1–1,5 oranında yoğunluk yitirebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Kenetlenme Docking

Bir uzay aracının kendi itkisiyle hedefine yaklaşıp kenetlenme mekanizmasıyla doğrudan birleşmesi; Soyuz ve Crew Dragon UUİ'ye bu yolla bağlanır.

Ayrıntılı sayfa →

Kennedy Uzay Merkezi Kennedy Space Center (KSC)

NASA'nın Florida'daki Merritt Adası'nda bulunan fırlatma merkezi. Apollo, Uzay Mekiği ve Artemis görevleri buradaki 39A ve 39B rampalarından fırlatıldı.

Ayrıntılı sayfa →

Kentaur Centaur

Jüpiter ile Neptün arasında dolanan ve dev gezegenlerin yörüngelerini kesen, hem asteroit hem kuyruklu yıldız özellikleri gösterebilen buzlu küçük cisim. İlk bilinen örnek 2060 Chiron'dur.

Ayrıntılı sayfa →

Kepler'in birinci yasası Kepler's first law (law of ellipses)

Gezegenlerin Güneş çevresinde daire değil, Güneş'in iki odak noktasından birinde bulunduğu elips biçimli yörüngelerde dolandığını söyleyen yasadır.

Ayrıntılı sayfa →

Kepler'in ikinci yasası Kepler's second law (law of equal areas)

Güneş ile gezegeni birleştiren doğrunun eşit zaman aralıklarında eşit alanlar taradığını söyleyen yasadır; bu nedenle gezegenler Güneş'e yakınken daha hızlı hareket eder.

Ayrıntılı sayfa →

Kepler'in üçüncü yasası Kepler's third law (harmonic law)

Bir gezegenin yörünge döneminin karesinin, yörüngesinin yarı büyük ekseninin küpüyle orantılı olduğunu söyleyen yasadır (T² ∝ a³).

Ayrıntılı sayfa →

Kepler Uzay Teleskobu Kepler space telescope

NASA'nın 2009–2018 yılları arasında geçiş yöntemiyle binlerce ötegezegen keşfeden ve Dünya boyutlu gezegenlerin yaygın olduğunu gösteren gözlem aracı.

Ayrıntılı sayfa →

Kessler sendromu Kessler syndrome

Donald Kessler'in 1978'de öngördüğü, yörüngedeki nesne yoğunluğu arttıkça çarpışmaların yeni çöp üretip zincirleme biçimde yeni çarpışmalara yol açabileceği senaryo.

Ayrıntılı sayfa →

Kıble tayini Qibla determination

Bulunulan yerden Mekke'deki Kâbe'nin yönünün belirlenmesi; İslam dünyasında küresel trigonometri ve usturlap gibi aletlerle çözülen klasik bir astronomi problemidir.

Ayrıntılı sayfa →

Kırınım ağı Diffraction grating

Üzerinde çok sık ve düzenli paralel çizgiler bulunan, ışığı girişim yoluyla dalga boylarına ayıran optik yüzey. Modern tayfçekerlerin çoğunda prizmanın yerini almıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Kırınım sınırı Diffraction limit

Işığın dalga doğası nedeniyle bir teleskobun ulaşabileceği kuramsal en iyi çözünürlük. Yaklaşık 1,22 × dalga boyu / açıklık bağıntısıyla radyan cinsinden hesaplanır.

Ayrıntılı sayfa →

Kırmızı cüce Red dwarf

Güneş'in yaklaşık yüzde 8'i ile yarısı arasında kütleye sahip, soğuk ve sönük M tipi anakol yıldızı. Samanyolu'ndaki en yaygın yıldız türüdür ve trilyonlarca yıl yaşayabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Kırmızı dev Red giant

Çekirdekteki hidrojen bitince dış katmanları şişen, yüzeyi soğuyup kızaran düşük ve orta kütleli yıldız. Güneş yaklaşık 5 milyar yıl sonra bu evreye girecektir.

Ayrıntılı sayfa →

Kırmızı dev kolu (RGB) Red giant branch (RGB)

HR diyagramında, çekirdeğinde helyum biriken ve çevresindeki kabukta hidrojen yakan yıldızların parlayıp soğuyarak yükseldiği kol. Kolun ucunda helyum tutuşur.

Ayrıntılı sayfa →

Kırmızı süperdev Red supergiant

Yüzeyi soğuk, yarıçapı Güneş'inkinin yüzlerce hatta bin katını aşabilen dev yıldız. Hacimce bilinen en büyük yıldızlar bu türdendir; Betelgeuse ve Antares örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Kırmızıya kayma (z) Redshift (z)

Bir ışık kaynağının tayf çizgilerinin daha uzun dalga boylarına kayması; z, gözlenen ile yayımlanan dalga boyu farkının yayımlanan dalga boyuna oranıdır. Uzaklaşma ya da genişlemeyi gösterir.

Ayrıntılı sayfa →

Kırmızıya kayma taraması Redshift survey

Çok sayıda galaksinin tayfı alınarak kırmızıya kaymalarının ve dolayısıyla üç boyutlu konumlarının ölçüldüğü gökyüzü taraması. SDSS ve DESI önemli örneklerdir.

Ayrıntılı sayfa →

Kırpışma (sintilasyon) Scintillation (twinkling)

Atmosferdeki türbülans nedeniyle yıldız ışığının parlaklık ve renginin hızla değişmesi. Gezegenler görünür disk büyüklüğüne sahip olduğu için yıldızlar kadar kırpışmaz.

Ayrıntılı sayfa →

Kısa dönemli kuyruklu yıldız Short-period comet

Güneş çevresindeki turunu 200 yıldan kısa sürede tamamlayan kuyruklu yıldız. Çoğu Kuiper kuşağı ve saçılmış diskten gelir; Jüpiter ailesi bunların büyük bölümünü oluşturur.

Ayrıntılı sayfa →

Kısma (itki ayarı) Throttling

Motorun itkisini itken debisini değiştirerek azaltıp artırma yeteneği. Maks Q sırasında yükü azaltmak ve itkili inişte yumuşak temas sağlamak için kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Kızılötesi Infrared (IR)

Görünür kırmızı ışıktan daha uzun, mikrodalgadan daha kısa dalga boylu ışınım. Toz bulutlarının ardını görmeyi ve soğuk cisimlerin ısısını algılamayı sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Kızılötesi astronomi Infrared astronomy

Gök cisimlerini kızılötesi ışınımda inceleyen astronomi dalı. Yıldız oluşum bölgelerini, soğuk cisimleri ve çok uzak, kırmızıya kaymış galaksileri görmeyi sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Kibo Kibo (Japanese Experiment Module)

Japonya'nın (JAXA) UUİ'deki deney modülü; istasyonun en büyük tek modülüdür ve dış ortamda deney yapılmasını sağlayan açık bir platformu vardır.

Ayrıntılı sayfa →

Kilonova Kilonova

İki nötron yıldızının ya da nötron yıldızı ile kara deliğin birleşmesinde r-süreciyle oluşan radyoaktif elementlerin parlattığı patlama. İlk kesin gözlemi 2017'de GW170817 olayıyla yapılmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Kinetik çarpıştırıcı Kinetic impactor

Bir asteroidin yörüngesini değiştirmek için ona yüksek hızla bir uzay aracı çarptırma yöntemi; DART göreviyle uygulanabilirliği kanıtlanmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Kirkwood boşlukları Kirkwood gaps

Asteroit kuşağında, yörünge dönemi Jüpiter'inkiyle 3:1, 5:2 veya 2:1 gibi basit oranlarda olacak uzaklıklardaki seyrek bölgeler. Jüpiter'in tekrarlanan çekimi bu yörüngeleri bozar.

Ayrıntılı sayfa →

KMA anizotropileri CMB anisotropies

Kozmik mikrodalga artalan ışınımındaki yaklaşık yüz binde birlik sıcaklık farkları. Erken evrendeki yoğunluk dalgalanmalarını yansıtır ve kozmolojik parametrelerin ölçülmesini sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Kokpit (pilot kabini) Cockpit (flight deck)

Uçağın genellikle burun kısmında yer alan, pilotların uçağı kumanda ettiği ve uçuş aletleri, kumandalar ile haberleşme cihazlarının bulunduğu bölüm.

Ayrıntılı sayfa →

Kolektif kumanda Collective pitch control

Ana rotor pallerinin hepsinin hatve açısını aynı anda değiştirerek helikopterin toplam kaldırmasını ve dolayısıyla tırmanma ya da alçalmasını kontrol eden kol.

Kolimasyon Collimation

Teleskoptaki ayna ve merceklerin optik eksen üzerinde doğru hizaya getirilmesi işlemi. Hizası bozuk bir teleskop keskin olmayan, bozuk yıldız görüntüleri verir.

Ayrıntılı sayfa →

Koma Coma

Kuyruklu yıldız Güneş'e yaklaşınca çekirdekten buharlaşan gaz ve tozun oluşturduğu bulutsu zarf. Çapı yüz binlerce kilometreye ulaşabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Koma (optik sapma) Coma (optical aberration)

Görüş alanının kenarındaki yıldızların kuyruklu yıldıza benzer, bir yöne uzamış lekeler halinde görünmesine yol açan optik sapma. Özellikle hızlı parabolik aynalarda belirgindir.

Ayrıntılı sayfa →

Kompozit malzeme Composite material

Karbon ya da cam lifleri gibi güçlü liflerin reçine içine gömülmesiyle elde edilen hafif ve dayanıklı malzeme; Boeing 787 ve Airbus A350 yapısının yaklaşık yarısını oluşturur.

Ayrıntılı sayfa →

Kondrit Chondrite

İçinde kondrül denen milimetrik küresel mineral taneleri bulunan taşlı göktaşı. Bulunan göktaşlarının büyük çoğunluğunu oluşturur ve Güneş Sistemi'nin en eski katı malzemesini taşır.

Ayrıntılı sayfa →

Korona (taç) Corona

Güneş'in en dış atmosferi; sıcaklığı bir milyon dereceyi aşar ve yalnızca tam tutulmalarda çıplak gözle ya da koronagraf ile görülebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Koronagraf Coronagraph

Parlak bir kaynağın ışığını engelleyerek çevresindeki sönük yapıları görünür kılan alet. İlk olarak Güneş tacı için geliştirilmiş, bugün ötegezegenlerin doğrudan görüntülenmesinde kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Koronal delik Coronal hole

Manyetik alan çizgilerinin uzaya açıldığı, morötesi ve X-ışını görüntülerinde koyu görünen bölge; hızlı güneş rüzgârının başlıca kaynağıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Koronal kütle atımı (KKA) Coronal mass ejection (CME)

Güneş koronasından milyarlarca ton plazmanın manyetik alanıyla birlikte uzaya fırlatılması; Dünya'ya yönelenler genellikle 1–3 günde ulaşıp jeomanyetik fırtınalara yol açabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Kozmik ağ Cosmic web

Galaksilerin evrende iplikler, duvarlar ve düğümler boyunca dizilip aralarında dev boşluklar bıraktığı büyük ölçekli yapı. Karanlık maddenin kütleçekimiyle biçimlenir.

Ayrıntılı sayfa →

Kozmik boşluk Cosmic void

Kozmik ağın iplikleri arasında kalan, galaksi bakımından çok seyrek dev bölge. Çapları onlarca ila yüzlerce milyon ışık yılı olabilir; Çoban Boşluğu bilinen bir örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Kozmik enflasyon Cosmic inflation

Evrenin ilk saniyenin çok küçük bir kesrinde üstel hızla genişlediğini öne süren kuram. Evrenin düzlüğünü, homojenliğini ve yapıların tohumu olan dalgalanmaları açıklar.

Ayrıntılı sayfa →

Kozmik ışın Cosmic ray

Uzaydan gelip atmosfere çarpan, çoğunlukla proton ve atom çekirdeklerinden oluşan yüksek enerjili parçacıklar. Kaynakları arasında süpernova kalıntıları ve aktif galaksiler bulunur.

Ayrıntılı sayfa →

Kozmik mikrodalga artalan ışınımı Cosmic microwave background (CMB)

Büyük Patlama'dan yaklaşık 380.000 yıl sonra serbest kalan ve bugün 2,725 K sıcaklıkta mikrodalga olarak her yönden gelen ışınım. Erken evrenin en önemli kanıtıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Kozmik şafak Cosmic dawn

İlk yıldızların ve galaksilerin parlamaya başladığı, Büyük Patlama'dan yaklaşık 100–200 milyon yıl sonraki dönem. James Webb Uzay Teleskobu bu çağı incelemektedir.

Ayrıntılı sayfa →

Kozmik uzaklık merdiveni Cosmic distance ladder

Paralaks, Sefe değişenleri ve Ia türü süpernovalar gibi yöntemlerin birbirini kalibre ederek giderek daha uzak cisimlerin uzaklığını ölçmeye yarayan zinciri.

Ayrıntılı sayfa →

Kozmoloji Cosmology

Evrenin bir bütün olarak kökenini, yapısını, evrimini ve geleceğini inceleyen bilim dalı. Gözlemsel astronomi ile kuramsal fiziği birleştirir.

Ayrıntılı sayfa →

Kozmolojik ilke Cosmological principle

Evrenin yeterince büyük ölçeklerde homojen (her yerde aynı) ve izotropik (her yönde aynı) olduğu varsayımı. Modern kozmolojinin temel varsayımıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Kozmolojik kırmızıya kayma Cosmological redshift

Uzayın genişlemesi nedeniyle uzak kaynaklardan gelen ışığın dalga boyunun yol boyunca uzaması. Kırmızıya kayma değeri z, galaksinin uzaklığını ve ışığın yola çıktığı çağı gösterir.

Ayrıntılı sayfa →

Kozmolojik sabit Cosmological constant (Λ)

Einstein'ın alan denklemlerine eklediği, boş uzayın sabit enerji yoğunluğunu temsil eden terim. Bugün karanlık enerjinin en basit açıklaması olarak kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Kozmonot Cosmonaut

Sovyetler Birliği ve Rusya uzay programlarında uçan uzay uçucularına verilen ad; ilk kozmonot Yuri Gagarin 1961'de Dünya çevresinde bir tur atmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Kp indeksi Kp index

Yer manyetik alanındaki üç saatlik bozulmayı 0–9 arasında gösteren küresel ölçek; 5 ve üzeri değerler jeomanyetik fırtına olarak kabul edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Kritik yoğunluk Critical density

Evrenin uzaysal olarak düz olması için gereken ortalama yoğunluk; bugün metreküpte yaklaşık 5–6 hidrojen atomuna karşılık gelir.

Ayrıntılı sayfa →

Kriyojenik itken Cryogenic propellant

Ancak çok düşük sıcaklıklarda sıvı halde tutulabilen itken. Sıvı oksijen yaklaşık −183 °C, sıvı hidrojen yaklaşık −253 °C'de kaynar; yalıtımlı tanklar gerektirir.

Ayrıntılı sayfa →

Kriyovolkanizma (buz volkanizması) Cryovolcanism

Erimiş kaya yerine su, amonyak ya da metan gibi uçucu maddelerin sıvı ya da buhar olarak yüzeye püskürmesi. Enceladus ve Triton'da gözlenmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Kromosfer Chromosphere

Fotosferin hemen üzerindeki, tam güneş tutulmalarında kırmızımsı bir halka olarak görülen ince atmosfer katmanı; adını bu renkten alır.

Ayrıntılı sayfa →

Ku bandı Ku band

Yaklaşık 12–18 GHz aralığındaki mikrodalga bandı. Doğrudan eve uydu televizyon yayınının ve küçük çanak antenli VSAT hizmetlerinin başlıca bandıdır; yağmurdan C bandına göre daha çok etkilenir.

Ayrıntılı sayfa →

Kuantum verimliliği Quantum efficiency (QE)

Bir dedektöre çarpan fotonların yüzde kaçının ölçülebilir sinyale dönüştüğünü gösteren oran. Bilimsel CCD'lerde bazı dalga boylarında yüzde 90'ın üzerine çıkabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Kuasar Quasar

Çok uzak ve son derece parlak bir aktif galaksi çekirdeği. Işınım gücü yüzlerce galaksiye eşit olabilir; adı ilk kez yıldız benzeri radyo kaynakları olarak görülmelerinden gelir.

Ayrıntılı sayfa →

Kuğu X-1 (Cygnus X-1) Cygnus X-1

Kuğu takımyıldızındaki, 1964'te keşfedilen güçlü X-ışını kaynağı. Mavi bir süperdev ile yaklaşık 21 Güneş kütleli bir kara delikten oluşur ve ilk kabul gören kara delik adayıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Kuiper kuşağı Kuiper belt

Neptün'ün yörüngesinin ötesinde, Güneş'ten yaklaşık 30–50 AB uzaklıkta uzanan, buzlu küçük cisimlerden oluşan disk biçimli kuşak. Plüton ve birçok cüce gezegen buradadır.

Ayrıntılı sayfa →

Kule (meydan kontrolü) Control tower

Havalimanında pist ve yakın çevresindeki kalkış, iniş ve yer hareketlerini görerek yöneten hava trafik kontrol birimi.

Ayrıntılı sayfa →

Kuleyle yakalama Booster catch

İnen güçlendiricinin bacak kullanmadan fırlatma kulesindeki hareketli kollar tarafından havada yakalanması. SpaceX bunu ilk kez Ekim 2024'te Super Heavy ile başardı.

Ayrıntılı sayfa →

Kulminasyon (meridyenden geçiş) Culmination (meridian transit)

Bir gök cisminin günlük hareketi sırasında gök meridyeninden geçtiği andır; üst kulminasyonda cisim ufkun üzerindeki en yüksek konumuna ulaşır.

Ayrıntılı sayfa →

Kumanda yüzeyleri Flight control surfaces

Kanat ve kuyruk üzerinde hareket ederek hava akışını değiştiren, uçağı üç eksende yönlendiren kanatçık, irtifa dümeni ve istikamet dümeni gibi parçalar.

Ayrıntılı sayfa →

Kutup buz başlığı Polar ice cap

Bir gezegenin kutuplarındaki kalıcı buz örtüsü. Mars'ın kutup başlıkları su buzundan oluşur ve kışın üzerlerinde mevsimsel donmuş karbondioksit (kuru buz) katmanı birikir.

Ayrıntılı sayfa →

Kutup hizalaması Polar alignment

Ekvatoryal kundağın dönme eksenini gök kutbuna doğrultma işlemi. Kuzey Yarımküre'de Kutup Yıldızı yakınına yöneltilir; doğru hizalama uzun pozlamalı fotoğraf için şarttır.

Ayrıntılı sayfa →

Kutup ışığı (aurora) Aurora

Güneş kaynaklı yüklü parçacıkların kutup bölgelerinde üst atmosferdeki oksijen ve azotu uyarmasıyla oluşan yeşil, kırmızı ve mor ışık perdeleri; kuzeyde aurora borealis, güneyde aurora australis adını alır.

Ayrıntılı sayfa →

Kutup ışığı ovali Auroral oval

Her iki manyetik kutbun çevresinde kutup ışıklarının en sık görüldüğü halka biçimli kuşak; jeomanyetik fırtınalarda genişleyerek daha düşük enlemlere iner.

Ayrıntılı sayfa →

Kutup Yıldızı (Polaris) Polaris (North Star)

Küçük Ayı takımyıldızında, kuzey gök kutbundan bir dereceden az uzaklıkta duran ve yön bulmada kullanılan yıldız. Yaklaşık 430 ışık yılı uzaklıkta bir Sefeid değişenidir.

Ayrıntılı sayfa →

Kutupsal yörünge Polar orbit

Eğimi 90°'ye yakın olup uydunun her turda kutupların üzerinden ya da yakınından geçtiği yörünge. Dünya döndükçe uydu zamanla gezegenin tamamını tarayabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Kuyruk rotoru Tail rotor

Ana rotorun gövdeye uyguladığı tork etkisini dengeleyen ve pedallarla sapma kontrolü sağlayan, kuyruktaki küçük dikey rotor.

Kuyruk takımı (empenaj) Empennage

Uçağın arka kısmındaki yatay ve dikey stabilize ile irtifa ve istikamet dümenlerinden oluşan yüzeyler bütünü; uçağa kararlılık ve kontrol sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Kuyruklu yıldız Comet

Buz, toz ve kayaçtan oluşan küçük bir çekirdeğe sahip gök cismi. Güneş'e yaklaştığında buzları buharlaşır ve çevresinde parlak bir koma ile uzun kuyruklar oluşur.

Ayrıntılı sayfa →

Kuyruklu yıldız çekirdeği Comet nucleus

Kuyruklu yıldızın katı merkezi; genellikle birkaç kilometre boyutunda, buz ve tozdan oluşan, çok koyu yüzeyli bir kütledir. Sıklıkla 'kirli kartopu' olarak benzetilir.

Ayrıntılı sayfa →

Küçük uydu Small satellite (smallsat)

Kütlesi genellikle 500 kg'ın altında olan uydular. Mini, mikro, nano ve piko uydular bu sınıfın alt gruplarıdır; düşük maliyetleri sayesinde hızla yaygınlaşmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Kümeler arası ortam Intracluster medium (ICM)

Galaksi kümelerindeki galaksiler arasını dolduran, on milyonlarca derece sıcaklıkta seyrek plazma. X-ışını yayar ve kümedeki sıradan maddenin büyük kısmını oluşturur.

Ayrıntılı sayfa →

Kümülonimbüs Cumulonimbus (Cb)

Dikey olarak 10 km'yi aşabilen, gök gürültülü fırtına, şiddetli türbülans, dolu ve buzlanma üreten bulut; uçaklar bu bulutlardan geniş bir mesafeyle kaçınır.

Ayrıntılı sayfa →

Küresel Konumlama Sistemi Global Positioning System (GPS)

ABD'nin yaklaşık 20.200 km irtifada, altı yörünge düzlemine dağılmış en az 24 uydudan oluşan uydu seyrüsefer sistemi. Tam olarak 1995'te işler hâle gelmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Küresel küme Globular cluster

On binlerce ile milyonlarca yaşlı yıldızın kütleçekimiyle sıkıca bağlı olduğu küre biçimli küme. Samanyolu halesinde yaklaşık 150 tane bilinir; çoğu 10 milyar yıldan yaşlıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Küresel sapma Spherical aberration

Küresel yüzeyli ayna ya da merceklerde kenardan ve merkezden gelen ışınların farklı noktalarda odaklanmasıyla oluşan bulanıklık. Hubble'ın ilk aynasındaki kusur bu türdendi.

Ayrıntılı sayfa →

Küresel uydu seyrüsefer sistemi Global navigation satellite system (GNSS)

Uydulardan yayınlanan zaman işaretli sinyallerle dünyanın her yerinde konum, hız ve zaman belirlemeyi sağlayan sistemlerin genel adı. GPS, GLONASS, Galileo ve BeiDou başlıca örneklerdir.

Ayrıntılı sayfa →

Kütle aktarımı Mass transfer

Yakın çift sistemde Roche lobunu dolduran yıldızdan eşine madde akması. Yıldızların evrimini kökten değiştirir ve nova ile X-ışını çiftleri gibi olaylara yol açar.

Ayrıntılı sayfa →

Kütle-enerji eşdeğerliği (E = mc²) Mass–energy equivalence (E = mc²)

Kütle ile enerjinin birbirine dönüşebileceğini ve enerjinin kütle ile ışık hızının karesinin çarpımına eşit olduğunu söyleyen ilkedir; yıldızların nükleer füzyonla ışımasını açıklar.

Ayrıntılı sayfa →

Kütle–ışıtma ilişkisi Mass–luminosity relation

Anakol yıldızlarında ışıtma gücünün kütleyle hızla arttığını gösteren ilişki; kabaca kütlenin 3,5'inci kuvvetiyle orantılıdır. Bu yüzden kütleli yıldızlar yakıtlarını çok daha çabuk tüketir.

Ayrıntılı sayfa →

Kütle merkezi (barimerkez) Barycenter (center of mass)

Birbiri çevresinde dolanan cisimlerin ortak kütle merkezidir; Dünya–Ay sisteminin barimerkezi Dünya'nın içinde, merkezden yaklaşık 4.700 km uzaktadır.

Kütle oranı Mass ratio

Bir roketin itkenle dolu kalkış kütlesinin, itkeni tükendikten sonraki kuru kütlesine oranı. Oran büyüdükçe roket denklemine göre ulaşılabilecek hız değişimi artar.

Ayrıntılı sayfa →

Kütleçekim dalgası Gravitational wave

Hızlanan büyük kütlelerin uzay-zamanda oluşturup ışık hızıyla yayılan dalgalanmalar. Einstein 1916'da öngördü; ilk doğrudan tespit 2015'te LIGO tarafından yapıldı.

Ayrıntılı sayfa →

Kütleçekim dönüşü Gravity turn

Roketin dik kalkıştan sonra hafifçe eğilip kütleçekimin burnunu kademeli olarak yataya çevirmesine izin verdiği yükseliş yörüngesi. Aerodinamik yükleri ve yakıt kaybını azaltır.

Ayrıntılı sayfa →

Kütleçekim kaybı Gravity loss

Yükseliş sırasında itkinin bir kısmının yalnızca kütleçekime karşı koymak için harcanmasından doğan delta-v kaybı. Yüksek itki/ağırlık oranı ve hızlı yataylaşma bu kaybı azaltır.

Ayrıntılı sayfa →

Kütleçekim yardımı (sapan etkisi) Gravity assist (slingshot manoeuvre)

Uzay aracının bir gezegenin yakınından geçerek onun kütleçekimiyle yön ve Güneş'e göre hız kazanmasıdır; Voyager sondaları bu yöntemle dış gezegenlere ulaşmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Kütleçekimi Gravity (gravitation)

Kütlesi olan tüm cisimlerin birbirini çekmesine yol açan temel etkileşimdir; gezegenlerin yörüngelerini, gelgitleri ve yıldızların oluşumunu belirler.

Ayrıntılı sayfa →

Kütleçekimsel çekici Gravity tractor

Bir uzay aracının asteroidin yanında uzun süre kalarak kendi küçük kütleçekimiyle onun yörüngesini yavaş yavaş değiştirmesine dayanan, temas gerektirmeyen saptırma yöntemi.

Ayrıntılı sayfa →

Kütleçekimsel çökme Gravitational collapse

Bir gök cisminin ya da bulutun, iç basıncı kendi kütleçekimini dengeleyemediği için içe doğru büzülmesi. Yıldız oluşumunu da süpernova ve kara delik oluşumunu da başlatır.

Ayrıntılı sayfa →

Kütleçekimsel kırmızıya kayma Gravitational redshift

Güçlü bir kütleçekim alanından uzaklaşan ışığın enerji kaybederek daha uzun dalga boylarına kaymasıdır; beyaz cücelerin tayflarında ve Dünya'daki deneylerde ölçülmüştür.

Ayrıntılı sayfa →

Kütleçekimsel merceklenme Gravitational lensing

Büyük bir kütlenin, arkasındaki kaynaktan gelen ışığı bükerek görüntüsünü büyütmesi, çoğaltması ya da çarpıtması. Genel göreliliğin öngörüsüdür ve karanlık maddeyi haritalamada kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Kütleçekimsel mikromercekleme Gravitational microlensing

Ön plandaki bir yıldızın ve gezegeninin, arkadaki yıldızın ışığını kütleçekimiyle büktüğü sırada oluşan kısa parlaklık artışından gezegen saptama yöntemi.

Ayrıntılı sayfa →

Kütleçekimsel tekillik Gravitational singularity

Genel göreliliğe göre kara deliğin merkezinde yoğunluğun ve uzay-zaman eğriliğinin sonsuza gittiği nokta. Kuantum kütleçekim kuramı olmadan gerçek doğası anlaşılamamaktadır.

Ayrıntılı sayfa →

Kütleçekimsel zaman genişlemesi Gravitational time dilation

Güçlü kütleçekim alanındaki saatlerin daha zayıf alandakilere göre yavaş işlemesidir; GPS uydularında hız etkisiyle birlikte günde yaklaşık 38 mikrosaniyelik düzeltme gerektirir.

Ayrıntılı sayfa →

L

L bandı L band

Yaklaşık 1–2 GHz aralığındaki mikrodalga bandı. Atmosferden az etkilendiği için GNSS sinyalleri, mobil uydu telefonu ve bazı SAR uyduları tarafından kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

L2 Lagrange noktası Lagrange point L2

Güneş–Dünya sisteminde, Dünya'nın Güneş'e göre arka tarafında yaklaşık 1,5 milyon km uzakta bulunan denge noktasıdır; James Webb ve Gaia gibi teleskoplar bu bölgede bulunur.

Ayrıntılı sayfa →

Lagrange noktaları Lagrange points

İki büyük cismin kütleçekimi ile dönme etkisinin dengelendiği, küçük bir cismin onlara göre aynı konumda kalabildiği beş noktadır (L1–L5); L4 ve L5 kararlı, diğerleri kararsızdır.

Ayrıntılı sayfa →

Laniakea Üstkümesi Laniakea Supercluster

Samanyolu'nun da içinde bulunduğu, yaklaşık 100.000 galaksi içerdiği ve 500 milyon ışık yılı çapında olduğu tahmin edilen üstküme. 2014'te galaksi hareketleri incelenerek tanımlandı.

Ayrıntılı sayfa →

Lazer kılavuz yıldız Laser guide star

Uyarlanır optik sisteminde parlak bir doğal yıldız bulunmadığında, atmosferin üst katmanlarındaki sodyum atomlarını lazerle uyararak oluşturulan yapay referans noktası.

Ayrıntılı sayfa →

Leonidler Leonids

Her yıl Kasım ortasında görülen, kaynağı 55P/Tempel–Tuttle kuyruklu yıldızı olan meteor yağmuru. Yaklaşık 33 yılda bir saatte binlerce meteorlu 'meteor fırtınaları' üretebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Levha tektoniği Plate tectonics

Bir gezegenin dış kabuğunun hareket eden büyük levhalara bölünmesi ve bunların birbirine göre kayması. Güneş Sistemi'nde etkin levha tektoniği kesin olarak yalnızca Dünya'da bilinmektedir.

LIGO Laser Interferometer Gravitational-Wave Observatory (LIGO)

ABD'de 4 km kollu iki lazer girişimölçerden oluşan kütleçekim dalgası gözlemevi. 2015'te iki kara deliğin birleşmesinden gelen dalgaları saptadı; bu keşif 2017 Nobel Fizik Ödülü'nü aldı.

Ayrıntılı sayfa →

Lidar Lidar

Lazer darbeleri gönderip yansımaların dönüş süresini ölçerek uzaklık belirleyen aktif algılama yöntemi. Uzaydan buz kalınlığı, orman yüksekliği ve arazi topoğrafyasını ölçmede kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Lüle (nozul) Nozzle

Yanma odasından çıkan sıcak gazı genleştirip hızlandırarak ısıl enerjiyi itkiye çeviren huni biçimli motor parçası. Roketlerde genellikle daralıp genişleyen yapıdadır.

Ayrıntılı sayfa →

M

M tipi asteroit M-type asteroid

Tayfı metale benzeyen, bir kısmının parçalanmış ön-gezegen çekirdeklerinden kalma demir-nikelce zengin cisimler olduğu düşünülen asteroit sınıfı. 16 Psyche en bilinen örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

M87 Messier 87 (M87)

Başak Kümesi'ndeki dev eliptik galaksi. Merkezindeki yaklaşık 6,5 milyar Güneş kütleli kara deliğin gölgesi 2019'da Olay Ufku Teleskobu'yla ilk kez görüntülendi.

Ayrıntılı sayfa →

Macellan Bulutları Magellanic Clouds

Samanyolu'nun uydusu olan iki düzensiz cüce galaksi: Büyük ve Küçük Macellan Bulutu. Güney Yarımküre'den çıplak gözle görülürler; uzaklıkları yaklaşık 160.000 ve 200.000 ışık yılıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Mach sayısı Mach number

Bir cismin hızının, bulunduğu ortamdaki ses hızına oranı; deniz seviyesinde 15 °C'de Mach 1 yaklaşık 340 m/s, yani saatte 1225 km'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Madde–antimadde asimetrisi Baryon asymmetry

Evrende maddenin antimaddeden çok daha fazla bulunması sorunu. Büyük Patlama'da eşit miktarda üretilmeleri beklendiğinden, farkın nedeni henüz açıklanamamıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Magnetar Magnetar

Manyetik alanı sıradan nötron yıldızlarından yüzlerce ila bin kat güçlü olan nötron yıldızı. Manyetik alanının sarsılmasıyla güçlü X-ışını ve gama ışını patlamaları yayabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Makemake Makemake

2005'te keşfedilen, Kuiper kuşağının en parlak cisimlerinden biri olan cüce gezegen. Yüzeyi donmuş metan ve etan gibi buzlarla kaplıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Maks Q Max Q

Roketin yükselişi sırasında dinamik basıncın, yani hava hızının yarattığı aerodinamik yükün en yüksek olduğu an. Genellikle kalkıştan yaklaşık bir dakika sonra gerçekleşir; motorlar çoğu zaman kısılır.

Ayrıntılı sayfa →

Maksutov-Cassegrain teleskobu Maksutov–Cassegrain telescope

Önünde kalın, kavisli bir menisküs düzeltici mercek bulunan katadioptrik teleskop. Keskin ve yüksek kontrastlı görüntü verdiği için özellikle Ay ve gezegen gözleminde tercih edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Manyetik tork çubuğu Magnetorquer

Akım geçirildiğinde Dünya'nın manyetik alanıyla etkileşerek tork üreten bobin veya çubuk. Alçak yörüngedeki küçük uydularda ve tepki tekerleklerinin biriken momentumunu boşaltmada kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Manyetik yeniden bağlanma Magnetic reconnection

Zıt yönlü manyetik alan çizgilerinin kopup yeniden birleşerek depoladıkları enerjiyi ısı ve parçacık hızlanması olarak açığa çıkarması; patlamaların ve kutup ışıklarının temel mekanizmasıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Manyetopoz Magnetopause

Manyetosferin dış sınırı; Dünya'nın manyetik basıncının güneş rüzgârı basıncını dengelediği bu yüzey, Güneş tarafında genellikle yaklaşık 10 Dünya yarıçapı uzaklıktadır.

Ayrıntılı sayfa →

Manyetosfer Magnetosphere

Bir gezegenin manyetik alanının etkin olduğu, Dünya'yı güneş rüzgârının çoğundan koruyan, Güneş tarafında sıkışıp karşı tarafta uzun bir kuyruk oluşturan bölge.

Ayrıntılı sayfa →

Mars Mars

Güneş'e dördüncü gezegen; yüzeyindeki demir oksit nedeniyle kırmızımsı görünür. İnce karbondioksit atmosferi, dev volkanları ve Phobos ile Deimos adlı iki küçük uydusu vardır.

Ayrıntılı sayfa →

Mars'a insanlı görev Crewed mission to Mars

İnsanları Mars'a götürüp geri getirmeyi hedefleyen görev kavramı; tek yön yolculuk 6–9 ay sürer ve görevin tamamı iki-üç yılı bulabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Mars toz fırtınası Martian dust storm

Mars'ta zaman zaman bölgesel ölçekten tüm gezegeni saran boyuta ulaşabilen toz fırtınası. 2018'deki küresel fırtına güneş enerjili Opportunity gezgininin görevini sona erdirdi.

Ayrıntılı sayfa →

Maunder Minimumu Maunder Minimum

Yaklaşık 1645–1715 yılları arasında Güneş lekelerinin son derece seyrek gözlendiği dönem; Avrupa'daki Küçük Buz Çağı'nın soğuk evresiyle aynı zamana denk gelir.

Ayrıntılı sayfa →

Mavi başıboş yıldız Blue straggler

Bir kümede, ayrılma noktasındaki yıldızlardan daha sıcak ve parlak olup gerekenden genç görünen yıldız. Yıldız birleşmeleri ya da çift sistemde kütle aktarımıyla oluştuğu düşünülür.

Ayrıntılı sayfa →

Mavi süperdev Blue supergiant

Yüzey sıcaklığı on binlerce kelvine ulaşan, çok parlak, sıcak ve kütleli süperdev yıldız. Avcı takımyıldızındaki Rigel en tanınmış örneğidir.

Ayrıntılı sayfa →

Maviye kayma Blueshift

Gözlemciye yaklaşan bir kaynaktan gelen ışığın dalga boyunun kısalıp tayfın mavi ucuna kayması. Örneğin Andromeda Galaksisi'nin ışığı maviye kaymıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Mayday Mayday

Telsizde üç kez tekrarlanarak kullanılan uluslararası tehlike çağrısı; uçağın ya da içindekilerin ciddi ve yakın bir tehlikede olduğunu, acil yardım gerektiğini bildirir.

Ayrıntılı sayfa →

Mega takımyıldız Mega-constellation

Alçak Dünya yörüngesinde yüzlerce ila binlerce uydudan oluşan, genellikle küresel geniş bant internet sunan uydu ağı. Starlink, binlerce uyduyla bunun en büyük örneğidir.

Ayrıntılı sayfa →

Megaparsek Megaparsec (Mpc)

Bir milyon parseke, yani yaklaşık 3,26 milyon ışık yılına eşit uzaklık birimi. Galaksiler arası uzaklıklarda ve Hubble sabitinin ifadesinde kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Meraga Rasathanesi Maragheh Observatory

1259'da İlhanlı hükümdarı Hülâgû'nun desteğiyle Nasîrüddin Tûsî'nin yönetiminde kurulan, geniş kütüphanesi ve bilim insanı kadrosuyla dönemin en büyük gözlemevi.

Ayrıntılı sayfa →

Mercek biçimli galaksi Lenticular galaxy

Diski ve merkezi şişkinliği olan ancak belirgin sarmal kolları bulunmayan galaksi türü. Hubble sınıflamasında S0 olarak gösterilir; eliptik ve sarmal türler arasında yer alır.

Ayrıntılı sayfa →

Mercekli teleskop (refraktör) Refracting telescope (refractor)

Işığı önündeki objektif mercekle kırarak odaklayan teleskop türü. Kapalı tüpü sayesinde bakımı kolaydır; Galileo 1609'da bu türden bir teleskopla gözlem yapmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Merkür Mercury

Güneş'e en yakın ve en küçük gezegen. Neredeyse hiç atmosferi yoktur, yüzeyi yoğun biçimde kraterlidir ve Güneş çevresindeki bir turunu yaklaşık 88 Dünya gününde tamamlar.

Merkür programı Project Mercury

ABD'nin 1958–1963 arasında yürüttüğü, tek kişilik kapsüllerle insanı uzaya gönderen ilk programı; Alan Shepard 1961'de yörünge altı, John Glenn 1962'de yörünge uçuşu yaptı.

Ayrıntılı sayfa →

Merlin motoru Merlin engine

SpaceX'in Falcon 9 ve Falcon Heavy roketlerinde kullandığı, RP-1 ve sıvı oksijen yakan gaz üreteci çevrimli motor. Üst kademe için vakum sürümü bulunur.

Ayrıntılı sayfa →

Mermi Kümesi Bullet Cluster

İki galaksi kümesinin çarpışmasıyla oluşan, sıcak gaz ile kütleçekim merkezlerinin birbirinden ayrıldığı sistem. Karanlık maddenin varlığına güçlü bir kanıt sayılır.

Ayrıntılı sayfa →

Messier kataloğu Messier catalogue

Fransız gökbilimci Charles Messier'in 18. yüzyılda kuyruklu yıldızlarla karıştırılmasın diye derlediği bulutsu ve küme listesi. Bugün 110 cisim içerir; Andromeda Galaksisi M31 olarak bilinir.

Ayrıntılı sayfa →

Metalisite Metallicity

Astronomide hidrojen ve helyumdan ağır tüm elementlere metal denir; metalisite bir yıldızdaki bu elementlerin oranıdır. Genç yıldızlar, önceki yıldız kuşaklarının zenginleştirdiği gazdan doğduğu için daha metalcedir.

Ayrıntılı sayfa →

Metaloks (metan-oksijen) Methalox

Sıvı metan yakıt ile sıvı oksijenin oluşturduğu itken çifti. Kerosene göre daha temiz yanar ve yeniden kullanımı kolaylaştırır; Raptor ve BE-4 motorları bunu kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

METAR METAR

Havalimanlarında genellikle yarım ya da bir saatte bir yayımlanan; rüzgâr, görüş, bulut, sıcaklık ve basınç bilgilerini içeren standart kodlu hava gözlem raporu.

Ayrıntılı sayfa →

Meteor (akan yıldız) Meteor (shooting star)

Bir meteoroidin atmosfere yüksek hızla girip ısınarak buharlaşması sırasında gökyüzünde görülen kısa süreli ışık çizgisi. Çoğu yaklaşık 80–120 km yükseklikte oluşur.

Ayrıntılı sayfa →

Meteor yağmuru Meteor shower

Dünya'nın bir kuyruklu yıldızın ya da asteroidin yörüngesi boyunca bıraktığı parçacık akıntısından geçmesiyle saatte normalden çok daha fazla meteor görülmesi. Her yıl aynı tarihlerde tekrarlanır.

Ayrıntılı sayfa →

Meteoroit Meteoroid

Gezegenlerarası uzayda dolaşan, asteroitten çok daha küçük kayaç ya da metal parçası. Uluslararası Astronomi Birliği'ne göre boyutu yaklaşık 30 mikrometre ile 1 metre arasındadır.

Ayrıntılı sayfa →

Meteoroloji uydusu Weather satellite

Bulutları, sıcaklığı, nemi ve fırtınaları izleyerek hava tahmini ve iklim araştırmasına veri sağlayan uydu. Yer durağan ve kutupsal yörüngede çalışan türleri birbirini tamamlar.

Ayrıntılı sayfa →

Mezar yörüngesi Graveyard orbit

Ömrünü tamamlayan jeostatik uyduların, işler yörüngeye engel olmamaları için taşındığı, jeostatik yörüngenin birkaç yüz kilometre üzerindeki yörünge.

Ayrıntılı sayfa →

Mîkat ilmi Science of timekeeping (ʿilm al-mīqāt)

Namaz vakitlerini, kıble yönünü ve takvimi küresel astronomi ve trigonometriyle hesaplayan, İslam dünyasında gelişmiş uygulamalı astronomi dalı.

Ayrıntılı sayfa →

Mikro Uydu Fırlatma Sistemi (MUFS) Micro Satellite Launch System (MUFS)

Roketsan'ın küçük uyduları alçak Dünya yörüngesine bağımsız olarak taşımak amacıyla geliştirdiği yerli fırlatma sistemi projesi. Türkiye'nin uzaya kendi imkânlarıyla erişim hedefinin parçasıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Mikroçekim Microgravity

Yörüngedeki bir araçta serbest düşüş nedeniyle cisimlerin neredeyse ağırlıksız davrandığı ortam; kütleçekim yok olmaz, yalnızca etkisi hissedilmez.

Ayrıntılı sayfa →

Mikrodalga Microwave

Kızılötesi ile radyo dalgaları arasında, yaklaşık bir milimetre ile otuz santimetre dalga boylu ışınım. Kozmik mikrodalga arka plan ışınımı bu bölgede gözlenir.

Ayrıntılı sayfa →

Milisaniye pulsarı Millisecond pulsar

Dönme dönemi yaklaşık 1–10 milisaniye olan pulsar. Çift sistemde eşinden madde çekerek hızlandırıldığı düşünülür; son derece düzenli atımları nedeniyle doğal saat gibi kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Miller–Urey deneyi Miller–Urey experiment

1953'te yayımlanan, ilkel atmosferi taklit eden gaz karışımına elektrik kıvılcımı uygulayarak amino asitlerin cansız ortamda oluşabileceğini gösteren deney.

Ayrıntılı sayfa →

Milli Uzay Programı National Space Program (Türkiye)

Şubat 2021'de açıklanan, Ay görevi, ulusal fırlatma sistemi, uzay limanı ve Türk astronot gönderilmesi gibi on hedef içeren Türkiye'nin uzay yol haritası.

Ayrıntılı sayfa →

Mini Neptün (alt Neptün) Mini-Neptune (sub-Neptune)

Dünya'dan büyük, Neptün'den küçük, kalın hidrojen-helyum ya da su açısından zengin zarfa sahip olduğu düşünülen gezegen türü; Samanyolu'nda en yaygın türlerden biridir.

Ayrıntılı sayfa →

Mir Mir

1986–2001 yılları arasında yörüngede kalan modüler Sovyet/Rus uzay istasyonu; Valeri Polyakov burada 437 günlük kesintisiz uzay uçuşu rekorunu kırdı.

Ayrıntılı sayfa →

Mira değişeni Mira variable

Yüzlerce günlük dönemlerle parlaklığı büyük ölçüde değişen, asimptotik dev kolundaki kırmızı dev. Adını yaklaşık 332 günlük dönemi olan Mira (Omikron Ceti) yıldızından alır.

Ayrıntılı sayfa →

Modül Module

Bir uzay istasyonunu oluşturan, ayrı ayrı fırlatılıp yörüngede birleştirilen, laboratuvar, yaşam alanı ya da bağlantı gibi belirli işlevleri olan yapı birimi.

Ayrıntılı sayfa →

Moleküler bulut Molecular cloud

Çoğunlukla molekül hâlinde hidrojenden oluşan, yaklaşık 10–20 K sıcaklığında soğuk ve yoğun yıldızlararası bulut. Yıldızlar bu bulutların içindeki yoğun çekirdeklerde doğar.

Ayrıntılı sayfa →

Molniya yörüngesi Molniya orbit

Yaklaşık 12 saat periyotlu, 63,4° eğimli yüksek eliptik yörünge. Sovyetler Birliği tarafından, yer durağan uyduların iyi göremediği yüksek enlemleri kapsamak için geliştirilmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

MOND (Değiştirilmiş Newton dinamiği) Modified Newtonian dynamics (MOND)

Karanlık madde yerine, çok küçük ivmelerde kütleçekim yasasının değiştiğini öne süren alternatif kuram. Galaksi dönme eğrilerini açıklar, ancak kümeleri ve KMA'yı açıklamakta zorlanır.

Ayrıntılı sayfa →

Morötesi Ultraviolet (UV)

Görünür mor ışıktan daha kısa, X-ışınlarından daha uzun dalga boylu ışınım. Atmosferdeki ozon tarafından büyük ölçüde soğurulduğu için uzaydan gözlenir; sıcak genç yıldızları incelemeye yarar.

Ayrıntılı sayfa →

Motor kümelenmesi Engine clustering

Tek büyük motor yerine birden çok motorun aynı kademede bir arada kullanılması. Falcon 9 ilk kademesinde 9, Super Heavy güçlendiricisinde 33 motor bulunur.

Ayrıntılı sayfa →

Mutlak kadir Absolute magnitude

Bir yıldızın 10 parsek uzaklıktan görüleceği varsayılan parlaklığıdır; uzaklık etkisini ortadan kaldırarak yıldızların gerçek ışınım güçlerini karşılaştırmayı sağlar. Güneş için yaklaşık +4,8'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Muvakkit Muwaqqit (timekeeper)

Usturlap, rubu tahtası ve güneş saati gibi aletlerle namaz vakitlerini ve kıble yönünü belirleyen, camilere bağlı olarak çalışan zaman bilimci.

Ayrıntılı sayfa →

Muvakkithane Timekeeper's house (muvakkithane)

Osmanlı'da genellikle cami avlusunda yer alan, namaz vakitlerinin ve saatin belirlenip ayarlandığı, muvakkitin görev yaptığı küçük yapı.

Ayrıntılı sayfa →

Mürettebat Crew

Bir uzay aracında ya da istasyonda görevli astronotların tümü; komutan, pilot ve uzmanlar gibi farklı rollerden oluşur.

Ayrıntılı sayfa →

N

Nadir (ayakucu noktası) Nadir

Gözlemcinin tam altında, zenitin karşısında bulunan gök küresi noktasıdır; uydu gözleminde aracın tam altındaki yer noktasını da belirtir.

Ayrıntılı sayfa →

NASA İkiz Çalışması NASA Twins Study

Scott Kelly'nin UUİ'de 340 gün kaldığı 2015–2016 görevinde, Dünya'daki tek yumurta ikizi Mark Kelly ile karşılaştırılarak uzayın vücuda etkilerinin incelendiği araştırma.

Ayrıntılı sayfa →

New Shepard New Shepard

Blue Origin'in altı yolcuyu Kármán hattının üzerine taşıyan, yeniden kullanılabilir roket ve kapsülden oluşan yörünge altı turizm aracı.

Ayrıntılı sayfa →

Newton teleskobu Newtonian telescope

Isaac Newton'un 1668'de yaptığı, çukur birincil ayna ile 45 derece eğik düz bir ikincil aynadan oluşan aynalı teleskop. Görüntü tüpün yan tarafından izlenir.

Ayrıntılı sayfa →

Newton'un evrensel kütleçekim yasası Newton's law of universal gravitation

İki cisim arasındaki çekim kuvvetinin kütlelerinin çarpımıyla doğru, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olduğunu söyleyen yasadır: F = G·m₁·m₂/r².

Ayrıntılı sayfa →

Newton'un hareket yasaları Newton's laws of motion

Eylemsizlik, kuvvetin kütle ile ivmenin çarpımına eşitliği (F = m·a) ve etki-tepki ilkesinden oluşan üç temel yasadır; klasik mekaniğin ve yörünge hesaplarının temelidir.

Ayrıntılı sayfa →

Neptün Neptune

Güneş'e en uzak gezegen; varlığı Uranüs'ün yörüngesindeki sapmalardan hesaplanarak 1846'da keşfedilmiştir. Güneş Sistemi'nin ölçülen en hızlı rüzgârları burada eser.

Ayrıntılı sayfa →

Neptün ötesi cisim Trans-Neptunian object (TNO)

Güneş çevresinde ortalama olarak Neptün'den daha uzakta, yani yaklaşık 30 AB'nin ötesinde dolanan her türlü küçük cisim. Kuiper kuşağı ve saçılmış disk cisimleri bu gruptadır.

Ayrıntılı sayfa →

Nice modeli Nice model

Dev gezegenlerin oluşumlarından sonra yörüngelerinin değiştiğini, Satürn, Uranüs ve Neptün'ün dışa doğru göç ettiğini öne süren model. Kuiper kuşağının ve Truva asteroitlerinin yapısını açıklamaya çalışır.

Ayrıntılı sayfa →

NOAA uzay havası ölçekleri NOAA space weather scales

Jeomanyetik fırtınaları (G), radyasyon fırtınalarını (S) ve radyo kesintilerini (R) 1'den 5'e kadar derecelendiren ve halka etkilerini anlatan ABD ölçek sistemi.

Ayrıntılı sayfa →

Nokta hüzme Spot beam

Uydunun gücünü yeryüzünde sınırlı bir bölgeye yoğunlaştıran dar hüzme. Aynı frekansın farklı hüzmelerde tekrar kullanılmasına izin vererek kapasiteyi artırır.

Ayrıntılı sayfa →

Normalize fark bitki örtüsü indeksi Normalized difference vegetation index (NDVI)

Yakın kızılötesi ve kırmızı bant yansımalarının farkının toplamlarına oranı. −1 ile +1 arasında değişir; yüksek değerler sağlıklı ve yoğun bitki örtüsünü gösterir.

Ayrıntılı sayfa →

NOTAM Notice to Air Missions (NOTAM)

Hava sahası kısıtlamaları, pist kapanmaları veya seyrüsefer cihazı arızaları gibi uçuş emniyetini ilgilendiren geçici değişiklikleri pilotlara duyuran resmi bildirim.

Ayrıntılı sayfa →

Nova Nova

Beyaz cücenin yüzeyinde eşinden biriken hidrojenin kontrolsüz biçimde tutuşmasıyla oluşan patlama. Sistem binlerce kat parlar ama beyaz cüce yok olmaz; patlama yinelenebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Nötr yüzerlik havuzu Neutral buoyancy pool

Astronotların ağırlıksızlığı taklit eden koşullarda, istasyon maketleri üzerinde uzay yürüyüşü provası yaptığı büyük eğitim havuzu; NASA'nın Houston'daki tesisi bilinen örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Nötrino Neutrino

Elektrik yükü olmayan, kütlesi son derece küçük ve maddeyle çok zayıf etkileşen temel parçacık. Güneş'te, süpernovalarda ve aktif galaksilerde bol miktarda üretilir.

Ayrıntılı sayfa →

Nötrino salınımı Neutrino oscillation

Nötrinoların yol alırken elektron, müon ve tau türleri arasında dönüşmesi. Nötrinoların kütleli olduğunu kanıtlar; keşif 2015 Nobel Fizik Ödülü'nü aldı.

Ayrıntılı sayfa →

Nötron yıldızı Neutron star

Kütleli bir yıldızın çekirdeği çöktüğünde oluşan, yaklaşık 20 km çapında ama Güneş'ten fazla kütleli, çoğunlukla nötronlardan oluşan aşırı yoğun kalıntı. Bir çay kaşığı maddesi milyarlarca ton gelir.

Ayrıntılı sayfa →

Numune dönüşü Sample return

Bir gök cisminden malzeme toplayıp incelenmek üzere Dünya'ya getiren görev. Hayabusa2 Ryugu'dan, OSIRIS-REx Bennu'dan asteroit örnekleri getirmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Nükleer kaynaşma (füzyon) Nuclear fusion

Hafif atom çekirdeklerinin birleşerek daha ağır çekirdek oluşturması ve bu sırada enerji açığa çıkması. Yıldızların enerji kaynağıdır; Güneş saniyede yaklaşık 600 milyon ton hidrojeni helyuma dönüştürür.

Ayrıntılı sayfa →

Nükleer termal roket Nuclear thermal rocket (NTR)

Bir nükleer reaktörün hidrojen gibi bir itkeni ısıtıp lüleden attığı roket türü. Kimyasal roketlerin yaklaşık iki katı özgül itki vaat eder; ABD 1960'larda NERVA ile test etmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

O

Odak oranı (f-sayısı) Focal ratio (f-number)

Odak uzaklığının açıklığa bölünmesiyle bulunan sayı; örneğin f/5. Küçük odak oranlı sistemler daha geniş alan gösterir ve fotoğrafta aynı yüzey parlaklığını daha kısa pozlamada yakalar.

Ayrıntılı sayfa →

Odak uzaklığı Focal length

Mercek ya da aynanın paralel gelen ışınları bir noktada topladığı yere olan uzaklığı. Teleskopta odak uzaklığı, görüntü ölçeğini ve göz merceğiyle elde edilen büyütmeyi belirler.

Ayrıntılı sayfa →

Ok açılı kanat Swept wing

Gövdeden uçlara doğru geriye (bazen öne) eğik kanat; ses hızına yakın uçuşta şok dalgalarının oluşumunu geciktirdiği için jet uçaklarında yaygındır.

Ayrıntılı sayfa →

Oksijen üretim sistemi Oxygen generation system

Suyu elektrolizle oksijen ve hidrojene ayırarak mürettebata solunacak oksijen sağlayan istasyon düzeneği; açığa çıkan hidrojen başka işlemlerde kullanılabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Oksitleyici Oxidizer

Yakıtın uzayda havasız ortamda da yanabilmesi için gerekli oksijeni ya da benzer etkin maddeyi sağlayan itken bileşeni. Sıvı oksijen ve azot tetroksit yaygın örneklerdir.

Ayrıntılı sayfa →

Okuma gürültüsü Read noise

Algılayıcıdaki yükün ölçülüp sayısal değere çevrilmesi sırasında elektronik devrelerin eklediği rastgele gürültü. Her okumada oluşur ve sönük sinyallerin algılanmasını sınırlar.

Ayrıntılı sayfa →

Okyanus dünyası Ocean world

Europa ve Enceladus gibi, yüzeyinde ya da buz kabuğunun altında geniş sıvı su okyanusu bulunan ve bu nedenle yaşam arayışının önemli hedefi olan gök cismi.

Ayrıntılı sayfa →

Okyanusa iniş Splashdown

Bir kapsülün paraşütlerle yavaşlayarak denize inmesi; ardından bekleyen kurtarma gemisi kapsülü ve mürettebatı sudan alıp karaya taşır.

Ayrıntılı sayfa →

Olay ufku Event horizon

Kara deliği çevreleyen ve geçildiğinde ışığın bile geri dönemediği sınır yüzeyi. Dışarıdan bakan biri için ufkun içindeki olaylar hiçbir zaman gözlenemez.

Ayrıntılı sayfa →

Olbers paradoksu Olbers' paradox

Evren sonsuz, durağan ve yıldızlarla dolu olsaydı gece göğünün parlak olması gerektiği çıkarımı. Evrenin sonlu yaşı ve genişlemesi gecenin neden karanlık olduğunu açıklar.

Ayrıntılı sayfa →

Olympus Mons Olympus Mons

Mars'taki dev kalkan volkanı; çevresindeki ovalardan yaklaşık 22 km yükselir ve Güneş Sistemi'nde bilinen en yüksek volkanlardan biridir. Tabanı yaklaşık 600 km genişliğindedir.

Ayrıntılı sayfa →

Oort bulutu Oort cloud

Güneş Sistemi'ni binlerce ile yaklaşık 100.000 AB uzaklıkta küresel bir kabuk gibi sardığı düşünülen buzlu cisimler bulutu. Uzun dönemli kuyruklu yıldızların kaynağı kabul edilir; henüz doğrudan gözlenmemiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Optik (lazer) haberleşme Optical (laser) communication

Radyo yerine kızılötesi lazer ışığıyla veri aktarımı. Çok daha yüksek veri hızı sunar ancak son derece hassas yönlendirme gerektirir ve bulutlardan etkilenir.

Ayrıntılı sayfa →

Orion Orion spacecraft

NASA'nın Artemis programı için geliştirdiği, dört astronotu Ay'a ve ötesine taşımak üzere tasarlanmış derin uzay kapsülü; hizmet modülünü ESA sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Orion Bulutsusu (M42) Orion Nebula (M42)

Avcı takımyıldızının kılıcında, yaklaşık 1.300 ışık yılı uzaklıktaki parlak H II bölgesi. Dünya'ya en yakın büyük yıldız oluşum bölgesidir ve çıplak gözle seçilebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Orlan Orlan spacesuit

Rus uzay yürüyüşlerinde kullanılan, astronotun sırtındaki kapaktan girerek tek başına giyebildiği yarı sert uzay giysisi.

Ayrıntılı sayfa →

Orta Dünya yörüngesi Medium Earth orbit (MEO)

Alçak Dünya yörüngesi ile yer durağan yörünge arasındaki bölge, yaklaşık 2.000–35.786 km. GPS, Galileo ve GLONASS gibi seyrüsefer uyduları bu kuşakta yaklaşık 20.000 km'de bulunur.

Ayrıntılı sayfa →

Orta irtifa uzun havada kalış (MALE) Medium-altitude long-endurance (MALE)

Orta irtifalarda uçarak genellikle 24 saat ve üzeri havada kalabilen insansız hava aracı sınıfı; uzun süreli keşif ve gözetleme görevleri için tasarlanır.

Ortostatik intolerans Orthostatic intolerance

Uçuş dönüşü ayağa kalkıldığında kan basıncının yeterince korunamaması sonucu baş dönmesi ya da bayılma; kalp-damar sisteminin mikroçekime uyumundan kaynaklanır.

Ayrıntılı sayfa →

Otomatik kılavuzlama Autoguiding

Ayrı bir küçük kamerayla bir kılavuz yıldızın izlenip kundağa sürekli küçük düzeltmeler gönderilmesi. Uzun pozlamalarda yıldızların nokta biçiminde kalmasını sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Otomatik pilot Autopilot

Uçağın rotasını, irtifasını ve hızını pilotun belirlediği değerlerde tutan, bazı sistemlerde otomatik iniş de yapabilen otomatik uçuş kontrol sistemi.

Ayrıntılı sayfa →

Otonom insansız iniş gemisi Autonomous spaceport drone ship (ASDS)

SpaceX'in okyanusta konumlandırdığı, roket kademelerinin iniş yaptığı insansız ve kendini konumlayabilen yüzer platform. Fırlatma alanına geri dönmek için yeterli yakıt kalmayan görevlerde kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Otorotasyon Autorotation

Motor arızasında rotorun, alçalan helikopterin içinden geçen hava akışıyla dönmeye devam etmesi; pilotun kontrollü bir acil iniş yapmasını sağlar.

Ö

Ön nefes alma Prebreathe

Uzay yürüyüşünden önce kandaki azotu atmak için saf oksijen solunması işlemi; düşük basınçlı giysiye geçişte vurgun riskini azaltır.

Ayrıntılı sayfa →

Ön yakıcı Preburner

Kademeli yanma çevrimli motorlarda itkenin bir kısmını yakarak turbopompa türbinini çeviren küçük yanma odası. Çıkan gaz daha sonra ana yanma odasına gönderilir.

Ayrıntılı sayfa →

Ön yıldız (önyıldız) Protostar

Çöken bir bulut çekirdeğinde oluşan, kütle toplamayı sürdüren ama henüz çekirdeğinde hidrojen kaynaşması başlamamış genç yıldız. Enerjisini büzülmeden açığa çıkan kütleçekim enerjisinden alır.

Ayrıntılı sayfa →

Önleyici egzersiz Exercise countermeasures

Mikroçekimdeki kas ve kemik kaybını azaltmak için astronotların günde yaklaşık iki saat koşu bandı, bisiklet ve direnç aletleriyle yaptığı zorunlu antrenman.

Ayrıntılı sayfa →

Örten çift (tutulmalı çift) Eclipsing binary

Yörünge düzlemi görüş doğrultumuza yakın olduğu için bileşenlerin dönemli olarak birbirini örttüğü çift yıldız. Işık eğrisinden yıldızların boyutları hesaplanabilir; Algol en ünlü örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Örtme (okültasyon) Occultation

Yakındaki bir gök cisminin, daha uzaktaki bir cismin önünden geçerek onu tamamen gizlemesidir; Ay'ın bir yıldızı ya da gezegeni örtmesi buna örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Ötegezegen (dış gezegen) Exoplanet

Güneş dışındaki bir yıldızın çevresinde dolanan ya da hiçbir yıldıza bağlı olmayan gezegen; 2025 itibarıyla doğrulanmış sayısı 6.000'i aşmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Özdevinim (öz hareket) Proper motion

Bir yıldızın uzaydaki gerçek hareketinden kaynaklanan, gökyüzündeki konumunun yıllar içinde yavaşça değişmesidir; genellikle yılda yay saniyesi ya da miliyay saniyesi olarak ölçülür.

Ayrıntılı sayfa →

Özel astronot görevi Private astronaut mission

Bir şirketin düzenleyip ücretini özel kişi ya da ülkelerin ödediği, UUİ gibi istasyonlara yapılan ticari insanlı görev; Axiom görevleri örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Özel görelilik Special relativity

Einstein'ın 1905'te ortaya koyduğu, fizik yasalarının tüm eylemsiz gözlemciler için aynı olduğunu ve ışık hızının sabit kaldığını temel alan kuramdır; zaman genişlemesi ve boy kısalmasını öngörür.

Ayrıntılı sayfa →

Özgül itki Specific impulse (Isp)

Bir motorun itken verimliliğinin ölçüsü; birim ağırlıktaki itkenin ne kadar süre bir birim itki sağlayabileceğini saniye cinsinden gösterir. Sıvı hidrojen-oksijen motorlarında boşlukta yaklaşık 450 saniyedir.

Ayrıntılı sayfa →

P

Pankromatik görüntü Panchromatic image

Görünür ışığın geniş bir aralığını tek bantta toplayan siyah-beyaz görüntü. Çok bantlı görüntülerden daha yüksek uzamsal çözünürlük sağlar ve renkli görüntüleri keskinleştirmede kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Panspermi Panspermia

Yaşamın ya da yaşamın yapı taşlarının göktaşları, kuyruklu yıldızlar veya toz yoluyla gezegenler, hatta yıldız sistemleri arasında taşınabileceğini öne süren hipotez.

Ayrıntılı sayfa →

Parabolik anten (çanak anten) Parabolic antenna (dish)

Gelen radyo dalgalarını odak noktasındaki besleyiciye yansıtan çanak biçimli anten. Çapı büyüdükçe kazancı artar ve hüzmesi daralır.

Ayrıntılı sayfa →

Parabolik uçuş Parabolic flight

Bir uçağın parabol biçimli manevralarla her seferinde yaklaşık 20–25 saniyelik ağırlıksızlık sağladığı uçuş; astronot eğitimi ve deneyler için kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Paralaks Parallax

Bir cismin iki farklı gözlem noktasından bakıldığında uzak arka plana göre görünür yer değiştirmesidir; bu açı ölçülerek cismin uzaklığı geometrik olarak hesaplanır.

Ayrıntılı sayfa →

Parker Güneş Sondası Parker Solar Probe

NASA'nın 2018'de fırlattığı, koronanın içinden geçerek Güneş'e en çok yaklaşan ve güneş rüzgârının kaynağını inceleyen insan yapımı araç.

Ayrıntılı sayfa →

Parlak mavi değişen (LBV) Luminous blue variable (LBV)

Düzensiz parlaklık değişimleri ve zaman zaman büyük kütle atımı gösteren, çok kütleli, kararsız ve son derece parlak yıldız. Eta Carinae ve P Cygni bu türdendir.

Ayrıntılı sayfa →

Parsek (pc) Parsec (pc)

Yıllık paralaks açısı 1 yay saniyesi olan bir cismin uzaklığıdır; yaklaşık 3,26 ışık yılı ya da 206.265 astronomik birime eşittir.

Ayrıntılı sayfa →

Pas geçme Go-around

İnişin güvenli biçimde tamamlanamayacağı durumlarda yaklaşmanın kesilip uçağın yeniden tırmanışa geçirilmesi; yeni bir yaklaşma ya da yedek meydana gitme izler.

Ayrıntılı sayfa →

Periapsis (enyakın nokta) Periapsis (periapse)

Bir yörüngede cismin merkezdeki çekim kaynağına en yakın olduğu noktadır; yörünge hızı burada en yüksektir. Dünya çevresinde yerberi, Güneş çevresinde günberi adını alır.

Ayrıntılı sayfa →

Perseidler Perseids

Her yıl Ağustos ortasında, genellikle 12–13 Ağustos civarında en yüksek düzeye çıkan meteor yağmuru. Kaynağı 109P/Swift–Tuttle kuyruklu yıldızıdır ve radyantı Kahraman (Perseus) takımyıldızındadır.

Ayrıntılı sayfa →

Pertürbasyon (tedirginlik) Perturbation

Bir cismin ideal iki cisim yörüngesinden, üçüncü cisimlerin çekimi, gezegenin basıklığı veya atmosfer direnci gibi etkiler nedeniyle sapmasıdır; Neptün'ün keşfi bu sapmaların incelenmesiyle mümkün olmuştur.

Ayrıntılı sayfa →

Pervane Propeller

Motor tarafından döndürülen, kanat profilli palleriyle havayı geriye iterek itki üreten düzenek; değişken hatveli pervanelerde pal açısı uçuşta ayarlanabilir.

Phobos ve Deimos Phobos and Deimos

Mars'ın iki küçük, düzensiz biçimli uydusu; 1877'de Asaph Hall tarafından keşfedildiler. Phobos Mars'a giderek yaklaşmaktadır ve on milyonlarca yıl içinde parçalanması beklenir.

Ayrıntılı sayfa →

Pist numarası Runway designation

Pistin manyetik yönünün onda birine yuvarlanmasıyla verilen iki haneli numara; örneğin 090° yönündeki pist 09, ters ucu ise 27 olarak adlandırılır.

Ayrıntılı sayfa →

Pistonlu motor Piston engine

Silindirlerdeki yakıt-hava karışımının yanmasıyla pistonları ve krank milini hareket ettirerek pervaneyi döndüren içten yanmalı motor; küçük uçaklarda yaygındır.

Pitot tüpü Pitot tube

Akışa doğru açılan ve toplam basıncı ölçen tüp; statik basınçla karşılaştırılarak uçağın hava hızı hesaplanır, tıkanması ciddi kazalara yol açabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Plaka çözme Plate solving

Bir gökyüzü görüntüsündeki yıldız desenini kataloglarla karşılaştırarak görüntünün gökteki tam konumunu, ölçeğini ve yönünü yazılımla belirleme işlemi.

Ayrıntılı sayfa →

Planck uydusu Planck (spacecraft)

ESA'nın 2009–2013 yılları arasında KMA'yı yüksek duyarlılıkla haritalayan uzay gözlemevi. Evrenin yaşını, bileşimini ve Hubble sabitini hassasiyetle ölçtü.

Ayrıntılı sayfa →

Planisfer (döner gök haritası) Planisphere

Tarih ve saat ayarlanarak belirli bir enlemden o anda görülebilen gökyüzünü gösteren, iki döner diskten oluşan gök haritası.

Ayrıntılı sayfa →

Plüton Pluto

1930'da Clyde Tombaugh tarafından keşfedilen, 2006'da cüce gezegen olarak yeniden sınıflandırılan Kuiper kuşağı cismi. New Horizons aracı 2015'te yakın geçiş yaparak yüzeyini ayrıntılı görüntüledi.

Ayrıntılı sayfa →

Pogo salınımı Pogo oscillation

Motor itkisindeki dalgalanmaların itken besleme hatlarıyla etkileşerek gövde boyunca büyüyen boylamsal titreşimlere yol açması. Apollo 13'ün ikinci kademesinde orta motorun erken kapanmasına neden oldu.

Ayrıntılı sayfa →

Popülasyon I yıldızları Population I stars

Metalce zengin, görece genç yıldızlar. Çoğunlukla galaksinin diskinde ve sarmal kollarında bulunur; Güneş bu gruba girer.

Ayrıntılı sayfa →

Popülasyon II yıldızları Population II stars

Metalce fakir, yaşlı yıldızlar. Başlıca galaksi halesinde ve küresel kümelerde bulunur; evrenin erken dönemlerinde oluşmuşlardır.

Ayrıntılı sayfa →

Popülasyon III yıldızları Population III stars

Büyük Patlama'dan sonra neredeyse yalnızca hidrojen ve helyumdan oluşan ilk yıldızlar. Çok kütleli ve kısa ömürlü oldukları düşünülür; henüz kesin olarak gözlenmemişlerdir.

Ayrıntılı sayfa →

Potansiyel tehlikeli asteroit Potentially hazardous asteroid (PHA)

Yörüngesi Dünya yörüngesine 0,05 astronomik birimden daha fazla yaklaşan ve çapı yaklaşık 140 metreden büyük olduğu tahmin edilen asteroit.

Ayrıntılı sayfa →

Pozlama süresi Exposure time

Dedektörün ya da fotoğraf filminin ışık topladığı süre. Sönük derin gök cisimleri için dakikalar, parlak gezegenler için milisaniyeler düzeyinde olabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Presesyon (devinme) Axial precession (precession of the equinoxes)

Dünya'nın dönme ekseninin, Güneş ve Ay'ın kütleçekimi etkisiyle yaklaşık 25.800 yılda bir koni çizerek yavaşça yön değiştirmesidir; bu nedenle ekinoks noktaları ekliptik boyunca geriler.

Ayrıntılı sayfa →

Proxima Centauri Proxima Centauri

Yaklaşık 4,24 ışık yılı uzaklıkta, Güneş'e en yakın yıldız olan sönük bir kırmızı cüce. Yaşanabilir bölgesinde Proxima b gezegeni bulunur.

Ayrıntılı sayfa →

Proxima Centauri b Proxima Centauri b

Güneş'e en yakın yıldız olan, yaklaşık 4,2 ışık yılı uzaklıktaki Proxima Centauri'nin yaşanabilir bölgesinde dolanan, 2016'da keşfedilen ötegezegen.

Ayrıntılı sayfa →

Prominens (güneş fışkırması) Solar prominence

Manyetik alanların koronada asılı tuttuğu, Güneş kenarında parlak yay ya da ilmek biçiminde görülen yoğun ve daha soğuk plazma yapısı.

Ayrıntılı sayfa →

Proton–proton zinciri Proton–proton chain

Dört protonun birkaç adımda bir helyum-4 çekirdeğine dönüştüğü füzyon tepkimeleri dizisi. Güneş ve daha küçük kütleli yıldızlarda baskın enerji üretim yoludur.

Ayrıntılı sayfa →

Psyche Psyche

Asteroit kuşağında, yüzeyinin önemli kısmı metalden oluştuğu düşünülen yaklaşık 220 km boyutundaki asteroit. NASA'nın aynı adlı aracı 2023'te fırlatıldı ve 2029'da varması bekleniyor.

Ayrıntılı sayfa →

Pulsar (atarca) Pulsar

Manyetik kutuplarından çıkan ışınım demeti, döndükçe deniz feneri gibi Dünya'yı süpüren hızla dönen nötron yıldızı. İlki 1967'de Jocelyn Bell Burnell ve Antony Hewish tarafından keşfedildi.

Ayrıntılı sayfa →

Pulsar rüzgârı bulutsusu Pulsar wind nebula

Hızla dönen bir pulsarın yaydığı yüklü parçacık rüzgârının çevresinde oluşturduğu, eşzamanlı ışınımla parlayan bulutsu. Yengeç Bulutsusu'nun iç kısmı en bilinen örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

R

r-süreci (hızlı nötron yakalama) r-process (rapid neutron capture)

Çekirdeklerin bozunmaya fırsat bulamadan çok hızlı nötron yakaladığı süreç. Altın, platin ve uranyum gibi ağır elementlerin önemli bölümü nötron yıldızı birleşmelerinde bu yolla oluşur.

Ayrıntılı sayfa →

Radar Radar

Radyo dalgaları gönderip yansımalarını alarak hedeflerin uzaklığını, yönünü ve hızını belirleyen sistem; hava trafik kontrolü, hava durumu ve savunmada kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Radyant (ışınım noktası) Radiant

Bir meteor yağmurundaki meteorların gökyüzünde çıkıyor gibi göründüğü nokta. Perspektif etkisinden kaynaklanır ve yağmurlar genellikle radyantın bulunduğu takımyıldızın adını alır.

Ayrıntılı sayfa →

Radyasyon dozu Radiation dose

Vücudun soğurduğu radyasyonun biyolojik etkisini gösteren büyüklük, birimi sievert (Sv); UUİ'de astronotlar günde yaklaşık 0,3–0,8 milisievert alır.

Ayrıntılı sayfa →

Radyasyon sığınağı Radiation storm shelter

Güçlü bir Güneş parçacık olayı sırasında mürettebatın sığındığı, su, yakıt ya da donanımla daha kalın kalkanlanmış uzay aracı bölümü.

Ayrıntılı sayfa →

Radyasyona dayanıklı elektronik Radiation-hardened electronics (rad-hard)

Uzaydaki yüklü parçacık ve iyonlaştırıcı ışınımın neden olduğu hasara ve hatalara karşı özel tasarım ve üretimle güçlendirilmiş devreler. Ticari yongalara göre daha yavaş ama çok daha güvenilirdir.

Ayrıntılı sayfa →

Radyatör (ısı yayıcı) Radiator

Uzay aracının içinde üretilen fazla ısıyı kızılötesi ışınım olarak uzaya atan yüzey. Uzayda hava olmadığı için ısı atmanın başlıca yolu ışınımdır.

Ayrıntılı sayfa →

Radyo astronomi Radio astronomy

Gök cisimlerinin yaydığı radyo dalgalarını inceleyen astronomi dalı. Karl Jansky'nin 1930'larda Samanyolu'ndan gelen radyo ışınımını keşfetmesiyle başlamıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Radyo dalgası Radio wave

Elektromanyetik tayfın en uzun dalga boylu bölümü. Atmosferden kolayca geçer; gaz bulutları, pulsarlar ve galaksiler hakkında bilgi taşır.

Ayrıntılı sayfa →

Radyo galaksi Radio galaxy

Aktif çekirdeğinden çıkan jetlerin galaksinin çok ötesine uzanan dev radyo lobları oluşturduğu galaksi. Erboğa A (Centaurus A) ve Kuğu A (Cygnus A) iyi bilinen örneklerdir.

Ayrıntılı sayfa →

Radyo kesintisi Radio blackout

Güneş patlamasının X-ışınlarının gündüz tarafındaki iyonosferi aşırı iyonlaştırmasıyla yüksek frekanslı (HF) radyo haberleşmesinin geçici olarak bozulması.

Ayrıntılı sayfa →

Radyo teleskobu Radio telescope

Gökten gelen radyo dalgalarını genellikle büyük bir çanak anten ve duyarlı alıcıyla toplayan teleskop. Gündüz ve bulutlu havada da gözlem yapabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Radyoizotop termoelektrik jeneratör Radioisotope thermoelectric generator (RTG)

Plütonyum-238'in bozunma ısısını termoelektrik çiftlerle elektriğe çeviren güç kaynağı. Güneş ışığının zayıf olduğu Voyager, Cassini ve Curiosity gibi görevlerde kullanılmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Radyometrik çözünürlük Radiometric resolution

Bir algılayıcının parlaklıktaki küçük farkları ayırt edebilme yeteneği; bit sayısıyla ifade edilir. Örneğin 12 bitlik bir algılayıcı 4.096 farklı parlaklık düzeyi kaydeder.

Ayrıntılı sayfa →

Ramjet Ramjet

Hareketli parçası olmayan, havayı yalnızca uçuş hızıyla girişte sıkıştıran jet motoru; durağan halde çalışamaz ve genellikle Mach 2–5 aralığında verimlidir.

Raptor motoru Raptor engine

SpaceX'in Starship için geliştirdiği, metan ve sıvı oksijen yakan tam akışlı kademeli yanma çevrimli motor. Çok yüksek yanma odası basıncıyla öne çıkar.

Ayrıntılı sayfa →

Rasathane Observatory (rasathane)

Gök cisimlerinin düzenli olarak gözlendiği kurum ve yapı; Osmanlı ve İslam dünyasında gözlemevleri için kullanılan geleneksel addır.

Ayrıntılı sayfa →

Regolit Regolith

Ay, Mars ve asteroitler gibi cisimlerin yüzeyini örten, milyarlarca yıllık göktaşı çarpmalarıyla ufalanmış gevşek toz ve kayaç parçacıkları tabakası.

Ayrıntılı sayfa →

Rejeneratif soğutma Regenerative cooling

Kriyojenik ya da sıvı yakıtın yanma odası ve lüle duvarlarındaki kanallardan geçirilerek duvarı soğuttuğu, ısınan yakıtın ardından yakıldığı soğutma yöntemi.

Ayrıntılı sayfa →

Renk ölçeği (renk indisi) Color index

Bir yıldızın iki farklı filtrede ölçülen kadirleri arasındaki fark; örneğin B−V. Yıldızın sıcaklığının göstergesidir: sıcak mavi yıldızlarda küçük, soğuk kırmızı yıldızlarda büyüktür.

Ayrıntılı sayfa →

Renk sapması (kromatik aberasyon) Chromatic aberration

Merceklerin farklı dalga boylarını farklı noktalara odaklaması sonucu parlak cisimlerin çevresinde renkli saçaklar oluşması. Aynalarda görülmez, özel mercek tasarımlarıyla azaltılır.

Ayrıntılı sayfa →

Reynolds sayısı Reynolds number

Akıştaki atalet kuvvetlerinin viskoz kuvvetlere oranını veren boyutsuz sayı; akışın laminer mi türbülanslı mı olacağını ve rüzgâr tüneli deneylerinin ölçeklenmesini belirler.

Ayrıntılı sayfa →

Ritchey-Chrétien teleskobu Ritchey–Chrétien telescope

Hiperbolik birincil ve ikincil aynalarla koma sapmasını gideren Cassegrain türevi tasarım. Hubble Uzay Teleskobu ile birçok büyük yer teleskobu bu tasarımı kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Robert Goddard Robert Goddard

Sıvı yakıtlı roketin öncüsü olan ABD'li fizikçi. 16 Mart 1926'da Massachusetts'te benzin ve sıvı oksijen kullanan dünyanın ilk sıvı yakıtlı roketini fırlattı.

Roche lobu Roche lobe

Çift yıldız sisteminde her yıldızın çevresinde, maddenin o yıldıza kütleçekimsel olarak bağlı kaldığı damla biçimli bölge. Yıldız bu bölgeyi taşarsa madde eşine akar.

Ayrıntılı sayfa →

Roche sınırı Roche limit

Kendi kütleçekimiyle bir arada duran bir uydunun, ana cismin gelgit kuvvetleriyle parçalanmadan yaklaşabileceği en kısa uzaklıktır; Satürn'ün halkaları büyük ölçüde bu sınırın içindedir.

Roket Rocket

Taşıdığı yakıt ve oksitleyiciyi yakarak arkadan yüksek hızla gaz püskürten ve Newton'un üçüncü yasası gereği ileri itilen araç. Havaya ihtiyaç duymadığı için uzay boşluğunda da çalışır.

Ayrıntılı sayfa →

Roket motoru Rocket engine

İtkeni yakarak ya da enerjilendirerek oluşan gazı lüleden hızla dışarı atan ve itki üreten makine. Sıvı motorlarda yanma odası, enjektör, turbopompa ve lüle temel bileşenlerdir.

Ayrıntılı sayfa →

Röle uydusu Relay satellite

Başka uzay araçlarından gelen verileri yere aktaran uydu. NASA'nın TDRS uyduları ve Mars yörüngesindeki MRO gibi araçlar bu görevi üstlenir.

Ayrıntılı sayfa →

RP-1 (roket kerosen) RP-1 (rocket-grade kerosene)

Roket motorları için arıtılmış yüksek saflıkta kerosen. Oda sıcaklığında depolanabilir ve yoğundur; Satürn V'in ilk kademesi ve Falcon 9 bu yakıtı sıvı oksijenle yakar.

Ayrıntılı sayfa →

RR Lyrae değişeni RR Lyrae variable

Bir günden kısa dönemlerle zonklayan, yaşlı ve düşük kütleli yatay kol yıldızı. Işıtma güçleri hemen hemen aynı olduğundan küresel kümelerin uzaklıklarını ölçmede kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

RS-25 motoru RS-25 engine

Uzay Mekiği için geliştirilen, sıvı hidrojen ve oksijen yakan kademeli yanma çevrimli, yeniden kullanılabilir motor. Bugün SLS'nin ana kademesinde dörtlü olarak kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Rubu tahtası Sine quadrant

Çeyrek daire biçimindeki, üzerindeki sinüs çizgileri ve ipiyle trigonometrik hesapları ve namaz vakitlerini bulmayı sağlayan Osmanlı muvakkitlerinin temel aleti.

Ayrıntılı sayfa →

Rumi takvim Rumi calendar

Jülyen takvimine dayanan ancak yılları Hicret'ten sayan, 19. yüzyılda Osmanlı'da mali ve resmî işlerde kullanılan güneş takvimi; 1926'da miladi takvime geçildi.

Ayrıntılı sayfa →

Rüzgâr kesmesi Wind shear

Rüzgârın hızında veya yönünde kısa mesafede meydana gelen ani değişim; özellikle kalkış ve iniş sırasında hava hızını aniden düşürerek tehlike yaratabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Ryugu Ryugu

Yaklaşık 900 m çapında, karbonca zengin Dünya'ya yakın asteroit. Japonya'nın Hayabusa2 aracı yüzeyinden ve yeraltından aldığı örnekleri 2020'de Dünya'ya ulaştırdı.

Ayrıntılı sayfa →

S

S bandı S band

Yaklaşık 2–4 GHz aralığındaki mikrodalga bandı. Uydu telemetri ve komuta bağlantıları, bazı meteoroloji radarları ve uzay araçlarıyla haberleşmede yaygındır.

Ayrıntılı sayfa →

s-süreci (yavaş nötron yakalama) s-process (slow neutron capture)

Çekirdeklerin nötronları, radyoaktif bozunmaya fırsat verecek kadar yavaş yakaladığı ağır element üretim süreci. Başlıca asimptotik dev kolu yıldızlarında gerçekleşir ve baryum, kurşun gibi elementleri üretir.

Ayrıntılı sayfa →

S tipi asteroit S-type asteroid

Silikat minerallerinden ve bir miktar demir-nikelden oluşan, görece parlak taşlı asteroit sınıfı. Özellikle asteroit kuşağının iç kesimlerinde yaygındır; Eros ve Itokawa örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Squawk kodu Squawk code

Hava trafik kontrolünün uçağa verdiği dört haneli transponder kodu; 7500 yasa dışı müdahale, 7600 telsiz arızası, 7700 genel acil durum anlamına gelir.

Ayrıntılı sayfa →

Saatlik zenit oranı Zenithal hourly rate (ZHR)

Radyant başucundayken ve 6,5 kadirlik yıldızların görülebildiği ideal karanlıkta bir gözlemcinin bir saatte görebileceği meteor sayısı. Yağmurların gücünü karşılaştırmak için kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Sabatier reaktörü Sabatier reactor

Karbondioksit ile hidrojeni katalizör eşliğinde metan ve suya dönüştüren düzenek; UUİ'de oksijen döngüsünü kapatmak, Mars'ta ise yakıt üretmek için önemlidir.

Ayrıntılı sayfa →

Sabit Yıldızlar Kitabı Book of Fixed Stars

Abdurrahman es-Sûfî'nin 964 civarında yazdığı, takımyıldızları ve yıldız parlaklıklarını anlatan eser; Andromeda galaksisinin bilinen ilk kaydını "küçük bulut" olarak içerir.

Ayrıntılı sayfa →

Saçılmış disk Scattered disc

Neptün'ün kütleçekimi etkisiyle oldukça basık ve eğik yörüngelere savrulmuş buzlu cisimlerin bölgesi. Eris bu bölgededir ve kısa dönemli kuyruklu yıldızların bir kısmı buradan gelir.

Ayrıntılı sayfa →

SAFER Simplified Aid for EVA Rescue (SAFER)

Uzay yürüyüşünde güvenlik ipinden kopan astronotun küçük azot iticilerle istasyona geri dönmesini sağlayan, sırt çantasına takılan acil durum ünitesi.

Ayrıntılı sayfa →

Sagittarius A* Sagittarius A* (Sgr A*)

Samanyolu'nun merkezindeki, yaklaşık 4 milyon Güneş kütlesindeki süperkütleli kara delik. Olay Ufku Teleskobu 2022'de gölgesinin görüntüsünü yayımladı.

Ayrıntılı sayfa →

Sağ açıklık Right ascension (RA)

İlkbahar noktasından doğuya doğru gök ekvatoru boyunca ölçülen açısal uzaklıktır; genellikle 0–24 saat, dakika ve saniye cinsinden ifade edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Salma bulutsusu Emission nebula

Yakındaki sıcak yıldızların morötesi ışınımıyla iyonlaşan ve kendi ışığını yayan gaz bulutu. Hidrojen salımı nedeniyle fotoğraflarda genellikle kırmızı görünür.

Ayrıntılı sayfa →

Salma çizgisi (yayınım çizgisi) Emission line

Sıcak ve seyrek bir gazın belirli dalga boylarında ışık yayması sonucu tayfta görülen parlak çizgi. Bulutsuların tayfları bu çizgilerle karakterizedir.

Ayrıntılı sayfa →

Samanyolu Milky Way

Güneş Sistemi'nin içinde bulunduğu çubuklu sarmal galaksi. Çapı yaklaşık 100.000 ışık yılıdır ve 100–400 milyar yıldız barındırdığı tahmin edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Sarı cüce Yellow dwarf

G tipi anakol yıldızlarına verilen yaygın ad. Güneş bu türdendir ve anakolda yaklaşık 10 milyar yıl geçirir; aslında rengi beyaza yakındır.

Ayrıntılı sayfa →

Sarmal galaksi Spiral galaxy

Merkezi bir şişkinlik ile yassı, dönen bir diskten oluşan ve diskinde yeni yıldızların doğduğu sarmal kollar bulunan galaksi türü. Andromeda ve Samanyolu bu türdendir.

Ayrıntılı sayfa →

Sarmal kol Spiral arm

Sarmal galaksilerin diskinde merkezden dışa doğru kıvrılan, genç parlak yıldızlar ve gaz bulutlarıyla belirginleşen yapı. Güneş, Samanyolu'nun Orion Kolu'nda bulunur.

Ayrıntılı sayfa →

Saros döngüsü Saros cycle

Yaklaşık 18 yıl 11 gün 8 saat (6585,3 gün) süren, sonunda Güneş, Ay ve Dünya'nın hemen hemen aynı geometriye döndüğü ve benzer tutulmaların yinelendiği dönemdir.

Ayrıntılı sayfa →

Satürn Saturn

Güneş'e altıncı gezegen; buz ve kayaç parçacıklarından oluşan geniş halka sistemiyle tanınır. Ortalama yoğunluğu sudan düşük olan tek gezegendir.

Satürn V Saturn V

Apollo programı için geliştirilen, 110 metreyi aşan üç kademeli süper ağır roket. 1967–1973 arasında 13 kez uçtu ve insanları Ay'a taşıdı; ilk kademesinde beş F-1 motoru vardı.

Ayrıntılı sayfa →

Schwarzschild yarıçapı Schwarzschild radius

Dönmeyen bir kara deliğin olay ufkunun yarıçapı; kütleyle doğru orantılıdır. Güneş kütlesi için yaklaşık 3 km, Dünya kütlesi için yaklaşık 9 mm'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Schmidt-Cassegrain teleskobu Schmidt–Cassegrain telescope (SCT)

Önünde ince bir Schmidt düzeltici levhası bulunan, küresel birincil ayna ve tümsek ikincil ayna kullanan katadioptrik teleskop. Kompakt yapısıyla amatör gökbilimciler arasında çok yaygındır.

Ayrıntılı sayfa →

Scramjet Scramjet (supersonic combustion ramjet)

Yanmanın süpersonik hızda akan havada gerçekleştiği ramjet türü; Mach 5'in üzerindeki hipersonik uçuş için geliştirilmiştir, NASA X-43A 2004'te yaklaşık Mach 9,6'ya ulaşmıştır.

Sefeid değişeni Cepheid variable

Parlaklığı 1–100 gün arası düzenli dönemlerle değişen, parlak sarı süperdev zonklayan yıldız. Dönemi ışıtma gücüyle ilişkili olduğundan galaksi uzaklıklarının ölçümünde kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Sefer Expedition

UUİ'de uzun süreli olarak kalan mürettebatın görev dönemine verilen ad; seferler numaralandırılır ve genellikle yaklaşık altı ay sürer.

Ayrıntılı sayfa →

Sentetik açıklıklı radar Synthetic aperture radar (SAR)

Uydunun hareketinden yararlanarak küçük bir anteni çok büyük bir sanal anten gibi kullanan görüntüleme radarı. Kendi mikrodalga sinyalini gönderdiği için bulutun ardını ve geceyi görebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Serbest uzay yol kaybı Free-space path loss (FSPL)

Radyo dalgasının boş uzayda yayılırken enerjisinin geniş bir alana dağılmasından kaynaklanan zayıflama. Mesafenin ve frekansın karesiyle artar; bağlantı bütçesindeki en büyük kayıptır.

Ayrıntılı sayfa →

Ses duvarı Sound barrier

Ses hızına yaklaşırken sürüklemenin ve kontrol sorunlarının keskin biçimde artması; ilk kez 14 Ekim 1947'de Chuck Yeager'ın Bell X-1 uçağıyla resmi olarak aşıldı.

Ayrıntılı sayfa →

Seyfert galaksisi Seyfert galaxy

Parlak, tayfında güçlü salma çizgileri bulunan aktif bir çekirdeğe sahip, çoğunlukla sarmal galaksi. Kuasarlardan daha düşük güçlüdür ve galaksinin kendisi açıkça görülebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Seyrüsefer Air navigation

Bir uçağın konumunu belirleyip planlanan rotada güvenle hedefe ulaşmasını sağlayan yöntem ve sistemlerin tümü; görsel referans, radyo yardımcıları, ataletsel sistemler ve uydular kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Shenzhou Shenzhou spacecraft

Çin'in üç kişilik insanlı uzay aracı; 2003'teki Shenzhou 5 ile Çin, kendi imkânlarıyla insan gönderen üçüncü ülke oldu.

Ayrıntılı sayfa →

Shoemaker–Levy 9 Comet Shoemaker–Levy 9

Jüpiter'in kütleçekimiyle parçalara ayrılan ve Temmuz 1994'te parçaları Jüpiter'e çarpan kuyruklu yıldız. İki Güneş Sistemi cisminin çarpışmasının doğrudan gözlendiği ilk olaydır.

Ayrıntılı sayfa →

Sıcak ayrılma Hot staging

Üst kademe motorunun alt kademe henüz ayrılmadan ateşlendiği ayrılma yöntemi. Sovyet roketlerinde gelenekseldir; Starship de 2023'ten beri bu yöntemi kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Sıcak Jüpiter Hot Jupiter

Yıldızına çok yakın, genellikle 10 günden kısa sürede dolanan, aşırı sıcak gaz devi ötegezegen; Güneş benzeri yıldız çevresinde bulunan ilk ötegezegen bu türdendi.

Ayrıntılı sayfa →

Sıkı cisim (kompakt cisim) Compact object

Yıldız ölümünden geriye kalan aşırı yoğun kalıntıların ortak adı: beyaz cüce, nötron yıldızı ve kara delik. Normal gaz basıncı yerine yozlaşma basıncı ya da kütleçekimi baskındır.

Ayrıntılı sayfa →

Sınır kadir Limiting magnitude

Belirli bir göz, teleskop ya da kamerayla görülebilen en sönük cismin kadir değeri. Çok karanlık gökte çıplak gözle sınır kadir yaklaşık 6 ile 6,5 arasındadır.

Ayrıntılı sayfa →

Sınır tabaka Boundary layer

Bir yüzeye bitişik, viskozite nedeniyle akış hızının sıfırdan serbest akış hızına yükseldiği ince hava tabakası; ayrılması tutunma kaybına yol açabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Sıvı hidrojen (LH2) Liquid hydrogen (LH2)

En yüksek kimyasal özgül itkiyi sağlayan roket yakıtı; yaklaşık −253 °C'de sıvılaşır. Yoğunluğu çok düşük olduğundan büyük tanklar gerektirir; RS-25 ve Vulcain bu yakıtı kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Sıvı kayması Fluid shift

Mikroçekimde vücut sıvılarının bacaklardan baş ve göğse doğru yer değiştirmesi; yüzde şişkinliğe, burun tıkanıklığına ve incelmiş bacaklara yol açar.

Ayrıntılı sayfa →

Sıvı oksijen (LOX) Liquid oxygen (LOX)

Roketlerde en yaygın kullanılan oksitleyici; yaklaşık −183 °C'de sıvılaşan oksijendir. Kerosen, hidrojen ve metanla birlikte kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Sıvı soğutmalı iç giysi Liquid cooling and ventilation garment

Uzay giysisinin altına giyilen, ince borularda dolaşan suyla astronotun vücut ısısını uzaklaştıran sıkı örgülü iç giysi.

Ayrıntılı sayfa →

Sıvı yakıtlı roket Liquid-propellant rocket

Yakıt ve oksitleyicinin ayrı tanklarda sıvı halde taşındığı ve yanma odasına pompalandığı roket türü. Kısılabilir, durdurulup yeniden ateşlenebilir ve özgül itkisi yüksektir.

Ayrıntılı sayfa →

Siklik kumanda Cyclic pitch control

Pallerin hatvesini dönüşleri boyunca dönemsel olarak değiştirerek rotor diskini eğen ve helikopteri ileri, geri ya da yana yönlendiren kumanda çubuğu.

Silahlı insansız hava aracı (SİHA) Armed unmanned aerial vehicle (armed UAV)

Gözetlemenin yanı sıra güdümlü mühimmat taşıyıp atabilen insansız hava aracı; Türkiye'de Bayraktar TB2 ve ANKA-S bu sınıfın bilinen örnekleridir.

Sinkrotron ışınımı Synchrotron radiation

Işık hızına yakın hızlardaki elektronların manyetik alan çevresinde sarmal hareket ederken yaydığı ışınım. Jetlerin, radyo galaksilerin ve süpernova kalıntılarının ışığının önemli kısmını oluşturur.

Ayrıntılı sayfa →

Sinyal-gürültü oranı Signal-to-noise ratio (SNR)

Ölçülen sinyalin, ona karışan rastgele gürültüye oranı. Değer yükseldikçe ölçüm güvenilirleşir; toplam pozlama süresi dört katına çıkınca oran yaklaşık iki katına çıkar.

Ayrıntılı sayfa →

Sinyal karıştırma ve aldatma Jamming and spoofing

GNSS alıcılarını güçlü gürültüyle körleştirme (karıştırma) ya da sahte uydu sinyalleriyle yanlış konuma inandırma (aldatma). Havacılık ve denizcilik için ciddi bir güvenlik tehdididir.

Sirius (Akyıldız) Sirius

Büyük Köpek takımyıldızında, yaklaşık 8,6 ışık yılı uzaklıktaki, gece gökyüzünün en parlak yıldızı. Sirius B adlı bir beyaz cüce eşi vardır.

Ayrıntılı sayfa →

Sirkadiyen ritim Circadian rhythm

Vücudun yaklaşık 24 saatlik biyolojik saati; UUİ'de günde yaklaşık 16 gün doğumu yaşandığından astronotların uykusu aydınlatma ve programla düzenlenir.

Ayrıntılı sayfa →

Skylab Skylab

ABD'nin ilk uzay istasyonu; 1973–1974'te üç mürettebat ağırladı ve güneş gözlemleri ile tıbbi araştırmalar yapıldı, 1979'da atmosfere girerek parçalandı.

Ayrıntılı sayfa →

Slat (hücum kenarı çıtası) Slat

Kanadın hücum kenarından öne açılarak bir yarık oluşturan hareketli yüzey; akışın kanada daha uzun tutunmasını sağlayarak tutunma kaybı açısını yükseltir.

Ayrıntılı sayfa →

SN 1987A SN 1987A

Şubat 1987'de yaklaşık 168.000 ışık yılı uzaklıktaki Büyük Macellan Bulutu'nda patlayan süpernova. Nötrinoları yer altı dedektörlerinde ilk kez saptanan süpernovadır.

Ayrıntılı sayfa →

Soğuk gaz iticisi Cold gas thruster

Azot gibi basınçlı bir gazı yanma olmadan küçük bir lüleden salarak itki üreten basit itici. Özgül itkisi düşüktür; hassas yönelim ayarlarında ve küçük uydularda kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Soğuk karanlık madde Cold dark matter (CDM)

Erken evrende ışık hızına göre yavaş hareket eden parçacıklardan oluştuğu varsayılan karanlık madde. Yapıların küçükten büyüğe doğru oluşmasını öngörür.

Ayrıntılı sayfa →

Soğurma çizgisi Absorption line

Sürekli tayf üzerinde, ışığın yolundaki soğuk gazın belirli dalga boylarını soğurmasıyla oluşan karanlık çizgi. Yıldız tayflarındaki çizgilerin çoğu bu türdendir.

Ayrıntılı sayfa →

Sol (Mars günü) Sol

Mars'ta bir güneş günü, yani yaklaşık 24 saat 39 dakika 35 saniye. Mars yüzeyindeki görevlerin zaman çizelgesi bu birimle tutulur.

Ayrıntılı sayfa →

Sonda roketi Sounding rocket

Yörüngeye girmeden atmosferin üst katmanlarına ya da uzaya çıkıp geri düşen bilimsel araştırma roketi. Birkaç dakikalık mikroçekim ve yüksek irtifa ölçümleri için kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Sonik patlama Sonic boom

Süpersonik uçan bir cismin oluşturduğu şok dalgalarının yere ulaşmasıyla duyulan gök gürültüsüne benzer ses; birçok ülkede kara üzerinde süpersonik sivil uçuşu kısıtlamıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Sorumluluk Sözleşmesi Liability Convention

1972 tarihli, uzay nesnelerinin yol açtığı zararlardan fırlatan devletin sorumlu tutulmasını ve tazminat esaslarını düzenleyen BM sözleşmesi.

Ayrıntılı sayfa →

Soyuz Soyuz spacecraft

1967'den beri kullanılan, üç kişi taşıyan Rus insanlı uzay aracı; iniş modülü paraşüt ve son anda ateşlenen fren roketleriyle Kazakistan bozkırına iner.

Ayrıntılı sayfa →

Soyuz roketi Soyuz rocket

R-7 ailesinden gelen, 1966'dan beri uçan Rus fırlatıcısı. Dört yan güçlendiricili yapısıyla tanınır ve Soyuz insanlı uzay araçlarını yörüngeye taşır.

Ayrıntılı sayfa →

Sözde uzaklık Pseudorange

Bir GNSS alıcısının sinyalin yolculuk süresini ışık hızıyla çarparak hesapladığı uzaklık. Alıcı saat hatası içerdiği için konum ve saat düzeltmesi en az dört uydu kullanılarak birlikte çözülür.

SpaceShipTwo SpaceShipTwo

Virgin Galactic'in bir taşıyıcı uçaktan havada bırakılıp roket motoruyla yörünge altı uzaya çıkan, pistte süzülerek inen turizm uzay uçağı sınıfı.

Ayrıntılı sayfa →

Spagettileşme Spaghettification

Kara deliğe yaklaşan bir cismin, yakın ve uzak uçlarına etkiyen kütleçekim farkı yüzünden boylamasına uzayıp enine incelmesi. Gelgit kuvvetlerinin uç bir örneğidir.

Ayrıntılı sayfa →

SPICE SPICE

NASA'nın NAIF birimi tarafından geliştirilen, uzay araçlarının konumu, yönelimi ve gök cisimlerinin geometrisiyle ilgili verileri saklayan ve hesaplayan bilgi sistemi ve yazılım kütüphanesi.

Ayrıntılı sayfa →

Spoyler Spoiler

Kanat üst yüzeyinden yukarı kalkarak akışı bozan ve kaldırmayı azaltıp sürüklemeyi artıran panel; inişte yer frenine, uçuşta alçalma ve yatış kontrolüne yardım eder.

Ayrıntılı sayfa →

Standart kütleçekim parametresi (μ) Standard gravitational parameter (μ)

Bir cismin kütlesi ile kütleçekim sabitinin çarpımıdır (μ = G·M); yörünge hesaplarında kütleden daha kesin bilinir. Dünya için yaklaşık 398.600 km³/s²'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Standart mum Standard candle

Gerçek parlaklığı bilinen ve görünen parlaklığıyla karşılaştırılarak uzaklığı hesaplanabilen gök cismi. Sefe değişenleri ve Ia türü süpernovalar en bilinenleridir.

Ayrıntılı sayfa →

Starliner Boeing Starliner (CST-100)

Boeing'in NASA Ticari Mürettebat Programı için geliştirdiği, karaya hava yastıklarıyla inen insanlı kapsül; ilk mürettebatlı test uçuşunu Haziran 2024'te yaptı.

Ayrıntılı sayfa →

Starship Starship

SpaceX'in Super Heavy güçlendiricisi ve Starship üst kademesinden oluşan, tamamen yeniden kullanılabilir olarak tasarlanan süper ağır fırlatma sistemi. Her iki kademe de metaloks Raptor motorları kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Statik ateşleme testi Static fire test

Roket ya da motor yere sabitlenmiş durumdayken motorların kısa süre ateşlenerek sistemlerin doğrulandığı test. Genellikle fırlatmadan birkaç gün önce yapılır.

Ayrıntılı sayfa →

Su geri kazanım sistemi Water recovery system

İdrar, ter ve kabin nemini arıtarak yeniden içme suyuna dönüştüren sistem; UUİ'de suyun yaklaşık yüzde 98'i geri kazanılabilmektedir.

Ayrıntılı sayfa →

Süper ağır yük roketi Super heavy-lift launch vehicle

Alçak Dünya yörüngesine 50 tonun üzerinde faydalı yük taşıyabilen fırlatıcı sınıfı. Satürn V, SLS ve Starship bu sınıfın örnekleridir.

Ayrıntılı sayfa →

Süper Ay Supermoon

Dolunayın, Ay'ın Dünya'ya en yakın olduğu yörünge noktası civarına denk gelmesi. Ay, en uzak noktadaki dolunaya göre yaklaşık %14 daha büyük ve %30 daha parlak görünür.

Ayrıntılı sayfa →

Süper Dünya Super-Earth

Kütlesi Dünya'dan büyük, ancak Uranüs ve Neptün'den belirgin biçimde küçük olan ötegezegen sınıfı; Güneş Sistemi'nde benzeri yoktur.

Ayrıntılı sayfa →

Süper kütleli kara delik Supermassive black hole

Milyonlarca ile milyarlarca Güneş kütlesindeki, büyük galaksilerin merkezinde bulunan kara delik. M87* 2019'da, Samanyolu'nun merkezindeki Sgr A* 2022'de görüntülendi.

Ayrıntılı sayfa →

Süperdev (üstdev) Supergiant

Güneş'in onlarca katı kütleye ve on binlerce ila yüz binlerce katı ışıtma gücüne sahip, çok büyük ve parlak yıldız. Işıtma sınıfı I'dir; çoğu süpernova olarak son bulur.

Ayrıntılı sayfa →

Süpernova Supernova

Bir yıldızın ömrünün sonunda geçirdiği, kısa süre için bütün bir galaksiyi gölgede bırakabilecek kadar parlak dev patlama. Ağır elementleri uzaya dağıtır.

Ayrıntılı sayfa →

Süpernova kalıntısı Supernova remnant

Süpernova patlamasıyla dışarı fırlatılan maddenin yıldızlararası ortamla çarpışarak oluşturduğu genişleyen gaz kabuğu. On binlerce yıl görünür kalabilir; Yengeç Bulutsusu ve Cassiopeia A örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Süpersonik uçuş Supersonic flight

Ses hızının üzerinde, yani Mach 1'den yüksek hızlarda yapılan uçuş; şok dalgaları ve sonik patlama oluşturur.

Ayrıntılı sayfa →

Sürdürülebilir havacılık yakıtı Sustainable aviation fuel (SAF)

Atık yağlar, biyokütle veya sentetik yollarla üretilen ve fosil jet yakıtıyla karıştırılarak kullanılabilen yakıt; yaşam döngüsü boyunca karbon salımını önemli ölçüde azaltmayı hedefler.

Sürekli tayf Continuous spectrum

Geniş bir dalga boyu aralığında kesintisiz uzanan, çizgi içermeyen tayf. Sıcak, yoğun cisimler, örneğin akkor bir tel ya da yıldızların iç katmanları tarafından üretilir.

Ayrıntılı sayfa →

Sürükleme kuvveti Drag

Havada ilerleyen bir cisme hareket yönünün tersine etkiyen direnç kuvveti; hızın karesiyle artar ve motor itkisiyle karşılanmalıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Süzülme oranı Glide ratio

Motor gücü olmadan uçan bir uçağın kaybettiği her birim irtifaya karşılık katettiği yatay mesafe; örneğin 1:15 oranında 1 km irtifa 15 km yol sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Ş

Şanslı görüntüleme Lucky imaging

Binlerce çok kısa pozlamalı kare çekip atmosferin anlık olarak sakin olduğu en keskin kareleri seçerek birleştirme tekniği. Gezegen fotoğrafçılığında yaygın olarak kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Şişirilebilir modül Inflatable module

Katlanmış hâlde fırlatılıp yörüngede havayla genişletilen, yumuşak katmanlı yaşam modülü; BEAM 2016'da UUİ'ye eklenen deneysel örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Şok dalgası Shock wave

Süpersonik akışta basınç, sıcaklık ve yoğunluğun çok ince bir bölgede ani olarak yükseldiği sıkışma cephesi.

Ayrıntılı sayfa →

T

T Tauri yıldızı T Tauri star

Yaşı birkaç milyon yılı geçmeyen, Güneş'e benzer kütleli, anakol öncesi değişen yıldız. Düzensiz parlaklık değişimleri, güçlü rüzgârları ve çevresinde gaz-toz diskleri vardır.

Ayrıntılı sayfa →

Takımyıldız Constellation

Gökyüzünün resmî sınırlarla belirlenmiş bölgelerinden her biridir; Uluslararası Astronomi Birliği gök küresini 88 takımyıldıza ayırmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Takiyüddin Taqi al-Din

16. yüzyıl Osmanlı astronomu ve mühendisi; İstanbul Rasathanesi'ni kurdu ve gözlemlerinde mekanik saatlerden yararlanmasıyla tanındı.

Ayrıntılı sayfa →

Tam akışlı kademeli yanma Full-flow staged combustion

Yakıtın tamamının yakıtça zengin, oksitleyicinin tamamının oksitleyicice zengin ayrı ön yakıcılardan geçtiği gelişmiş çevrim. Uçuş yapan ilk örneği SpaceX'in Raptor motorudur.

Ayrıntılı sayfa →

Tank basınçlandırma Tank pressurization

İtken tanklarının uçuş boyunca basınç altında tutularak pompalara düzgün akış sağlanması ve yapının desteklenmesi. Genellikle helyum ya da ısıtılmış itken gazı kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Tarama genişliği Swath width

Uydu algılayıcısının tek geçişte yeryüzünde görüntülediği şeridin genişliği. Örneğin Sentinel-2'nin tarama genişliği yaklaşık 290 km'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Tasarım ömrü Design life

Uzay aracının görevini sürdürmesi için tasarlandığı süre. Yer durağan haberleşme uydularında genellikle 15 yıldır; Voyager gibi birçok sonda bu süreyi kat kat aşmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Tayf çizgisi Spectral line

Tayfta belirli bir dalga boyunda görülen parlak ya da karanlık dar bölge. Atomların ve moleküllerin enerji düzeyleri arasındaki geçişlerden doğar ve elementlerin parmak izi gibidir.

Ayrıntılı sayfa →

Tayf sınıfı (spektral tip) Spectral type (spectral class)

Yıldızların tayflarındaki soğurma çizgilerine, dolayısıyla yüzey sıcaklıklarına göre sınıflandırılması. Sıcaktan soğuğa O, B, A, F, G, K, M harfleriyle gösterilir; Güneş G2 tipindedir.

Ayrıntılı sayfa →

Tayfçeker (spektrograf) Spectrograph

Teleskoptan gelen ışığı kırınım ağı ya da prizmayla dalga boylarına ayırıp tayfını bir dedektöre kaydeden alet.

Ayrıntılı sayfa →

Tayfölçüm (spektroskopi) Spectroscopy

Işığın dalga boylarına ayrılarak incelenmesi. Gök cisimlerinin kimyasal bileşimi, sıcaklığı, yoğunluğu ve dikine hızı gibi özellikleri bu yöntemle belirlenir.

Ayrıntılı sayfa →

Tayfsal çift Spectroscopic binary

Bileşenleri teleskopla ayrı ayrı görülemeyen, ancak tayf çizgilerindeki dönemli Doppler kaymalarından çift olduğu anlaşılan yıldız sistemi.

Ayrıntılı sayfa →

Tayfsal çözünürlük Spectral resolution

Bir tayfçekerin birbirine yakın iki dalga boyunu ayırt edebilme yeteneği. Genellikle dalga boyunun ayırt edilebilen en küçük farka oranı olan R sayısıyla ifade edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Taykonot Taikonaut

Çin'in insanlı uzay programında uçan astronotlar için kullanılan gayriresmî ad; Çin'in ilk taykonotu Yang Liwei 2003'te Shenzhou 5 ile uçmuştur.

Ayrıntılı sayfa →

TCAS Traffic collision avoidance system (TCAS)

Yakındaki uçakların transponderlerini sorgulayarak çarpışma riskini değerlendiren sistem; önce trafik uyarısı, gerekirse pilota tırmanma veya alçalma talimatı verir.

Ayrıntılı sayfa →

Tek bileşenli itken Monopropellant

Ayrı bir oksitleyici gerektirmeden, genellikle bir katalizör üzerinde ayrışarak sıcak gaz üreten itken. Hidrazin uydu iticilerinde en yaygın örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Tek kademeyle yörünge (SSTO) Single-stage-to-orbit (SSTO)

Kademe atmadan tek parça halinde yörüngeye ulaşan araç kavramı. Gereken kütle oranı çok yüksek olduğundan bugüne dek hiçbir araç yörüngeye bu şekilde ulaşmamıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Tek yönlü ışık süresi One-way light time (OWLT)

Bir radyo sinyalinin uzay aracı ile Dünya arasında tek yönde yol alması için geçen süre. Mars için konumlara bağlı olarak yaklaşık 3 ile 22 dakika arasındadır; bu yüzden araçlar gerçek zamanlı yönetilemez.

Ayrıntılı sayfa →

Teknoişaret Technosignature

Radyo yayınları, lazer darbeleri ya da endüstriyel kirleticiler gibi, başka bir uygarlığın teknolojisine işaret edebilecek gözlenebilir iz.

Ayrıntılı sayfa →

Telemetri Telemetry

Uzay aracının sıcaklık, gerilim, konum ve durum bilgilerini uzaktan ölçüp yer istasyonuna göndermesi. Operatörler aracın sağlığını bu verilerle izler.

Ayrıntılı sayfa →

Telemetri, izleme ve komuta Telemetry, tracking and command (TT&C)

Uzay aracının durum verilerinin alınması, konumunun ve hızının ölçülmesi ve araca komut gönderilmesi işlevlerinin bütünü. Hem uydudaki hem yerdeki donanımı kapsar.

Ayrıntılı sayfa →

Teleskop (ırakgörür) Telescope

Uzak cisimlerden gelen ışığı ya da başka elektromanyetik ışınımı mercek veya aynalarla toplayıp odaklayarak onları daha parlak ve ayrıntılı gösteren gözlem aleti.

Ayrıntılı sayfa →

Tepki kontrol sistemi Reaction control system (RCS)

Bir roket kademesi ya da uzay aracının yönelimini ve küçük konum değişikliklerini sağlayan küçük iticiler topluluğu. Falcon 9 ilk kademesi dönüşte azot gazlı RCS iticileri kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Tepki tekerleği Reaction wheel

Elektrik motoruyla hızlandırılıp yavaşlatılan volan. Açısal momentumun korunumu gereği tekerlek bir yöne dönünce uzay aracı ters yöne döner; yakıt harcamadan hassas yönlendirme sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Ters itki Thrust reverser

İnişten sonra motor egzozunu ya da fan havasını öne doğru yönlendirerek uçağın yavaşlamasına yardım eden düzenek; fren ve lastik aşınmasını azaltır.

TESS (Geçiş Yapan Ötegezegen Tarama Uydusu) Transiting Exoplanet Survey Satellite (TESS)

NASA'nın 2018'de fırlattığı, yakın ve parlak yıldızların çevresindeki ötegezegenleri geçiş yöntemiyle neredeyse tüm gökyüzünü tarayarak arayan uydusu.

Ayrıntılı sayfa →

Tiangong Tiangong space station

Çin'in alçak Dünya yörüngesindeki modüler uzay istasyonu; çekirdek modülü Tianhe 2021'de fırlatıldı ve genellikle üç taykonot barındırır.

Ayrıntılı sayfa →

Ticari Mürettebat Programı Commercial Crew Program

NASA'nın astronotları Uluslararası Uzay İstasyonu'na taşıma hizmetini özel şirketlerden satın aldığı program; bu kapsamda Crew Dragon ve Starliner geliştirildi.

Ayrıntılı sayfa →

Ticari uzay istasyonu Commercial space station

Bir devlet ajansı yerine özel şirketlerce kurulup işletilen ve araştırma, üretim ya da turizm için kiralanan uzay istasyonu; UUİ'nin yerini alması öngörülmektedir.

Ayrıntılı sayfa →

Tiltrotor (dönebilir rotorlu uçak) Tiltrotor

Kanat uçlarındaki rotorları dikey kalkışta yukarı, ileri uçuşta öne yatırılarak helikopter ve uçak özelliklerini birleştiren hava aracı; V-22 Osprey bilinen örneğidir.

Tip Ia süpernova Type Ia supernova

Bir beyaz cücenin termonükleer patlamasıyla oluşan, tayfında hidrojen çizgisi bulunmayan süpernova. Tepe parlaklıkları benzer olduğundan standart mum olarak kullanılır ve karanlık enerjinin keşfini sağlamıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Tip II süpernova Type II supernova

Tayfında hidrojen çizgileri görülen, kütleli bir yıldızın çekirdek çöküşüyle oluşan süpernova. Patlayan yıldız dış hidrojen katmanını henüz kaybetmemiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Titan Titan

Satürn'ün en büyük uydusu ve yoğun atmosferi olan tek uydu; atmosferi çoğunlukla azottur. Yüzeyinde sıvı metan ve etandan göller bulunur; Huygens sondası 2005'te buraya indi.

Ayrıntılı sayfa →

Tolman–Oppenheimer–Volkoff limiti (TOV limiti) Tolman–Oppenheimer–Volkoff limit (TOV limit)

Bir nötron yıldızının çökmeden ulaşabileceği en büyük kütle; yaklaşık 2–3 Güneş kütlesi olduğu tahmin edilir. Bunun ötesinde çökme bir kara delikle sonuçlanır.

Ayrıntılı sayfa →

Torino ölçeği Torino scale

Bir cismin Dünya'ya çarpma olasılığı ile çarpma enerjisini birlikte değerlendirerek kamuoyuna risk düzeyini 0'dan 10'a kadar bildiren ölçek.

Ayrıntılı sayfa →

Toz kuyruğu Dust tail

Kuyruklu yıldızdan kopan toz parçacıklarının Güneş ışığının basıncıyla itilmesiyle oluşan, kavisli ve sarımsı-beyaz kuyruk. Yansıttığı güneş ışığıyla parlar.

Ayrıntılı sayfa →

Transponder (aktarıcı) Transponder

Haberleşme uydusunda yerden gelen sinyali alan, frekansını değiştiren, yükselten ve geri gönderen alıcı-verici zinciri. Bir uydu onlarca transpondere sahip olabilir.

Ayrıntılı sayfa →

TRAPPIST-1 sistemi TRAPPIST-1 system

Yaklaşık 40 ışık yılı uzaklıktaki soğuk bir kırmızı cücenin çevresinde dolanan, Dünya büyüklüğünde yedi gezegenden oluşan sistem; birkaçı yaşanabilir bölgededir.

Ayrıntılı sayfa →

Triton Triton

Neptün'ün en büyük uydusu; gezegenin dönüşünün tersi yönde, geriye doğru dolanır. Bu durum onun yakalanmış bir Kuiper kuşağı cismi olduğunu düşündürür; Voyager 2 yüzeyinde azot püskürmeleri gözledi.

Ayrıntılı sayfa →

Truva asteroitleri Trojan asteroids

Bir gezegenin yörüngesini paylaşan ve onun 60° önündeki ya da arkasındaki L4 ve L5 Lagrange noktaları çevresinde toplanan asteroitler. En kalabalık grup Jüpiter'e aittir; Lucy aracı bunları inceliyor.

Ayrıntılı sayfa →

Tsiolkovski roket denklemi Tsiolkovsky rocket equation

Bir roketin hız değişimini egzoz hızı ile başlangıç ve son kütle oranının doğal logaritmasının çarpımı olarak veren temel denklem: Δv = vₑ·ln(m₀/m_f). Tsiolkovski 1903'te yayımlamıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Tunguska olayı Tunguska event

30 Haziran 1908'de Sibirya'da bir asteroit ya da kuyruklu yıldız parçasının havada patlaması. Krater oluşturmadı, ancak yaklaşık 2.000 km²'lik ormanı yerle bir etti.

Ayrıntılı sayfa →

Turbofan Turbofan

Önündeki büyük fanın havanın bir kısmını çekirdek motorun etrafından geçirdiği jet motoru; daha sessiz ve yakıt verimlidir, günümüz yolcu uçaklarının çoğunu taşır.

Turbojet Turbojet

İtkinin tamamını kompresör, yanma odası ve türbinden geçen havanın egzoz jetinden elde eden ilk nesil gaz türbinli jet motoru; yüksek hızda verimli, ancak gürültülüdür.

Turbopompa Turbopump

Bir türbinle döndürülen ve itkenleri tanklardan yanma odasına çok yüksek basınçla basan pompa düzeneği. Büyük sıvı yakıtlı motorlarda yüksek itkinin anahtarıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Turboprop Turboprop

Gaz türbininin ürettiği gücün dişli kutusu üzerinden pervaneyi döndürdüğü motor; orta hızlarda ve kısa mesafeli bölgesel uçuşlarda yüksek yakıt verimliliği sunar.

Tutulma Eclipse

Bir gök cisminin başka bir cismin gölgesine girmesi ya da onun tarafından örtülmesidir; Güneş tutulmasında Ay Güneş'i örter, Ay tutulmasında Ay Dünya'nın gölgesine girer.

Ayrıntılı sayfa →

Tutulma mevsimi Eclipse season

Yer durağan uyduların ekinokslar çevresinde her gece Dünya'nın gölgesine girdiği dönemler. Gölge süresi en fazla yaklaşık 72 dakikadır ve bu sürede uydu bataryasıyla çalışır.

Ayrıntılı sayfa →

Tutum Attitude

Uzay aracının uzaydaki yönelimi, yani eksenlerinin bir referans sistemine göre nasıl döndüğü. Antenin Dünya'ya, panellerin Güneş'e bakması doğru tutuma bağlıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Tutum belirleme ve kontrol alt sistemi Attitude determination and control subsystem (ADCS)

Uzay aracının yönelimini algılayıcılarla ölçen ve eyleyicilerle istenen yöne çeviren alt sistem. Yıldız izleyiciler, jiroskoplar, tepki tekerlekleri ve manyetik tork çubukları başlıca bileşenleridir.

Ayrıntılı sayfa →

Tutunma kaybı (perdövites) Stall

Hücum açısı kritik değeri aştığında kanat üstündeki akışın kopması ve kaldırmanın aniden azalması; hızdan bağımsız olarak her hızda yaşanabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Tutunma kaybı hızı Stall speed

Belirli bir ağırlık ve yapılandırmada uçağın düz uçuşu sürdürebildiği en düşük hız; flap açıldığında düşer, ağırlık ve yatış açısı arttıkça yükselir.

Ayrıntılı sayfa →

Türk Astronot ve Bilim Misyonu Turkish Astronaut and Science Mission

Türkiye'nin ilk insanlı uzay görevi; Alper Gezeravcı Ocak 2024'te Ax-3 ile UUİ'ye gitti, Tuva Cihangir Atasever Haziran 2024'te yörünge altı uçuş yaptı.

Ayrıntılı sayfa →

Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Turkish Space Agency (TUA)

Aralık 2018'de cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan, Türkiye'nin uzay politikalarını belirleyen ve Milli Uzay Programı'nı yürüten kamu kurumu.

Ayrıntılı sayfa →

Türksat 6A Türksat 6A

Türkiye'nin yerli imkânlarla tasarlanıp üretilen ilk haberleşme uydusu. Temmuz 2024'te Falcon 9 ile fırlatılmış ve yer durağan yörüngede hizmete girmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

U

UBV fotometrik sistemi UBV photometric system

Morötesi (U), mavi (B) ve görsel (V) olmak üzere üç standart filtreyle yıldız parlaklığı ölçen sistem. 1950'lerde Johnson ve Morgan tarafından tanımlanmış, daha sonra kırmızı ve kızılötesi bantlarla genişletilmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Uçuş cerrahı Flight surgeon

Astronotların eğitimden uçuş sonrasına kadar sağlığını izleyen, görev sırasında yerden tıbbi destek veren havacılık ve uzay hekimi.

Ayrıntılı sayfa →

Uçuş direktörü Flight director

Görev kontrol merkezinde bir uzay görevinin gerçek zamanlı yönetiminden ve mürettebatın güvenliğine ilişkin son karardan sorumlu yönetici.

Ayrıntılı sayfa →

Uçuş eksenleri Axes of flight

Uçağın ağırlık merkezinden geçen üç eksen: yatış (boylamsal), yunuslama (yanal) ve sapma (dikey); uçağın tüm dönme hareketleri bunlar etrafında tanımlanır.

Ayrıntılı sayfa →

Uçuş planı Flight plan

Uçuştan önce hava trafik hizmetlerine sunulan; rota, irtifa, hız, kalkış ve varış meydanı, tahmini süre ve yedek meydan gibi bilgileri içeren belge.

Ayrıntılı sayfa →

Uçuş seviyesi Flight level (FL)

Standart 1013,25 hPa basınç ayarına göre belirlenen ve yüz fit birimiyle ifade edilen irtifa; örneğin FL350 yaklaşık 35.000 fit basınç irtifasıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Uçuş simülatörü Flight simulator

Uçağın kokpitini ve uçuş davranışını gerçeğe yakın biçimde taklit eden cihaz; pilotların acil durumları risksiz şekilde eğitimde uygulamasını sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Uçuş sonlandırma sistemi Flight termination system (FTS)

Roket rotasından çıkıp insanlar için tehlike oluşturursa aracı uçuşta imha eden ya da motorlarını durduran güvenlik sistemi. Günümüzde çoğu roket otonom sürümünü kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Uçuş yönetim sistemi Flight management system (FMS)

Uçuş planını, seyrüsefer verilerini ve performans hesaplarını bir araya getirerek rotayı ve dikey profili otomatik olarak yönetebilen yerleşik bilgisayar sistemi.

Ayrıntılı sayfa →

Uçuşun dört kuvveti Four forces of flight

Uçan bir uçağa etkiyen kaldırma, ağırlık, itki ve sürükleme kuvvetleri; düz ve sabit hızlı uçuşta kaldırma ağırlığa, itki sürüklemeye eşittir.

Ayrıntılı sayfa →

Ufuk koordinat sistemi Horizontal coordinate system (alt-azimuth)

Gözlemcinin yerel ufkunu temel düzlem alan, konumları yükseklik ve azimutla veren sistemdir; koordinatlar Dünya döndükçe ve gözlem yeri değiştikçe sürekli değişir.

Ayrıntılı sayfa →

Ufuk problemi Horizon problem

Birbiriyle hiç etkileşememiş olması gereken uzak bölgelerin KMA'da neredeyse aynı sıcaklıkta görünmesi sorunu. Kozmik enflasyon bu sorunun başlıca çözümü olarak önerilmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Ultra yüksek enerjili kozmik ışın Ultra-high-energy cosmic ray (UHECR)

Enerjisi 10¹⁸ elektronvoltun üzerinde olan kozmik ışın. Kaynakları tam bilinmemektedir; 1991'de gözlenen “Oh-My-God” parçacığı yaklaşık 3×10²⁰ eV enerjiye sahipti.

Ayrıntılı sayfa →

Uluğ Bey Ulugh Beg

Semerkant'ta rasathane kuran ve kendi adıyla anılan zîcinde yıldız konumlarını yüksek doğrulukla veren 15. yüzyıl Timurlu hükümdarı ve astronomu.

Ayrıntılı sayfa →

Uluğ Bey Rasathanesi Ulugh Beg Observatory

Timurlu hükümdar ve astronom Uluğ Bey'in 1420'lerde Semerkant'ta kurduğu, dev mermer meridyen yayıyla tanınan ve 1.000'i aşkın yıldızlık katalog üreten gözlemevi.

Ayrıntılı sayfa →

Uluslararası standart atmosfer International Standard Atmosphere (ISA)

Deniz seviyesinde 15 °C sıcaklık ve 1013,25 hPa basınç varsayan, sıcaklığın 11 km'ye kadar her kilometrede 6,5 °C düştüğü referans atmosfer modeli.

Ayrıntılı sayfa →

Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) International Telecommunication Union (ITU)

Cenevre merkezli BM uzman kuruluşu; uyduların kullandığı radyo frekanslarını ve jeostatik yörünge pozisyonlarını uluslararası düzeyde koordine eder ve kayda geçirir.

Ayrıntılı sayfa →

Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) International Space Station (ISS)

ABD, Rusya, Avrupa, Japonya ve Kanada'nın ortaklaşa işlettiği, yaklaşık 400 km yükseklikte dönen istasyon; Kasım 2000'den beri kesintisiz olarak insanlıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Uranüs Uranus

Güneş'e yedinci gezegen; dönme ekseni yaklaşık 98° eğik olduğu için adeta yan yatmış biçimde döner. 1781'de William Herschel tarafından teleskopla keşfedilmiştir.

Usturlap Astrolabe

Gök küresinin düzleme izdüşümüne dayanan, yıldız ve Güneş yükseklikleri ölçerek saat, enlem ve kıble gibi değerleri bulmaya yarayan pirinç gözlem ve hesap aleti.

Ayrıntılı sayfa →

Uyarlanır optik Adaptive optics (AO)

Atmosferik türbülansın yarattığı bulanıklığı, şekli saniyede yüzlerce kez değiştirilen esnek bir aynayla gerçek zamanlı olarak düzelten teknoloji.

Ayrıntılı sayfa →

Uydu galaksi Satellite galaxy

Daha büyük bir galaksinin kütleçekimine bağlı olarak onun çevresinde dolanan küçük galaksi. Samanyolu'nun onlarca bilinen uydu galaksisi vardır.

Ayrıntılı sayfa →

Uydu geçişi Satellite pass

Bir uydunun belirli bir yer istasyonundan görülebildiği, ufkun üzerinden doğup battığı süre. Alçak yörünge uydularında bir geçiş genellikle yalnızca 5–15 dakika sürer.

Ayrıntılı sayfa →

Uydu haberleşmesi Satellite communications (satcom)

Ses, veri, internet ve televizyon sinyallerinin uydular aracılığıyla uzak noktalar arasında aktarılması. Okyanuslar, kırsal bölgeler ve afet alanları için kritik bağlantı sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Uydu platformu Satellite bus

Uydunun faydalı yük dışındaki gövdesi ve temel sistemleri: yapı, güç, ısıl kontrol, tutum kontrolü, tahrik ve haberleşme. Aynı platform farklı görevler için yeniden kullanılabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Uydu tabanlı destekleme sistemi Satellite-based augmentation system (SBAS)

Yer istasyonlarında hesaplanan düzeltme ve bütünlük bilgilerini yer durağan uydularla yayınlayarak GNSS doğruluğunu artıran sistem. Avrupa'da EGNOS, ABD'de WAAS örnektir.

Uydu takımyıldızı Satellite constellation

Ortak bir görev için birlikte çalışan ve yörüngeleri birbirini tamamlayacak şekilde düzenlenmiş uydu grubu. GNSS sistemleri ve iletişim ağları örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Uydular arası bağlantı Inter-satellite link (ISL)

Uyduların yer istasyonuna uğramadan birbirleriyle radyo veya lazer üzerinden doğrudan veri aktarması. Starlink uyduları lazer bağlantılarla uzayda bir ağ oluşturur.

Ayrıntılı sayfa →

Uydusavar silah (ASAT) Anti-satellite weapon (ASAT)

Uyduları devre dışı bırakmak ya da yok etmek için tasarlanmış silah; 2007 Çin ve 2021 Rusya testleri gibi doğrudan çarpma denemeleri binlerce parça uzay çöpü üretmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Uzaklık modülü Distance modulus

Bir cismin görünür kadiri ile mutlak kadiri arasındaki farktır (m − M = 5·log₁₀(d/10 pc)); doğrudan cismin uzaklığını verir.

Ayrıntılı sayfa →

Uzaktan algılama Remote sensing

Yeryüzü veya bir gök cismi hakkında, fiziksel temas olmadan, yansıyan ya da yayılan elektromanyetik ışınımı ölçerek bilgi toplama. Tarım, afet yönetimi ve iklim takibinde yaygın kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Uzamsal çözünürlük Spatial resolution

Bir görüntüde ayırt edilebilen en küçük yer ayrıntısının boyutu. Örneğin 50 cm çözünürlükte bir otomobil seçilebilirken 30 m çözünürlükte ancak tarlalar ayrılabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Uzanım (elongasyon) Elongation

Bir gezegen ya da cismin Dünya'dan bakıldığında Güneş'le arasındaki açısal uzaklıktır; Merkür ve Venüs en büyük uzanımlarında gözlem için en uygun konumdadır.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay adaptasyon sendromu Space adaptation syndrome

Uçuşun ilk günlerinde iç kulaktaki denge sinyallerinin görme ile çelişmesinden doğan bulantı, baş dönmesi ve kusma; genellikle birkaç gün içinde geçer.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay aracı mezarlığı (Nemo Noktası) Spacecraft cemetery (Point Nemo)

Güney Pasifik'te karadan en uzak nokta çevresindeki, kontrollü olarak yörüngeden çıkarılan uzay araçlarının düşürüldüğü bölge; Mir istasyonu da buraya indirildi.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay çöpü (yörünge enkazı) Space debris (orbital debris)

Yörüngede kalan, işlevini yitirmiş uydular, roket kademeleri, çarpışma ve patlama parçaları gibi insan yapımı nesneler; yüksek hızları nedeniyle küçük parçalar bile tehlikelidir.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay durumsal farkındalığı (SSA) Space situational awareness (SSA)

Yörüngedeki uyduların, çöplerin ve doğal tehlikelerin radar ve teleskoplarla izlenerek konumlarının, hareketlerinin ve olası risklerin bilinmesi.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay ekonomisi Space economy

Fırlatma, uydu üretimi, haberleşme, yer gözlemi ve seyrüsefer hizmetleri gibi uzayla ilgili tüm ekonomik etkinlikler ile bunların yarattığı katma değer.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay Fırlatma Sistemi (SLS) Space Launch System (SLS)

NASA'nın Artemis programı için geliştirdiği süper ağır roket. Ana kademede dört RS-25 motoru ve iki katı yakıtlı güçlendirici bulunur; ilk uçuşu Kasım 2022'de Artemis I ile yapıldı.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay giysisi Spacesuit

Astronotu boşluğa, aşırı sıcaklıklara, radyasyona ve mikrometeoritlere karşı koruyan, içinde basınç, oksijen ve soğutma sağlayan kişisel koruyucu sistem.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay habitatı Space habitat

İnsanların uzayda ya da başka bir gök cisminin yüzeyinde uzun süre yaşamasına olanak veren, basınçlı ve korunaklı yaşam yapısı.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay havası Space weather

Güneş etkinliğinin Dünya çevresindeki uzayda yarattığı değişken koşullar; uyduları, haberleşmeyi, seyrüsefer sistemlerini ve elektrik şebekelerini etkileyebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay hekimliği Space medicine

Uzay ortamının insan sağlığına etkilerini inceleyen, astronotların seçimi, uçuş sırasında bakımı ve dönüş sonrası iyileşmesiyle ilgilenen tıp dalı.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay hukuku Space law

Uzaydaki etkinlikleri düzenleyen ulusal ve uluslararası hukuk kuralları bütünü; temelini BM çatısı altında hazırlanan beş uluslararası antlaşma oluşturur.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay istasyonu Space station

İnsanların haftalar ya da aylarca yaşayıp çalışabildiği, yörüngede uzun süre kalacak biçimde tasarlanmış, mürettebatı ve yükü başka araçlarla taşınan büyük uzay yapısı.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay limanı Spaceport

Roketlerin hazırlandığı, fırlatıldığı ve bazen indiği; rampalar, montaj binaları, itken tesisleri ve kontrol merkezlerinden oluşan tesis. Doğuda ya da güneyde açık deniz bulunan yerler tercih edilir.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay madenciliği Space mining

Asteroitlerden, Ay'dan ya da diğer gök cisimlerinden su buzu, metaller ve başka kaynakların çıkarılıp kullanılması fikri; hukuki çerçevesi hâlâ tartışmalıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay Mekiği Space Shuttle

NASA'nın 1981–2011 yılları arasında 135 görev uçuran, kısmen yeniden kullanılabilir fırlatma ve dönüş sistemi. Yörünge aracı, dış yakıt tankı ve iki katı yakıtlı güçlendiriciden oluşuyordu.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay radyasyonu Space radiation

Uzayda astronotları etkileyen, galaktik kozmik ışınlar, Güneş parçacık olayları ve kuşak radyasyonundan oluşan iyonlaştırıcı radyasyon; kanser ve doku hasarı riskini artırır.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay sondası Space probe

Dünya yörüngesinin ötesine giderek gezegenleri, uyduları, küçük cisimleri veya gezegenlerarası ortamı inceleyen insansız uzay aracı. Voyager 1 ve 2 bilinen en ünlü örneklerdir.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay sürdürülebilirliği Space sustainability

Yörünge ortamının çöp, kalabalık ve çarpışma riskinden korunarak uzayın gelecek kuşaklar için de güvenle kullanılabilmesini amaçlayan ilke ve uygulamalar.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay teleskobu Space telescope

Atmosferin bulanıklaştırıcı ve soğurucu etkisinden kurtulmak için yörüngeye ya da uzaya yerleştirilen teleskop. Hubble, James Webb ve Chandra bilinen örneklerdir.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay turizmi Space tourism

Bireylerin eğlence, deneyim ya da kişisel amaçla ücret ödeyerek uzaya gitmesi; Dennis Tito 2001'de UUİ'yi ziyaret eden ilk ücretli turist oldu.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay uçuşu katılımcısı Spaceflight participant

Profesyonel astronot olmayıp özel bir anlaşmayla uzay uçuşuna katılan kişi için kullanılan resmî terim; uzay turistlerini de kapsar.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay uçuşuyla ilişkili nöro-oküler sendrom Spaceflight-associated neuro-ocular syndrome (SANS)

Uzun süreli uçuşlarda bazı astronotlarda görülen göz küresi düzleşmesi, optik disk şişmesi ve görme değişiklikleri; sıvı kaymasıyla ilişkili olduğu düşünülür.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay yemeği Space food

Mikroçekimde kırıntı ve sıvı damlası saçmadan yenebilecek, uzun süre bozulmadan saklanabilen, besin değeri hesaplanmış özel paketli yiyecekler.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay yürüyüşü Spacewalk

Bir astronotun uzay giysisiyle araç dışına çıkıp uzay boşluğunda çalışması; ilkini 18 Mart 1965'te Aleksey Leonov gerçekleştirdi.

Ayrıntılı sayfa →

Uzay-zaman Spacetime

Üç uzay boyutu ile zamanın tek bir dört boyutlu yapı içinde birleştirilmesidir; genel göreliliğe göre kütle ve enerji bu yapıyı büker.

Ayrıntılı sayfa →

Uzayda bitki yetiştirme Space farming

Uzay aracında ışık, su ve besin kontrolüyle bitki üretilmesi; UUİ'deki Veggie düzeneğinde yetiştirilen marul 2015'te astronotlarca yendi.

Ayrıntılı sayfa →

Uzun dönemli kuyruklu yıldız Long-period comet

Yörünge dönemi 200 yıldan uzun, bazen milyonlarca yıl olan kuyruklu yıldız. Her yönden gelebilen bu cisimlerin Oort bulutundan kaynaklandığı düşünülür.

Ayrıntılı sayfa →

Uzun süreli görev Long-duration mission

Astronotların aylarca, bazen bir yıla yakın uzayda kaldığı görev; insan vücudunun uzaya uyumunu incelemek için önemli veri sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Ü

Üç cisim problemi Three-body problem

Karşılıklı kütleçekimiyle etkileşen üç cismin hareketini belirleme problemidir; genel durumda kapalı analitik çözümü yoktur ve hareket kaotik olabilir.

Üç eksenli stabilizasyon Three-axis stabilization

Uzay aracının üç eksende de etkin biçimde kontrol edilerek sabit bir yönelimde tutulması. Günümüz haberleşme ve gözlem uydularının çoğu bu yöntemi kullanır.

Ayrıntılı sayfa →

Üçlü alfa süreci Triple-alpha process

Üç helyum-4 çekirdeğinin yaklaşık 100 milyon kelvin sıcaklıkta birleşerek karbon-12 oluşturduğu tepkime. Kırmızı dev çekirdeklerinde helyum yanmasını sağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Ülker (Pleiades, M45) Pleiades (M45)

Boğa takımyıldızında, çıplak gözle görülebilen, yaklaşık 440 ışık yılı uzaklıkta ve 100 milyon yaş civarındaki parlak açık küme. Yedi Kız Kardeş olarak da bilinir.

Ayrıntılı sayfa →

Üst kademe Upper stage

Alt kademe ayrıldıktan sonra faydalı yükü hedef yörüngeye taşıyan, genellikle boşlukta çalışmaya göre tasarlanmış kademe. Centaur ve Falcon 9'un ikinci kademesi örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Üstküme Supercluster

Galaksi gruplarından ve kümelerinden oluşan, yüz milyonlarca ışık yılı boyunca uzanan büyük yapı. Bütünüyle kütleçekimce bağlı değildir.

Ayrıntılı sayfa →

V

V-2 roketi V-2 rocket

Almanya'nın İkinci Dünya Savaşı'nda geliştirdiği, etil alkol ve sıvı oksijen kullanan balistik füze. 1944'te uzaya ulaşan ilk insan yapımı nesne oldu ve savaş sonrası roketçiliğin temelini oluşturdu.

Ayrıntılı sayfa →

Valles Marineris Valles Marineris

Mars'ın ekvatoru boyunca yaklaşık 4.000 km uzanan ve yer yer 7 km derinliğe ulaşan dev kanyon sistemi. Adını onu görüntüleyen Mariner 9 aracından alır.

Ayrıntılı sayfa →

Van Allen kuşakları Van Allen radiation belts

Dünya'nın manyetik alanının tuttuğu yüksek enerjili parçacıklardan oluşan iç ve dış iki kuşak; 1958'de Explorer 1 verileriyle keşfedildi.

Ayrıntılı sayfa →

Venüs Venus

Güneş'e ikinci gezegen; karbondioksitten oluşan yoğun atmosferi nedeniyle yüzey sıcaklığı yaklaşık 465 °C'dir. Kendi ekseni çevresinde diğer gezegenlerin çoğunun tersi yönde ve çok yavaş döner.

Venüs geçişi Transit of Venus

Venüs'ün Dünya ile Güneş arasından geçerek Güneş diskinin önünde küçük kara bir nokta olarak görünmesi. Çiftler hâlinde, yüzyılı aşan aralıklarla olur; son ikisi 2004 ve 2012'deydi.

Ayrıntılı sayfa →

Vesta Vesta

Asteroit kuşağının kütlece ikinci büyük cismi; katmanlaşmış iç yapıya sahip bir ön-gezegen kalıntısıdır. Dawn aracı 2011–2012'de yörüngesinde kaldı; HED göktaşlarının kaynağı olduğu düşünülür.

Ayrıntılı sayfa →

Vis-viva denklemi Vis-viva equation

Yörüngedeki bir cismin hızını, çekim merkezine uzaklığı ve yörüngenin yarı büyük ekseniyle ilişkilendiren denklemdir: v² = μ(2/r − 1/a). Enerjinin korunumundan türetilir.

Ayrıntılı sayfa →

VOR VHF omnidirectional range (VOR)

108–117,95 MHz bandında yayın yaparak uçağın istasyona göre manyetik yönünü belirlemesini sağlayan yer tabanlı radyo seyrüsefer yardımcısı.

Ayrıntılı sayfa →

Vostok 1 Vostok 1

Yuri Gagarin'i 12 Nisan 1961'de yaklaşık 108 dakikalık tek turluk yörünge uçuşuna taşıyan, tarihteki ilk insanlı uzay uçuşunu yapan Sovyet uzay aracı.

Ayrıntılı sayfa →

Vostok programı Vostok programme

1961–1963 yılları arasında altı tek kişilik uçuş yapan ilk Sovyet insanlı uzay programı; Valentina Tereşkova 1963'te Vostok 6 ile uzaya çıkan ilk kadın oldu.

Ayrıntılı sayfa →

Vril (spin) Spin

Kanatlardan birinin diğerinden daha derin tutunma kaybına girmesiyle uçağın dik bir sarmal çizerek dönerek irtifa kaybettiği kendi kendini sürdüren durum.

Ayrıntılı sayfa →

Y

Yağmur sönümlemesi Rain fade

Yağmur damlalarının özellikle 10 GHz üzerindeki radyo sinyallerini soğurması ve saçması sonucu oluşan zayıflama. Ku ve Ka bandı bağlantılarında fazladan güç payı bırakılmasını gerektirir.

Ayrıntılı sayfa →

Yakın geçiş Flyby

Uzay aracının bir gök cisminin yakınından geçerek, yörüngeye girmeden kısa süreli gözlem yaptığı görev türü. New Horizons'un 2015'teki Plüton geçişi örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Yakın kızılötesi Near-infrared (NIR)

Görünür ışığa en yakın, yaklaşık 0,75 ile 2,5 mikrometre arasındaki kızılötesi bölge. Bir kısmı yerden gözlenebilir; James Webb'in NIRCam kamerası bu bölgede çalışır.

Ayrıntılı sayfa →

Yakıt tanesi (gren) Propellant grain

Katı yakıtlı motorun içine dökülmüş biçimlendirilmiş yakıt bloğu. Ortasındaki kanalın kesit şekli, örneğin yıldız biçimi, yanma yüzeyini ve dolayısıyla zamana göre itki eğrisini belirler.

Ayrıntılı sayfa →

Yan rüzgârlı iniş Crosswind landing

Pist eksenine açılı esen rüzgârda yapılan iniş; pilot sürüklenmeyi önlemek için burnu rüzgâra çevirir veya kanadı rüzgâr yönüne indirir.

Ayrıntılı sayfa →

Yanaşma Berthing

Yakına gelip duran bir aracın robot kolla yakalanıp istasyonun girişine yerleştirilerek bağlanması; Cygnus gibi kargo araçları bu yöntemle bağlanır.

Ayrıntılı sayfa →

Yanlış renkli görüntü False-color image

Gözün göremediği dalga boylarında ya da dar bantlarda elde edilen verilere görünür renkler atanarak oluşturulan görüntü. Hubble'ın ünlü bulutsu fotoğraflarının çoğu bu yöntemle hazırlanmıştır.

Ayrıntılı sayfa →

Yanma kararsızlığı Combustion instability

Yanma odasındaki basınç dalgalanmalarının akustik titreşimlerle beslenerek büyümesi ve motoru tahrip edebilecek düzeye ulaşması. F-1 motorunun geliştirilmesinde en zorlu sorunlardan biriydi.

Ayrıntılı sayfa →

Yanma odası Combustion chamber

Yakıt ile oksitleyicinin karışıp yüksek basınç ve sıcaklıkta yandığı motor bölümü. Burada oluşan sıcak gaz lüleye yönlenerek hızlandırılır.

Ayrıntılı sayfa →

Yansıma bulutsusu Reflection nebula

Kendi ışığını üretmeyen, yakındaki yıldızların ışığını tozla saçarak parlayan bulutsu. Mavi ışık daha çok saçıldığı için genellikle mavi görünür; Ülker'in çevresi örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Yapay kütleçekim Artificial gravity

Bir uzay aracının ya da habitatın döndürülmesiyle oluşan merkezcil ivme sayesinde ağırlık hissinin yapay olarak sağlanması; mikroçekimin sağlık etkilerine çözüm olarak önerilir.

Ayrıntılı sayfa →

Yapay ufuk Attitude indicator (artificial horizon)

Uçağın yunuslama ve yatış durumunu gerçek ufka göre gösteren jiroskop esaslı alet; bulut içinde ve gece aletli uçuşun temelidir.

Ayrıntılı sayfa →

Yapay uydu Artificial satellite

İnsan yapımı olup bir gök cismi çevresinde yörüngeye yerleştirilen araç. İlk yapay uydu, 4 Ekim 1957'de fırlatılan Sputnik 1'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Yaratılış Sütunları Pillars of Creation

Kartal Bulutsusu'nda (M16) yıldız oluşumunun sürdüğü, sütun biçimli soğuk gaz ve toz yapıları. Hubble'ın 1995'te çektiği görüntüyle ünlenmiş, JWST tarafından da görüntülenmiştir.

Ayrıntılı sayfa →

Yardımcı güç ünitesi Auxiliary power unit (APU)

Genellikle kuyrukta bulunan küçük gaz türbini; yerde ana motorlar çalışmazken elektrik ve klima havası sağlar, motorların çalıştırılmasında kullanılır.

Yarı büyük eksen Semi-major axis

Bir elipsin en uzun çapının yarısıdır; yörüngenin boyutunu belirler ve Kepler'in üçüncü yasası uyarınca yörünge dönemini doğrudan etkiler.

Ayrıntılı sayfa →

Yaşam destek sistemi Life support system

Uzay aracında solunabilir hava, uygun basınç ve sıcaklık, su ve atık yönetimi sağlayarak mürettebatın hayatta kalmasını mümkün kılan sistemlerin bütünü.

Ayrıntılı sayfa →

Yaşanabilir bölge (Goldilocks bölgesi) Habitable zone (Goldilocks zone)

Bir yıldızın çevresinde, uygun atmosfere sahip bir gezegenin yüzeyinde sıvı suyun bulunabileceği sıcaklık aralığına karşılık gelen uzaklık kuşağı.

Ayrıntılı sayfa →

Yatay kol Horizontal branch

HR diyagramında, çekirdeğinde helyum yakan düşük kütleli yaşlı yıldızların oluşturduğu yaklaşık yatay kuşak. Özellikle küresel kümelerin diyagramlarında belirgindir.

Ayrıntılı sayfa →

Yay saniyesi Arcsecond (arcsec)

Bir derecenin 3600'de biri, yani yay dakikasının 60'ta biri olan açı birimidir; yıldız paralaksları ve teleskop çözünürlüğü genellikle bu birimle verilir.

Ayrıntılı sayfa →

Yedeklilik Redundancy

Bir bileşen arızalandığında görevin sürmesi için kritik birimlerin ikinci veya üçüncü bir kopyasının bulundurulması. Uzayda onarım çoğu zaman mümkün olmadığından temel tasarım ilkesidir.

Ayrıntılı sayfa →

Yengeç Bulutsusu (M1) Crab Nebula (M1)

Boğa takımyıldızında, 1054 yılında Çinli gökbilimcilerin kaydettiği süpernovadan geriye kalan bulutsu. Merkezinde saniyede yaklaşık 30 kez dönen bir pulsar bulunur.

Ayrıntılı sayfa →

Yeni Ay New Moon

Ay'ın Dünya ile Güneş arasında bulunduğu, aydınlık yüzünün Dünya'dan görülmediği evre. Güneş tutulmaları yalnızca bu evrede gerçekleşebilir.

Ayrıntılı sayfa →

Yeni Genel Katalog (NGC) New General Catalogue (NGC)

John Dreyer'in 1888'de yayımladığı, yaklaşık 7840 bulutsu, küme ve galaksiyi içeren derin gök kataloğu. Ek kataloglarıyla (IC) birlikte bugün de yaygın olarak kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Yeni Uzay (NewSpace) NewSpace

Özel şirketlerin düşük maliyetli fırlatıcılar, küçük uydular ve ticari hizmetlerle uzay sektörüne hızla girdiği, 2000'lerden bu yana süren dönüşüm.

Ayrıntılı sayfa →

Yeniden birleşme çağı Recombination

Büyük Patlama'dan yaklaşık 380.000 yıl sonra evrenin yeterince soğuyup elektronların çekirdeklerle birleşerek nötr atomlar oluşturduğu dönem. Evren bu sırada ışığa saydamlaştı.

Ayrıntılı sayfa →

Yeniden iyonlaşma çağı Epoch of reionization

İlk yıldız ve galaksilerin morötesi ışınımının galaksiler arası hidrojeni yeniden iyonlaştırdığı dönem. Büyük Patlama'dan yaklaşık 1 milyar yıl sonra büyük ölçüde tamamlandı.

Ayrıntılı sayfa →

Yeniden kullanılabilir fırlatma aracı Reusable launch vehicle (RLV)

Kademelerinin tamamı ya da bir kısmı uçuştan sonra kurtarılıp yeniden uçurulan fırlatıcı. Fırlatma maliyetini düşürmeyi hedefler; Falcon 9 ilk kademesi onlarca kez uçmuştur.

Ayrıntılı sayfa →

Yeniden ziyaret süresi Revisit time

Bir uydunun ya da uydu grubunun yeryüzündeki aynı noktayı yeniden görüntüleyebilmesi için geçen süre. Örneğin iki Sentinel-2 uydusu birlikte ekvatorda yaklaşık beş günde bir geçer.

Ayrıntılı sayfa →

Yer bölümü Ground segment

Bir uzay sisteminin yeryüzündeki kısmı: yer istasyonları, görev kontrol merkezi, veri işleme tesisleri ve bunları bağlayan ağlar.

Ayrıntılı sayfa →

Yer durağan transfer yörüngesi Geostationary transfer orbit (GTO)

Yerberisi alçak, yeröteği yer durağan irtifaya yakın eliptik ara yörünge. Haberleşme uyduları genellikle buraya bırakılır ve kendi motorlarıyla yörüngelerini daireselleştirir.

Ayrıntılı sayfa →

Yer durağan yörünge Geostationary orbit (GEO)

Ekvator düzleminde, yerden yaklaşık 35.786 km yükseklikteki dairesel yer eşzamanlı yörünge. Buradaki uydu yerden bakan gözlemciye gökyüzünde sabit duruyormuş gibi görünür; Türksat uyduları bu yörüngededir.

Ayrıntılı sayfa →

Yer eşzamanlı yörünge Geosynchronous orbit (GSO)

Dolanım süresi bir yıldız gününe, yani yaklaşık 23 saat 56 dakikaya eşit olan yörünge. Uydu her gün aynı saatte gökyüzünde aynı noktaya döner.

Ayrıntılı sayfa →

Yer etkisi Ground effect

Uçak ya da helikopter yere yaklaşık bir kanat açıklığı kadar yaklaştığında kanat ucu girdaplarının ve aşağı akışın zayıflaması sonucu kaldırmanın artıp sürüklemenin azalması.

Ayrıntılı sayfa →

Yer gözlem uydusu Earth observation satellite

Yeryüzünü, okyanusları ve atmosferi görüntülemek ya da ölçmek için tasarlanmış uydu. Landsat, Sentinel serisi ve Türkiye'nin İMECE uydusu örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Yer hızı Ground speed

Uçağın yeryüzüne göre hızı; gerçek hava hızına rüzgârın etkisi eklenerek bulunur, arka rüzgâr artırır, baş rüzgârı azaltır.

Ayrıntılı sayfa →

Yer istasyonu Ground station

Uzay araçlarıyla radyo bağlantısı kurmak için antenler, alıcı-vericiler ve izleme donanımı içeren yeryüzü tesisi. Telemetri alır, komut gönderir ve görev verilerini indirir.

Ayrıntılı sayfa →

Yer izi Ground track

Uydunun yörüngesi boyunca tam altındaki noktaların yeryüzünde çizdiği iz. Dünya'nın dönüşü nedeniyle ardışık turların izleri batıya doğru kayar.

Ayrıntılı sayfa →

Yer kontrol istasyonu Ground control station (GCS)

İnsansız hava aracının uçuşunun planlandığı, izlendiği ve komuta edildiği; veri bağlantısı üzerinden görüntü ve telemetri alan yer tesisi.

Yer örnekleme aralığı Ground sample distance (GSD)

Bir görüntüde komşu iki piksel merkezi arasındaki yeryüzü mesafesi. Uzamsal çözünürlüğün pratik ölçüsü olarak kullanılır ve irtifa ile optik özelliklere bağlıdır.

Ayrıntılı sayfa →

Yerberi (perige) Perigee

Dünya çevresinde dolanan Ay'ın ya da bir uydunun Dünya'ya en yakın olduğu yörünge noktasıdır; dolunayın yerberiye yakın gerçekleşmesi halk arasında süper ay olarak bilinir.

Ayrıntılı sayfa →

Yerel Grup Local Group

Samanyolu, Andromeda ve Üçgen galaksileri ile onlarca cüce galaksiyi içeren galaksi grubu. Yaklaşık 10 milyon ışık yılı çapındadır.

Ayrıntılı sayfa →

Yerinde kaynak kullanımı In-situ resource utilization (ISRU)

Oksijen, su ya da yakıt gibi gereksinimlerin Dünya'dan taşınmak yerine Ay veya Mars'taki yerel malzemelerden üretilmesi; Perseverance'taki MOXIE Mars havasından oksijen üretti.

Ayrıntılı sayfa →

Yerleşik bilgisayar On-board computer (OBC)

Uzay aracında uçuş yazılımını çalıştıran, otonom kararlar alan ve alt sistemleri koordine eden bilgisayar. Güvenilirlik için çoğunlukla yedekli ve radyasyona dayanıklı yapılır.

Ayrıntılı sayfa →

Yeröte (apoje) Apogee

Dünya çevresinde dolanan Ay'ın ya da bir uydunun Dünya'dan en uzak olduğu yörünge noktasıdır; yer durağan yörüngeye geçişte motor ateşlemesi genellikle burada yapılır.

Ayrıntılı sayfa →

Yığılma diski (toplanma diski) Accretion disk

Bir yıldız, nötron yıldızı ya da kara deliğin çevresinde dönerek yavaşça içe doğru sarmallanan gaz ve toz diski. Sürtünmeyle ısınır ve çoğu zaman güçlü ışınım yayar.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız Star

Kendi kütleçekimiyle bir arada duran, çekirdeğindeki nükleer kaynaşma sayesinde ışık ve ısı yayan sıcak plazma küresi. Güneş, Dünya'ya en yakın yıldızdır.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız evrimi Stellar evolution

Bir yıldızın doğumundan ölümüne kadar geçirdiği değişimlerin bütünü. Gidişatı büyük ölçüde başlangıç kütlesi belirler: hafif yıldızlar beyaz cüce, kütleli yıldızlar nötron yıldızı ya da kara delik olarak son bulur.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız günü Sidereal day

Dünya'nın uzak yıldızlara göre kendi ekseni etrafında bir tam dönüşünü tamamlama süresidir; yaklaşık 23 saat 56 dakika 4 saniyedir.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız izleme (takip) Sidereal tracking

Teleskobun Dünya'nın dönüşünü telafi ederek gök cismini görüş alanında tutacak hızda döndürülmesi. Bu hız yaklaşık 23 saat 56 dakikada bir tam turdur.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız izleyici Star tracker

Gökyüzünü görüntüleyip yıldız desenlerini yerleşik katalogla karşılaştırarak uzay aracının yönelimini yay saniyesi düzeyinde belirleyen kamera. En hassas tutum algılayıcılarındandır.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız kataloğu Star catalogue

Yıldızların konumlarını, parlaklıklarını ve diğer özelliklerini listeleyen derleme. Hipparkos'tan Gaia'nın bir milyardan fazla yıldızı içeren kataloğuna kadar uzun bir geçmişi vardır.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız kütleli kara delik Stellar-mass black hole

Çok kütleli bir yıldızın çekirdeğinin çökmesiyle oluşan, kütlesi birkaç ile onlarca Güneş kütlesi arasındaki kara delik. X-ışını çiftleri ve kütleçekim dalgalarıyla saptanır.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız nükleosentezi Stellar nucleosynthesis

Yıldızların içinde ve patlamalarında yeni kimyasal elementlerin oluşması. Demire kadarki elementler çekirdek füzyonuyla, daha ağırları çoğunlukla nötron yakalama süreçleriyle üretilir.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız oluşumu Star formation

Yıldızlararası gaz ve tozun kütleçekimiyle çöküp yoğunlaşarak yeni yıldızlara dönüşmesi süreci. Çökme genellikle moleküler bulutlarda başlar ve ön yıldız evresinden geçer.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız paralaksı (yıllık paralaks) Stellar parallax (annual parallax)

Dünya'nın Güneş çevresindeki hareketi nedeniyle yakın bir yıldızın yıl içinde gösterdiği küçük görünür kaymadır; paralaks açısı 1 yay saniyesi olan yıldız 1 parsek uzaktadır.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız patlaması galaksisi Starburst galaxy

Yıldız oluşum hızı olağanın çok üzerinde olan, çoğunlukla bir çarpışma ya da etkileşimle tetiklenen galaksi. Puro Galaksisi (M82) tipik bir örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız rüzgârı Stellar wind

Bir yıldızın üst atmosferinden uzaya sürekli akan yüklü parçacık ve gaz akışı. Kütleli sıcak yıldızlarda ve kırmızı devlerde çok güçlü olup önemli kütle kaybına yol açar.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız yılı Sidereal year

Dünya'nın uzak yıldızlara göre Güneş çevresinde bir tam dolanımını tamamlaması için geçen süredir; yaklaşık 365,256 gün, yani dönencel yıldan yaklaşık 20 dakika uzundur.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldız zamanı Sidereal time

Yıldızlara göre ölçülen zamandır; yerel yıldız zamanı o anda gök meridyeninden geçen sağ açıklığa eşittir ve teleskopların hedeflere yönlendirilmesinde kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldızdan yıldıza atlama Star hopping

Parlak, kolay bulunan yıldızlardan başlayıp yıldız haritası yardımıyla sönük hedefe adım adım ulaşma yöntemi. Motorlu kundak kullanmayan gözlemcilerin temel tekniğidir.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldızlararası cisim Interstellar object

Güneş Sistemi dışında oluşmuş ve kütleçekimsel olarak Güneş'e bağlı olmadan, hiperbolik yörüngeyle sistemimizden geçen cisim. Bilinen örnekler 1I/ʻOumuamua, 2I/Borisov ve 3I/ATLAS'tır.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldızlararası ortam Interstellar medium

Yıldızlar arasındaki boşluğu dolduran gaz, toz, kozmik ışın ve manyetik alanların bütünü. Kütlesinin yaklaşık yüzde 99'u gaz, yüzde 1'i tozdur.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldızlararası sönümleme Interstellar extinction

Yıldız ışığının yolu üzerindeki toz tarafından soğurulup saçılarak zayıflaması. Galaksi düzleminde çok güçlüdür ve uzaklık ölçümlerinde düzeltme gerektirir.

Ayrıntılı sayfa →

Yıldızlararası toz Interstellar dust

Yıldızlar arasındaki ortamda bulunan, çoğu mikrometreden küçük silikat ve karbon taneleri. Yıldız ışığını soğurur ve saçar, ayrıca gezegen oluşumunun hammaddesidir.

Ayrıntılı sayfa →

Yoğunluk dalgası kuramı Density wave theory

Sarmal kolların sabit yıldız toplulukları değil, diskte yayılan sıkışma dalgaları olduğunu öne süren kuram. Gaz bu dalgalardan geçerken sıkışır ve yıldız oluşumu tetiklenir.

Ayrıntılı sayfa →

Yoğunluk parametresi (Ω) Density parameter (Omega, Ω)

Evrenin gerçek ortalama yoğunluğunun kritik yoğunluğa oranı. Ω = 1 düz, Ω > 1 kapalı, Ω < 1 açık bir geometriye karşılık gelir.

Ayrıntılı sayfa →

Yörünge Orbit

Bir cismin kütleçekimi etkisiyle başka bir cismin ya da ortak kütle merkezinin çevresinde izlediği kapalı veya açık yoldur; çoğunlukla elips biçimindedir.

Ayrıntılı sayfa →

Yörünge altı uçuş Suborbital flight

Uzaya ulaşan ancak yörünge hızına erişmediği için tam bir tur atmadan yeryüzüne geri dönen uçuş. New Shepard turistik uçuşları ve sonda roketleri bu türdendir.

Ayrıntılı sayfa →

Yörünge aracı Orbiter

Bir gezegen, uydu veya küçük cismin çevresinde yörüngeye girerek onu uzun süre inceleyen uzay aracı. Mars Reconnaissance Orbiter ve Cassini örnektir.

Ayrıntılı sayfa →

Yörünge dönemi Orbital period

Bir cismin yörüngesinde bir tam dolanımını tamamlaması için geçen süredir; Dünya için yaklaşık 365,25 gün, Uluslararası Uzay İstasyonu için yaklaşık 92 dakikadır.

Ayrıntılı sayfa →

Yörünge eğikliği Orbital inclination

Bir yörünge düzleminin başvuru düzlemine, örneğin ekliptiğe ya da Dünya'nın ekvatoruna göre yaptığı açıdır; 90°'den büyük değerler geri yönlü yörüngeyi gösterir.

Ayrıntılı sayfa →

Yörünge hızı Orbital velocity

Bir cismin yörüngesinde sahip olduğu hızdır; dairesel yörüngede √(μ/r) ile verilir. Alçak Dünya yörüngesinde yaklaşık 7,8 km/s'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Yörünge öğeleri (Kepler öğeleri) Orbital elements (Keplerian elements)

Bir yörüngenin biçimini, uzaydaki yönelimini ve cismin konumunu tanımlayan altı parametredir: yarı büyük eksen, dış merkezlik, eğiklik, çıkış düğümü boylamı, günberi argümanı ve anomali.

Ayrıntılı sayfa →

Yörünge pozisyonu (yörünge yuvası) Orbital slot

Jeostatik yörüngede bir uyduya ayrılan belirli boylam konumu; sayısı sınırlı olduğundan ITU aracılığıyla ülkeler arasında koordine edilen değerli bir kaynaktır.

Ayrıntılı sayfa →

Yörünge rezonansı Orbital resonance

Birbirini etkileyen cisimlerin yörünge dönemlerinin basit tam sayı oranlarıyla ilişkili olmasıdır; Jüpiter'in uyduları İo, Europa ve Ganymede 1:2:4 rezonansındadır.

Yörüngede itken aktarımı In-orbit propellant transfer

Yörüngedeki bir tanker araçtan başka bir araca itken aktarılması. Starship'in Ay ve Mars görevleri için bu yöntemle yakıt ikmali yapılması planlanmaktadır.

Ayrıntılı sayfa →

Yörüngeden çıkarma Deorbiting

Görev sonunda bir uydunun yörüngesinin alçaltılarak atmosferde yanmasının ya da güvenli bir okyanus bölgesine düşmesinin sağlanması.

Ayrıntılı sayfa →

Yörüngeye giriş manevrası Orbit insertion

Bir hedef gezegene yaklaşan uzay aracının motorunu ateşleyerek yavaşlaması ve onun kütleçekimi tarafından yakalanıp yörüngeye girmesi. Görevin en kritik anlarından biridir.

Ayrıntılı sayfa →

Yukarı bağlantı Uplink

Yer istasyonundan uyduya veya uzay aracına doğru giden radyo bağlantısı. Komutlar ve yayınlanacak içerik bu yolla gönderilir.

Ayrıntılı sayfa →

Yük bağlantılı aygıt (CCD) Charge-coupled device (CCD)

Gelen fotonları elektrik yüküne çevirip pikseller boyunca kaydırarak okuyan ışık algılayıcı yonga. 1969'da icat edildi, mucitleri 2009'da Nobel aldı ve astronomide fotoğraf plağının yerini aldı.

Ayrıntılı sayfa →

Yük faktörü Load factor (g)

Kanatların ürettiği kaldırmanın uçak ağırlığına oranı, g cinsinden ifade edilir; 60° yatışlı düz bir virajda yük faktörü 2 g'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Yüksek eliptik yörünge Highly elliptical orbit (HEO)

Yerberisi alçak, yeröteği çok yüksek, basıklığı büyük yörünge. Uydu yeröteği yakınında yavaşladığı için belirli bir bölgenin üzerinde saatlerce kalabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Yüksek enerji astrofiziği High-energy astrophysics

X-ışını, gama ışını, kozmik ışın ve nötrino gibi yüksek enerjili ışınım ve parçacıklar yoluyla kara delik, nötron yıldızı ve süpernova gibi uç olayları inceleyen dal.

Ayrıntılı sayfa →

Yüksek kapasiteli uydu High-throughput satellite (HTS)

Çok sayıda nokta hüzme ve frekans yeniden kullanımıyla geleneksel uydulara göre kat kat fazla veri aktaran haberleşme uydusu. Toplam kapasitesi yüzlerce Gbit/s'ye ulaşabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Yükseklik açısı Altitude (elevation)

Bir gök cisminin gözlemcinin ufuk düzleminden yukarı doğru ölçülen açısal yüksekliğidir; ufuktaki cisim için 0°, zenitteki cisim için 90°'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Yükseliş açısı Elevation angle

Yer istasyonundan uyduya bakış doğrultusunun yerel ufukla yaptığı açı. Düşük açılarda sinyal atmosferde daha uzun yol alır ve engellere takılabilir.

Ayrıntılı sayfa →

Yüzey altı okyanusu Subsurface ocean

Bir uydunun ya da cüce gezegenin buz kabuğunun altında bulunan sıvı su katmanı. Europa, Enceladus, Ganymede ve Titan'da bulunduğu düşünülür; yaşam arayışında önemli hedeflerdir.

Ayrıntılı sayfa →

Z

Zaman denklemi Equation of time

Güneş saatinin gösterdiği görünür güneş zamanı ile ortalama güneş zamanı arasındaki farktır; yıl içinde yaklaşık −14 ile +16 dakika arasında değişir.

Zaman genişlemesi Time dilation

Göreli olarak hareket eden ya da daha güçlü kütleçekim alanında bulunan bir saatin, başka bir gözlemciye göre daha yavaş işlemesidir; hızlandırıcılarda ve uydularda ölçülmüştür.

Ayrıntılı sayfa →

Zamansal çözünürlük Temporal resolution

Aynı bölgenin ne sıklıkla görüntülenebildiği. Yer durağan meteoroloji uyduları dakikalar içinde, kutupsal yörüngedeki gözlem uyduları ise günler içinde aynı yeri yeniden görür.

Ayrıntılı sayfa →

Zarya Zarya

Kasım 1998'de fırlatılan, Uluslararası Uzay İstasyonu'nun ilk modülü; başlangıçta güç, depolama ve itki sağlayan Rus yapımı fonksiyonel kargo bloğudur.

Ayrıntılı sayfa →

Zayıf merceklenme Weak gravitational lensing

Uzak galaksi biçimlerinde ön plandaki kütlelerin yol açtığı, tek tek fark edilemeyen ama istatistiksel olarak ölçülebilen küçük bozulmalar. Karanlık madde dağılımını haritalamada kullanılır.

Ayrıntılı sayfa →

Zenit (başucu noktası) Zenith

Gözlemcinin tam tepesinde, yerçekimi doğrultusunun tam tersinde bulunan gök küresi noktasıdır; bu noktanın ufuktan yükseklik açısı 90°'dir.

Ayrıntılı sayfa →

Zîc Zij

İslam astronomisinde gezegen, Güneş ve Ay konumlarını hesaplamaya yarayan tablolar ile bunların kullanım kurallarını içeren astronomi eseri; Uluğ Bey Zîci en ünlülerindendir.

Ayrıntılı sayfa →

Terimleri uygulamada görmek için Astronominin temelleri, Uydu bilimi ve Roket motorları atlası sayfalarına göz atın.

Kaynaklar ve yöntem
  1. Türkçe karşılıklarda Türk Dil Kurumu, TÜBA Türkçe Bilim Terimleri ve Türk Astronomi Derneği kullanımı esas alındı.
  2. Tanımlar NASA, ESA, IAU ve ders kitabı tanımlarıyla uyumlu olacak şekilde SpaceTRC tarafından yazıldı.
  3. Bir terimde hata ya da eksik görürseniz Düzeltme ve Güncelleme Kaydı üzerinden bildirebilirsiniz.

Son güncelleme: 2 Kasım 2026

SPACETRC / BİLGİYE ERİŞİM

Merakını takip et.

SPACETRC / BAŞLANGIÇ

Ne yapmak istiyorsun?

Bu kısa rehber altı dildedir. Bilimsel içeriklerin tam metinleri Türkçe ve İngilizcedir.

Doğrudan çalışma alanları

Yayın araVeriyi inceleUzay olaylarıEkip çalışması planlaYayına hazırlan

Seçilmiş içerikleri yanında taşı

Türkçe ve İngilizce araştırma dosyalarını ve başlangıç derslerini ayrı okuma alanında aç. Çevrimdışı hazırlama ve cihazına ekleme seçenekleri oradadır.

Çevrimdışı kütüphaneyi aç ↗

Dil tercihi yalnız bu tarayıcıda saklanır; hesap veya konum izni gerekmez.